gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Son travail conjoint avec Vassili Polenov sur une église d'Abramtsevo (1882) est acclamé.
Ayrıca, Adolf Hitler ve Joseph Goebbels'i intihar etmeden önce canlı gören son kişiler arasındaydı.Il est l'une des dernières personnes à avoir vu Adolf Hitler et Joseph Goebbels en vie.
Onu gören herkes lanetten ötürü bir anda taşa dönüşür.Tous ceux qui le croisent sont transformés en pierre.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında pek cok bilgi vardir ama buraya yazacak kimse yoktur.Bien des gens connaissent le goût de leur déjeuner et de leur souper, mais en ignorent la source.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Il fut l'un des premiers Européens à voir les Chutes Victoria.
Günümüzde kabul gören yaklaşım ise, gerçek anlamda hukuk (hak/adalet) üstünlüğüdür.(Le jour du Jugement ceux qui auront bien servi seront récompensés).
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.Les hormones stéroïdiennes sont des stéroïdes se comportant comme des hormones.
Her şeyi doğa içinde gören bir anlayışa sahiptir.Selon lui tout a une fin dans la nature.
Çıktığı günden beri İtalya'nın en çok ilgi gören çizgi romanı Dylan Dog olmuştur.Ça reste la bande dessinée la plus vendue en Italie, tout juste devant Dylan Dog.
Tablo aynı anda hem rüya gören bir kadını hem de ilgili rüyanın içeriğini betimliyor görünümü vermektedir.La toile semble dépeindre simultanément une femme rêvant et le contenu de son cauchemar.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Les Rohingya sont considérés par l'ONU comme une des minorités les plus persécutées au monde.
1989 Loma Prieta depreminde zarar gören yapı yıkılmış ve 2005'te yeniden yapılmıştır.Il a été détruit par le séisme de Loma Prieta en 1989 puis reconstruit.
Bir daha da onları gören olmadı.On ne les a plus jamais revus.
Onun piyano dersi oldukça rağbet gören bir uğraştı.D'après ses dires, il trouvait ses cours de piano terriblement ennuyeux.
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.Celle du midi (à droite) plus claire que celle du nord (à gauche).
Filmi gören Kıral "Epik filmimi Amerikan filmi yaptılar" diye tepki gösterdi.Cependant, il trouve le scénario « trop statique pour un film américain.
Her bir takım; 4 oyuncu ve 1 gören kaleciden oluşur.Chaque équipe est composée de quatre joueurs et d'un gardien de but.
Görenekleri Bayramlar diyebiliriz.Ses habitants sont appelés les Julosais.
Gelenek ve göreneklerine gayet bağlıdır kıyafetler tamamen yöreseldir.Qu'ils portent l'habit traditionnel ou le costume, les hommes aussi sont attentifs à leurs tenues.
Cümle dilde söylenen ol sözdürür Cümle gözlerden gören ol gözdürür.Selon l’Émotivisme, le langage est un regard qui voit avec les mots.
En çok kabul gören tarih aralığı ise 1985 - 1986 'dır.Puis il passe aux affaires générales et contentieux, de 1985 à 1986.
Fakat çoğunlukla kabul gören bitiş tarihi MÖ 323'te Büyük İskender'in ölümüdür.La date couramment admise pour la fin de la Grèce antique est celle de la mort d'Alexandre le Grand en -323.
Orta Dünya'da "Edain"i (Batı'ya göçen ilk insanlar) ilk gören kişidir.Il est l'un des premiers à voir dans le Tiers état la « nation ».
Vizyonu görenin unutmuş olduğu anılarıyla ilgili vizyonlar.Vétéran des rêves oublies.
Askerlerin olay yerine geldiklerini gören Grinko, silahını çıkarır ve Kolzak’ı oracıkta vurur.Ciro, cependant, s'attendait à cette réaction, sort une arme et les abat tous les deux.
Albümün en çok ilgi gören parçası “I Want It That Way” oldu.C'était le deuxième single tiré de cet album, après I Want It That Way.
Kadınların onu ekranda görene kadar bekleyin ...Ce visage, sur l'écran...
Jim'den başka onu gören biri var mı?¿Alguien más le vio aparte de Jim?
