gördün ile cümle

gördün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Também viste a aflição de nossos pais no Egito, e ouviste o seu clamor junto ao Mar Vermelho;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ti si videl nadlogo očetov naših v Egiptu in slišal njih vpitje ob Rdečem morju;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu ai văzut necazul părinţilor noştri în Egipt, şi le-ai auzit strigătele la Marea Roşie.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu hai visto l'afflizione dei nostri padri in Egitto e hai ascoltato il loro grido presso il Mare Rosso
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu vis l`affliction de nos pères en Égypte, et tu entendis leurs cris vers la mer Rouge.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Und du hast angesehen das Elend unsrer Väter in Ägypten und ihr Schreien erhört am Schilfmeer
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Wejżałeś zaiste na utrapienie ojców naszych w Egipcie, a wołanie ich wysłuchałeś nad morzem Czerwonem.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Και ειδες την θλιψιν των πατερων ημων εν Αιγυπτω, και ηκουσας την κραυγην αυτων επι την Ερυθραν θαλασσαν
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.И Ти видя теглото на бащите ни в Египет, и чу вика им при Червеното море.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ты увидел бедствие отцов наших в Египте и услышал вопль их у Чермного моря,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ותרא את עני אבתינו במצרים ואת זעקתם שמעת על ים סוף׃
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ورأيت ذلّ آبائنا في مصر وسمعت صراخهم عند بحر سوف
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看 見 我 們 列 祖 在 埃 及 所 受 的 困 苦 、 垂 聽 他 們 在 紅 海 邊 的 哀 求
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看見 我 們 列祖 在 埃及 所 受 的 困苦 、 垂聽 他 們在紅 海邊 的 哀求
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Apa, látod ezt a háborút?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Far, så du min krig?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Isi, näitkö sotani?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Papà, vedi la mia guerra?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Papa, zie je mijn oorlog?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Pappa, såg du mitt krig?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Tata, widzisz moją wojnę?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Tati, vidíš moji válku?
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Μπαμπά, βλέπεις τα στρατιωτάκια μου;
Baba, yaptığım savaşı gördün mü?Пап, ты видел мою войну?
Bakan! Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, har du sett rapporten om de hemlösa i tunnlarna?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, haben sie den Bericht über die verschwunden Obdachlosen in den Tunneln gesehen?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, heeft u het rapport gezien van de daklozen in de tunnels?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministeri, oletteko te nähneet raportin kodittomista ihmisistä tunneleissa?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, já viu o relatório sobre os sem-abrigo nos túneis?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Miniszter úr, látta az alagutakban élő hajléktalanokról a jelentéseket?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Pane ministře, viděl jste zprávu o bezdomovcích v tunelech?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Widział pan raport o bezdomnych w tunelach?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Κύριε υπουργέ, είδατε τις αναφορές για τους άστεγους στα τούνελ?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Министар, да ли сте видели извештај о бескућницима у тунелима?
Bana beni anlatan bir çok bayan var. Bayan Higginson, Hiç gördünüz mu bu film mi Zorro?I mì to nìkteré ženy øíkaly. <i>Sleèno Higginsonová, vidìla jste nìkdy film Zorro?</i>
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.A riekol mi: Či si videl, synu človeka? Ešte uvidíš ešte väčšie ohavnosti ako toto.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Então me disse: Viste, filho do homem? Verás ainda maiores abominações do que estas.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.És mondá nékem: Láttad-é, embernek fia? még egyéb, ezeknél nagyobb útálatosságokat is fogsz látni.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Et il me dit: Vois-tu, fils de l`homme? Tu verras encore d`autres abominations plus grandes que celles-là.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi."Hebt u dit gezien?" vroeg Hij. "Maar Ik zal u nog grotere gruwelen laten zien!"
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.In mi reče: Si li to videl, sin človečji? Videl boš še druge večje gnusobe nego te.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.I řekl mi: Viděl-lis, synu člověčí? Obrátě se, uzříš ještě větší ohavnosti nad tyto.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Ja hän sanoi minulle: "Näetkö, ihmislapsi? Vieläkin sinä saat nähdä kauhistuksia, vielä suurempia kuin nämä."
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.그가 또 내게 이르시되 인자야 네가 그것을 보았느냐 너는 또 이보다 더 큰 가증한 일을 보리라 하시더라
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Mi disse: «Hai visto, figlio dell'uomo? Vedrai abomini peggiori di questi»
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Ngài phán cùng ta rằng : Hỡi con_người , thấy chưa ? Ngươi sẽ còn thấy những sự gớm_ghiếc lớn hơn_nữa !
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Ngài phán cùng ta rằng: Hỡi con người, thấy chưa? Ngươi sẽ còn thấy những sự gớm ghiếc lớn hơn nữa!
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Og han sagde til mig: "Ser du det, Menneskesøn? Men du skal få endnu større Vederstyggeligheder at se!"
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Şi El mi -a zis: ,,Vezi, fiul omului? Vei mai vedea şi alte urîciuni mai mari decît acestea!``
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.TUHAN bertanya kepadaku, "Hai manusia fana, kaulihat hal itu? Masih banyak lagi yang lebih menjijikkan.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Und er sprach zu: Menschenkind, siehst du das? Aber du sollst noch größere Greuel sehen, denn diese sind.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Y me dijo: "¿Has visto, oh hijo de hombre? Todavía volverás a ver abominaciones aun mayores que éstas.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.Και ειπε προς εμε, Ειδες, υιε ανθρωπου; Στρεψον ετι θελεις ιδει μεγαλητερα βδελυγματα παρα ταυτα.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.И рече ми: Видя ли, сине човешки? Ще видиш още пак и по-големи мерзости от тия.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.и сказал мне: видишь ли, сын человеческий? обратись, и еще увидишь большие мерзости.
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.ויאמר אלי הראית בן אדם עוד תשוב תראה תועבות גדלות מאלה׃
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.فقال لي أرأيت هذا يا ابن آدم. بعد تعود تنظر رجاسات اعظم من هذه
Bana, ‹‹İnsanoğlu, bunu gördün mü? Bundan daha iğrenç şeyler de göreceksin›› dedi.他 對 我 說 、 人 子 阿 、 你 看 見 了 麼 . 你 還 要 看 見 比 這 更 可 憎 的 事
İlgili Sayfalar