"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler.Preferirebbero vedermi morire cavalcando il mio cavallo bianco piuttosto che vedermi cadere.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Radšej by videli, ako zomieram na svojom bielom koni, ako to, že padám.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Raje bi videle, da umrem, ko sem na konju, kot da bi me videle pasti z njega.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Sie sähen mich lieber auf dem Rücken eines weißen Pferdes sterben, als mich herunterfallen zu sehen.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Ze zien me nog liever sterven op mijn witte paard dan dat ze me zien vallen.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Θα προτιμούσαν να πεθάνω πάνω στο άσπρο μου άλογο παρά να με δουν να πέφτω.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Для них було б краще, щоб я помер верхи на моєму білому коні, ніж впав із нього.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Им было бы лучше, если бы я умер сидя на моей белой лошади, чем видеть, как я с неё упаду.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."По-скоро ще ме видят умрял на белия ми кон отколкото да ме гледат как падам.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."הן יעדיפו לראות אותי מת על גב הסוס הלבן שלי מאשר לחזות בי נופל.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."إنهم يفضلونني أن أموت فوق حصاني الأبيض عن أن أسقط.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler.落馬して生きているよりもいいと思っていますよ もし救いを求めて弱いところを見せたりしたら
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Anda dapat memperhatikan saya semenit dan anda akan dapat melihat seluruhnya.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Bạn chỉ cần nhìn tôi, trong một phút, và bạn sẽ thấy được toàn bộ.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz. (Gülüşmeler)Ni kan se mig i en minut nu och se allting (Skratt)
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Je kan nu gedurende één minuut naar mij kijken en je zal het geheel zien.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.일분만에 모든 것을 보실 수 있을겁니다.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Môžete ma pozorovať jednu minútu a uvidíte všetko podstatné.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Potete guardare me ora, per un minuto, e vedrete tutto.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Prestem atenção um minuto e verão tudo.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Pueden verme ahora durante un minuto y lo verán todo.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Schauen Sie mir eine Minute lang zu und sehen Sie die ganze Entwicklung.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Stačí, když mě budete jednu minutu sledovat a celé to pochopíte.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Vă puteți uita acum la mine pentru un minut și o să vedeți toată povestea.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Παρακολουθήστε με για ένα λεπτό και θα δείτε τα πάντα.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Ви спостерігаєте за мною одну хвилину і отримуєте цілу картину.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.Можете да гледате мен за една минута сега и ще видите всичко.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.אתם יכולים להקשיב לי במשך דקה אחת ותבינו את כל העניין.
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.تسطيعون متابعتي لدقيقة واحدة وسوف ترون كل ذلك
Beni sadece bir dakikalığına izleyin ve her şeyi göreceksiniz.(笑)
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.고객을 만날 때는 BMW를 탈 수 있습니다.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Ich kann einen BMW nehmen, wenn ich Kunden besuche.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Ik kan een BMW nemen als ik klanten moet bezoeken.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Je peux prendre une BMW quand je vais voir des clients.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Kiedy jadę na spotkanie z klientem, mogę wziąć BMW.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Pot lua un BMW când mă întâlnesc cu clienţi.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Puedo utilizar un BMW cuando visito a mis clientes.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Quando vedo dei clienti, potrei prendere una BMW.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Választhatok BMW-t is, ha ügyfelekkel találkozom.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Εγώ χρησιμοποιώ μία BMW όταν συναντώ πελάτες.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Мога да взема БМВ, когато се виждам с клиенти.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.Я могу взять BMW, когда я встречаюсь с клиентами.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.אני יכולה לבחור ב-מ-וו לפגישה עם לקוחות,
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.يمكنني أخذ سيارة بي أم دبليو (BMW) عند رؤية الزبائن.
Ben müşterileri göreceğim zaman BMW rezerve edebilirim.サーフィンなら 大きなエレメントにも乗れます
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""En koskaan tiedä, milloin saan nähdä sinut tai millä puolella tha'll kotoisin."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Eu nunca sabe quando eu te vir a ti, ou que cê pode vir de lado."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Ich weiß nie, wann ich dich sehen oder welche Seite tha'll herkommen."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Ik weet nooit wanneer ik zal u zien of welke kant tha'll vandaan komen."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Jag vet aldrig när jag får se dig eller vilken sida tha'll kommer från."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Ja nikdy nevie, kedy uvidím ťa, alebo na ktorej strane tha'll pochádza."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Já nikdy neví, kdy uvidím tě, nebo na které straně tha'll pochází."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Jeg havde aldrig ved, hvornår jeg skal se dig, eller hvilken side tha'll kommer fra."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Je ne sait jamais quand je te vois ou qui tha'll secondaires viennent."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""N-am ştie când te voi vedea sau care tha'll parte provin de la."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Nigdy nie wie, kiedy cię widzę, lub które tha'll stronie pochodzą."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Nikoli ne ve, kdaj bom tebe videli, ali kateri strani tha'll prihajajo."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Non ho mai sa quando io ti veda o che tha'll parte provengono."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Saya tidak pernah tahu kapan aku akan melihat kamu atau yang datang dari sisi tha'll."
"Ben seni göreceğiz ya da hangi tarafı tha'll geldiği zaman bilemez.""Soha nem tudja, mikor látom rajtad, vagy melyik oldalon tha'll származik."