gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yönetmenliğini Şerif Gören yapmıştır.Будьте уверены, руководство знало об этом.
Bunlardan en çok ilgi göreni, "Truly" adlı şarkı oldu.У меня уже была песня под названием „Truly“.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Мария Анна Виктория страдала депрессией из-за того, что считала себя некрасивой.
Bağdad'da Şii gelenek ve görenekler uygulanmaya başlandı.В Хайдарабаде Арчи и Паршья доходят до отчаянья.
Türk kültürü, gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Преследовалась украинская культура, обычаи.
Bir süredir kanser rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Osman Öztürk 70 yaşında vefat etti. ^10-летний мальчик по имени Оскар болен раком.
Cesedi gören vatandaşlar arasında büyük panik yaşandı.Среди личного состава возникла паника.
Zarar görenlerin kayıpları proje çerçevesinde karşılandı.Не удивительно, что предложение Сытина наборщики встретили в штыки.
Gelenek ve göreneklerine gayet bağlıdır kıyafetler tamamen yöreseldir.Привычки в одежде и социальная жизнь: Переодевается настолько часто, насколько это возможно.
Mahallenin gelenekKÜLTÜRÜ GÜRCÜ KÖYÜ OLMASI , görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.Жители этих селений остались без крыши над головой и без пропитания.
Radyoterapi gören bir hasta tedavi süresine göre 40-70 Gy'lik radyasyon dozuna maruz kalacaktır.После нормализации температуры тела рекомендуется продолжать лечение не менее 48-78 ч.
Rabbi Goren'in Tapınak Tepesi'nde Yahudi bağımsızlığıyla ilgili tartışmalı görüşleri vardı.В правление Ивана III в среде церковных иерархов возникли разногласия по вопросу о церковных имуществах.
Albümün en çok ilgi gören parçası “I Want It That Way” oldu.Выходит новый альбом «Я так хочу».
Hasar gören araçları da tamir edebilme yeteneğine sahip ikinci sınıfımız.Repair Item — умение чинить повреждённые предметы.
Sözleşmelere uyulmasını denetlemenin yanında her şeyi görendir.Он может осуществлять контроль за исполнением заключаемых при его посредничестве контрактов.
Gaz kelebeği yerine aynı işi gören gaz pistonu bulunabilir.Вместо одной частицы можно рассмотреть газ из заряженных частиц, испытывающий действие подобной силы.
1943'te bir bombardıman sırasında büyük hasar gören kilise bu hali ile Batı Berlin'in simgesi oldu.الكنيسة التي شهدت حصار كبير أثناء قصف في عام 1943 أصبحت مع هذا الحال رمز برلين الغربية.
Festival bütçesi o yıl da Marmara depreminden zarar gören depremzedelere aktarıldı.وتم نقل ميزانية المهرجان ذاك العام أيضا إلى ضحايا ومتضررى زلزال مرمرة.
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.والمتدينُ هو المسلم المطيع المقرُّ بالجزاء والحساب يوم الميعاد، وهو خير العباد.
Fenâ, Allah’tan başka ne gören/şâhit ne de görülen olmadığını müşâhde etmektir.الاتصال أي أن ينفصل بسره عما سوى الله، فلا يرى بسره - بمعنى التعظيم - غيره، ولا يسمع إلا منه.
1982 yılında yedi kişiden oluşan ve Makedonya Cumhurbaşkanı görevini gören başkanlık görevine seçilmiştir.في عام 1982 تم اخياره عضوا ضمن اللجنة التي تحدد مهام رئيس جمهورية مقدونيا والمكونه من سبع اعضاء.
Dizayn başlangıçta, bir savaş anıtı için göreneklere uymadığından dolayı tartışmalı bulundu.كان التصميم مثير للجدل في البداية لكونه تصميم غير تقليدي لنصب تذكاري للحرب . .
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.تتحسن الحالة لدى 50–60% من الأشخاص الخاضعين للعلاج.
Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir.فغن رأى أمير المؤمنين أن ينزلها هذا الحي من قيس، فليفعل " .
Antalya yılda 300 gün güneş gören bir kenttir.تعد أنطاليا هى المدينة التى تشرق بها الشمس 300 يوم في العام.
Elâzığ gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.وهو الدنيا بأحداثها ومصائرها، والأخرى بأقدارها ومشاهدها.
Adadaki çoğu otel Kuzeybatı Providence Kanalı'nı gören güney sahili boyunca konumlanmıştır.وتقع معظم الفنادق في الجزيرة على طول الساحل الجنوبي التي تواجه بروفيدانس شمال غرب القناة.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.عندما يصل جول إلى المطعم يشاهد ايلي تقتل ديفيد بشراسة.
Ordunun amcasının elinde olduğunu gören Sultan Ali kaçmaya çalıştı ama yakalanarak hapsedildi.وعندما رأي السلطان على أن الجيش في صالح عمه حاول الهرب ولكن تم الإمساك به ووضع في الحبس.
Türkmen kültür görenekleri yaşanır.اليابان تنفذ سياسة الاستيعاب الثقافي.
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.الهرمونات الستيرويدية (بالإنجليزية: Steroid hormones) هي مركبات ستيرويد تقوم بدور هرمون.
