gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çalışma Hinokitiol'e çok benzer şekilde işlev gören çinko iyonofor pirition ile yapılmıştır.[2]Deze studie werd uitgevoerd met het zink ionofoor pyrithion, dat zeer vergelijkbaar is met Hinokitiol.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Chcą oni, aby czarownicy nauczyli ich władać swoimi darami.
Çünkü o yaptıklarınızı gerçekten görendir.''Potem, z pewnością, zobaczycie go okiem pewności!
Benimle senden başka onu gören oldu mu? — Bir gören daha var.Ты кого́-нибудь там ви́дел? → Widziałeś tam kogoś?
Bir daha da onları gören olmadı.Nigdy więcej ich nie zobaczyli.
Birçok uygulamalı çalışmalarda %95 güven düzeyi için tek bir güven aralığı göreneksel olarak verilir.W praktyce badawczej najczęściej wybiera się właśnie 95-procentowy poziom ufności.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.Któż z nas miał myśl i śmiałość wraz?
St. Martin, Ocean Springs, Moss Point, Gautier, ve Escatawpa dalgalardan önemli ölçüde zarar gören yerlerdir.Obszary Ocean Springs, Moss Point, Gautier i Escatawpa także odniosły poważne uszkodzenia.
Şafak sökerken Türklerin üzerilerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı.Rankiem zaskoczony Doria zauważył płynących w jego kierunku Turków.
Montresor'un hareketi anlayamadığını gören Fortunato, ona mason olup olmadığı sorar.Gdy Montresor nie poznaje jego istoty i znaczenia, Fortunato pyta go, czy ten należy do masonów.
Sözleşmelere uyulmasını denetlemenin yanında her şeyi görendir.Czuwa nad przestrzeganiem umów.
Dr. Gachet'nin Portresi Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un en çok değer gören resimlerinden birisidir.Portret doktora Gacheta (wersja I) to najdroższy obraz van Gogha i jeden z najdroższych obrazów świata.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafilaksja wywoływana przez penicylinę zdarza się raz na 2000 do 10000 przypadków.
Elbeyli Türkmenleri aşireti kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Ambystomy będą musiały zmienić swe migracyjne zwyczaje.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Poprawa następuje u 50–60% osób objętych leczeniem.
Ünlü "Gözlerinin aklarını görene kadar ateş etmeyin" emri burada verilmiştir.Podczas bitwy miał wydać żołnierzom rozkaz: "Nie strzelajcie, dopóki nie zobaczycie białek ich oczu."
Geceleri gören bir türdür.Jest gatunkiem nocnym.
Hemşin / Tarih, Dil, Gelenek Ve Görenek.Szkice z historii, języka, zwyczajów.
Bunu gören takato digi-vice'ı alır ve guilmonla tanışır.Stopniowo dołączają do niego goście (chór), a następnie Violetta.
Hastanede hâlâ eğitim gören genç bir doktor olan Félix Rey tarafından tedavi edilmiştir.Został przyjęty do szpitala Hôtel-Dieu w Arles, gdzie opiekę nad nim roztoczył młody doktor Félix Rey.
İcra edildiği devirde en önemli ve en çok ilgi gören futbol ligi olmuştur.Organizowane są konkursy, która z grup kukerów jest najpiękniejsza i najciekawiej wykonała obyczaje.
Gelenek ve görenekleri Erzurumlulardan çok farklıdır.Ich wierzenia i zwyczaje są bardzo podobne do Odżibwejów.
Mahallenin gelenek ve görenekleri bölgeye has gelenek ve göreneklerdir.Niezrozumiałe i obce dla niej miejscowe zwyczaje i tradycje doprowadzają ją do rozpaczy.
Köyün gelenek ve göreneklerine bağlı düğünleri coşku ile geçmektedir.Interesujące i specyficzne dla tej wsi są obyczaje związane z ożenkiem.
Alevi gelenek ve göreneklerine göre yaşamaktadırlar.Znani są ze swych niekonwencjonalnych zachowań i zwyczajów.
1630 ), Hollandalı denizci ve sömürge valisi, Avustralya kıyılarını 1606 yılında gören ilk Avrupalıdır.1570, zm. 1630), holenderski podróżnik i odkrywca, pierwszy Europejczyk, który dotarł do brzegu Australii.
Lakin bu artık pek kabul gören bir yaklaşım değildir.Nie jest to pogląd powszechnie obowiązujący.