Tom tek başına dağlarda yaşıyor, yıllardır gören yok.Tom vive solo en las montañas, hace años que nadie le ha visto.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Adoración de los Magos.
Gizlilik içinde yapılanı gören Babanız sizi ödüllendirecektir.Así tu Padre, que ve lo que se hace en secreto, te recompensará.
Kadınların onu ekranda görene kadar bekleyin ...Les vamos a poner en su pantalla todas las...
Genel kabul gören şey, eğer Durbin-Watson değeri 1 den küçük ise bir alrm durumu söz konusudur.Como regla general de dedo, si Durbin-Watson es inferior a 1, puede ser causa de alarma.
Çünkü o yaptıklarınızı gerçekten görendir.''Satanás: ¡Lo ves!
Eski görenekleri ve eski dili yeniden uygulamaya sokmuştu.Reinstauró antiguas observancias y el lenguaje arcaico.
Hem deniz kıyısı, hem de denizi cepheden gören kısmıyla yaşamaya elverişli bir mahalledir.Admirándolas tan sólo, de la misma manera con la que se mira al mar.
Bir daha da onları gören olmadı.Nunca más se les volvió a ver.
Albümün en çok ilgi gören parçası “I Want It That Way” oldu.El tema principal del álbum es «Like This».
1963 yılındaki bir deprem sebebiyle hasar gören camii 1967 yılında yeniden inşa edilmiştir.Hubo de ser restaurada nuevamente en 1967 tras un terremoto.
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Dejó atrás una esposa y dos hijos que fueron tratados con honores por el emperador.
Üniversitede eğitim gören her 3 kişiden biri orta yaşlı öğrencidir.Uno de cada tres alumnos de la Universidad practica algún deporte.
Köyün gelenek, görenekleri hakkında hakkında bilgi yoktur.Sabemos que el hombre blanco no comprende nuestras costumbres.
Pers Ordusu'nun yenilebileceğini gören Grekler, Perslere karşı daha bir özgüvenle mücadele ettiler.Los griegos, en cambio, fieles a su doctrina militar, continuaron luchando solos.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Viendo el cariz que tomaban los acontecimientos, se rindieron de inmediato.
Günümüzde de dünyanın en çok saygı gören film enstitülerinden biridir.Hoy en día es uno de los actores más respetados de la industria del cine.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.Se plantea la cuestión del silencio que nos han dejado los propios nativos sobre ellos mismos.
Geceleri gören bir türdür.Es una especie nocturna.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.La potencia contratada es el tope de potencia que se puede consumir en un momento dado.
Votini: Babasının zenginliği yüzünden kendisini başkalarından üstün gören, kibirli bir çocuk.Él declaró: "Un niño hereda en parte de sus padres, en parte de sus antepasados.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgileri ve tarihi hakkında bilgi bulunmamaktadır.Conozcamos más sobre nuestros alimentos con historia y nutrición.
Kürt kültür ve görenekleri görülmektedir.Parque Cultural Viera y Clavijo.
Bao'anların birçoğu Dongxianglar ve Huiler gibi aynı gelenek ve görenekleri paylaşırlar.Los bonan comparten muchas tradiciones y ritos con los dongxiang y con los hui.
Alevilik kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Shaya sigue fielmente las costumbres y la cultura Emaan.
Arap ve Türk kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Como se puede ver el mundo árabe e islámico tiene una tradición racionalista.
Köyün kültür ve görenekleri hakkında bilgi yoktur.A ellos no les importa la cultura ni la condición de la gente.
Günümüzde en yaygın kabul gören görüştür.Este es el punto de vista más aceptado en la actualidad.
Burada "moral" terimi, sosyali ahlakî bir olgu olarak gören bir anlayışı yansıtmaktadır.La palabra "carácter" a menudo se refiere a la fuerza moral vista como una propiedad moral esencial.
Gelenek görenekleri çerkezlerle aynıdır.Sus costumbres son idénticas a las escitas.
Kırgız Türkleri kültür gelenek ve göreneklerini yaşatmaktadır.Los griegos huyen para conservar sus tradiciones y modos de vida.
Çeşitli gelenek ve görenekleri artık neredeyse yok olma seviyesine kadar gelmiştir.Sus discursos y tratados de oratoria nos han llegado casi completos.
İlgili Sayfalar