Tedavi gören bireylerde, enfeksiyon haftalar veya aylar sonra nadiren nüksetebilir.الأشخاص الذين يعانون من عدوى الحد الذاتي تُزال عدواهم تلقائياً خلال أسابيع أو شهور.
Akciğer kanseri tedavisi gören Deniz Som, 15 Ekim 2010 tarihinde hayatını kaybetti.3-^ فالذين يعيشون مع مرض القلب الرئوي، تمت مراجعته في 2010/1/25.
Tu jaudinaisi, vos tik pamatei tą moterį. : Şu kadını görene kadar sinirliydin."هل رأيت كيف أصبحت واعياً عندما رأيتني؟ حتى أنك أوقفت تلك الصلاة.
Köyün gelenek, görenekleri hakkında fazla bilgi yoktur.ولا يعرف العلماء كثيرًا عن عاداته التناسلية.
En çok kabul gören tarih aralığı ise 1985 - 1986 'dır.وتعتبر عملية الاختطاف هذه من بين أسوأ عمليات خطف الطائرات التي تمت ما بين عامي 1985 و1986.
Ayrıca Adana'da önlisans ve lisans düzeyinde üniversite öğrenimi gören kişi sayısı 47.136 kişidir.وعلاوة على ذلك هناك 47.136 شخص يدرسون في الجامعة في مرحلة البكالريوس وما يعادلها في أضنة.
Görenler de onu ağabeyi Amerika ile karıştırır.وأخذوا يتصورون اليوم الذي سوف يجلبوا فيه ابنهم إلى أمريكا.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.تنتشر البرفيرية الجلدية الآجلة بمعدل فرد لكل 10000.
Araç Japonya'nın en çok talep gören otomobillerden biri olmuştur.وتعتبر هذه السيارة أفضل سيارة يابانية فارهة على الإطلاق.
Rüyada kuyruğu kesik at görmek ölüm haberidir, gören kişi ölecek demektir.قتلٌ حقيقي أن يقتل الأمل في نفس الإنسان، الأمل في ماذا؟!
Mahallenin gelenek, görenek köy halkına özgü gelenek ve görenekleri vardır.و لدى بلدية ديجرمينلك منظمة للعادات والتقاليد مفتوحة للأطفال .
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Ele deixou a esposa e os dois filhos, que foram tratados honrosamente por Probo.
Rex'i bir makineden fazlası olarak gören sayılı kişilerden biridir.Ela é a única que vê Rex como mais do que uma máquina.
Ayrıca, Adolf Hitler ve Joseph Goebbels'i intihar etmeden önce canlı gören son kişiler arasındaydı.Ele foi uma das últimas pessoas a ver Adolf Hitler e Joseph Goebbels vivos antes de ambos cometerem suicidio.
Çiftliğe geri döndükten sonra onları gören Dale, Andrea ve Shane arasında bir şey olduğunu anlar.Ao retornar à fazenda, Dale percebe que algo aconteceu entre Andrea e Shane.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Scott G. Anderson como Frederick Fleet: o vigia que avistou o iceberg.
Lundum bir zamanlar Cabo Verde'de rağbet gören bir müzik türüdür.O lundum é um género musical que outrora já foi muito praticado em Cabo Verde.
Geceleri gören bir türdür.É uma espécie nocturna.
Barton da Her şeyi Gören Göz'ün altına 13 katlı bir piramit yerleştirmeyi tavsiye etti.Para o reverso, Barton sugeriu uma pirâmide de treze camadas abaixo do Olho da Providência.
Şafak sökerken Türklerin üzerilerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı.De madrugada, porém, Doria foi surpreendido ao ver que os turcos estavam vindo em direção aos seus navios.
İran-Irak Savaşı' nda büyük hasar gören şehir daha sonra yeniden inşa edilmiştir.A Guerra Irã-Iraque danificou grande parte da cidade, que foi reconstruída posteriormente.
Japonya'da oldukça saygı gören bir şarkıcıdır.É um músico muito respeitado ao nível nacional.
Tablo aynı anda hem rüya gören bir kadını hem de ilgili rüyanın içeriğini betimliyor görünümü vermektedir.A tela aparenta retratar em simultâneo uma mulher a sonhar e o contexto do seu sonho.
Wallis'le birlikte eğitim görenlerden biri Wallis hakkında "zekiydi, hepimizden daha zekiydi.Uma colega de Wallis na escola lembra: "Ela era esperta, mais esperta que todas nós.
1645), 1645'te İngiltere'nin Essex kentinde Matthew Hopkins tarafından işkence gören ilk kadındır.1565 - 1645) foi a primeira mulher perseguida pelo General Matthew Hopkins, em 1645, em Essex, Inglaterra.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.A potência ativa é a capacidade do circuito de produzir trabalho em um determinado período de tempo.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Quando Maria Antonieta recebeu a notícia, desmaiou de dor.
Lakin bu artık pek kabul gören bir yaklaşım değildir.No entanto, ele não é mais o compatível de Judgment.
Eski görenekleri ve eski dili yeniden uygulamaya sokmuştu.Reinstaurou antigas observâncias e a linguagem arcaica.
İlgili Sayfalar