Gelenek ve görenekleri hakkında pek fazla bilgi yoktur.Niewiele wiadomo o jego zwyczajach i ekologii.
Onu son kez gören Elanor olur.Wtedy Ulam widział ich ostatni raz.
Çünkü o yaptıklarınızı gerçekten görendir.''Där skall ni få se honom.’
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Varelser (Creatures) Varelser som trollkarlen frammanar för att anfalla motståndaren.
Şerif Gören, Türk film yönetmeni.Şerif Gören, turkisk filmregissör.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.De flesta hotell på ön ligger längs den södra stranden som vetter mot nordväst Providence Channel.
Kuzeyin en büyük ve en güçlü palantíri (görentaşı) Amon Sûl Kulesi'ne yerleştirilmişti.En av dem, den mäktigaste i norr, placerades i Amon Sûl.
Onu böyle gören başka bir insan da ablasıdır.För folket, se venda (folk).
Birtakım NASA tarafından parasal destek gören çalışma, "Spaceguard projesi" üzerinde çalışıyor kabul edilir.Ett antal projekt som får finansiellt stöd av NASA betraktas som delar i "Spaceguardprojektet".
Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar.Men den som vandrar om natten, han stöter sig, ty han har då intet som lyser honom."
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.Gruppen delas i en sydlig del (Hoher Rhön) och en nordlig (Vorder Rhön).
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Enligt FN är rohingyafolket en av världens mest förföljda folkgrupper.
Bunu gören Homer olayı Marge'a anlatır.Homer bestämmer sig att inte berätta vad som hänt för Marge.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxi orsakat av penicillin förekommer hos 1 av 2 000-1 0000 behandlade människor.
BYU'da öğrenim gören 34.000 kadar öğrencinin yaklaşık %98'i İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi üyesidir.Lite mer än 98 procent av dessa studenter är medlemmar i Jesu Kristi kyrka av sista dagars heliga.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Förbättringar ses hos 50–60 % av de som behandlas.
O günden beridir bu musibeti gören olmadı.Sedan dess har inget hänt på musikalfronten.
Cleveland'ın aracı, görenleri baştan çıkarmaya yönelik olarak değiştirilmiştir.Harlekinkort som byts hanteras öppet.
Amy: “Bunu gören tek kişi benim sanıyordum.”Holmes: "Det var just det som var så förbluffande."
Romeo'yu ölmüş olarak gören Juliet, Romeo’nun hançerini alarak kendini öldürür.Julia vaknar upp, men när hon finner Romeo död bredvid sig tar hon livet av sig med Romeos dolk.
Bu eskimoya karşı, esirlerin geri verilmesini istediyse de tayfaları bir daha gören olmadı.Men då han redan blivit utropad till kejsare av sina trupper fanns ingen återvändo.
En çok ilgi gören romanı 'Robinson Crusoe' 1719 yılında yayımlanmış, 1 yılda 4 baskı çıkarılmıştır.Han är mest känd för romanen Robinson Crusoe, som utkom 1719.
Onu gören herkes lanetten ötürü bir anda taşa dönüşür.Den som såg hennes ansikte förvandlades omedelbart till sten.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.De sista i gardet retirerade genast.
Kanser tedavisi gören Lorenz, Cambridge’teki evinde ölmüştür.Vernon avled till följd av cancer i sitt hem i Cambridge, Massachusetts.
Mahalleye ait gelenek ve görenekler tipik Ege gelenek ve görenekleridir.Sängen och dess omgivning är vanliga gömställen.
Ayrıca örf ve adetlerine önem vermişler, gelenek ve göreneklerini yaşatmışlardır.Hörstadius gjorde sig även uppmärksammad genom sin sparsamhet och sina enkla vanor.
Günümüzde en çok kabul gören ikinci tipte üretilen modellerdir.Den senare är kanske den idag mest kända varianten.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.Den partner vi söker är också den som vi vill ska läka våra sår.
Borsada işlem gören şirketlerin de daha sık aralıklarla raporlama yapmaları gerekmektedir.I. Information som lämnas av börsnoterade företag ska alltid lämnas till samtliga samtidigt.
Ama Hıçkıdık'ın ejderhayı vurduğunu gören olmaz.Нічого не підозрюючи, він вичікував акул.
Bir daha da onları gören olmadı.Більше вони вже не побачилися.
Bunu gören diğeri kaçmaya başladı.Побачивши його, вона почала втікати.
İlgili Sayfalar