gördüm ile cümle
gördüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Üniversitede siyasetin envaisini gördüm, bana vız gelir...""ההיבטים הפוליטיים בחיי האוניברסיטה", תגובות ל ח.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.39 ימי דיונים התקיימו שנפרשו על פני שנתיים.
Kısa bir süre sonra götürüldükleri gördüm.הצווים הוצאו זמן קצר לאחר מכן.
Dana'yı gördüm.ראיתי את דנה.
Bir uçak gördüm.ראיתי מטוס.
Seni rüyamda gördüm.ראיתי אותך בחלומי.
Bir UFO gördüm.ראיתי עצם בלתי מזוהה.
Bir UFO gördüm.ראיתי עב"ם.
Bir arkadaş gördüm.ראיתי חבר.
Bu gece Tom'u gördüm.ראיתי את טום הלילה.
Bu gece Tom'u gördüm.הלילה ראיתי את טום.
Tom'un onu nasıl yaptığını gördüm.ראיתי איך טום עושה את זה.
Daha önce Tom'u burada gördüm.ראיתי כאן את טום לפני כן.
Daha önce Tom'u burada gördüm.כבר ראיתי כאן את טום.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Не съм виждал толкова смърт през целия си живот.
Türkçe karşılığı; "Geldim, gördüm, yendim"dir.Победата си той описва с думите: „Дойдох, видях, победих“ („Veni, vidi, vici“).
Oğluna "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm.В памет на съпругата си той пише сонета „Methought I saw my late espoused saint“.
Tam o sırada iki uçak gördüm.Два пъти аварийно напускал самолети.
Çok ölüm gördüm.Той видял много мъртви хора.
Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüm.Видях Том да целува Мери.
Bu sabah Tom'u gördüm.Тази сутрин видях Том.
"Ben aptal değilim, min dît (Gördüm)".Ja ga ne nalazim i nisam u stanju išta tumačiti?"
Ben kendisini orada gördüm.Osjećam da je on tu.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Oko same Nakovane zabilježeno ih je tridesetak.
Ve IMF'nin Kuzey Amerika Hazinesine nasıl hesap verdiğini gördüm.U 1990.-im, MMF je kontrolirao jugoslavensku središnju banku.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Iz očiju joj počne teći krv.
Tam o sırada iki uçak gördüm.Izgrađena su samo dva aviona.
Bu sahneyi ben de gördüm.To bol prípad i tohto diela.
İçine girdiğimde çok farklı bir dünya olduğunu gördüm.Keď som z nej vystúpil, svet už bol úplne iný.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Je to bitka, po ktorej senátu oznámil Veni, vidi, vici.
Tam o sırada iki uçak gördüm.V tom čase mala skupina k dispozícii dve lietadlá.
Gözümün önünde adeta bir Messi kopyası gördüm.Pri tej príležitosti mu bola na tamojšej fare odhalená pamätná tabuľa.
Türkçe karşılığı; "Geldim, gördüm, yendim"dir.(A. Sládkovič, Detvan) veni, vidi, vici (prišiel som, videl som, zvíťazil som)
Dün gece seni gördüm.To noč sem jo videl.
İçine girdiğimde çok farklı bir dünya olduğunu gördüm.Ko so vstopili vanjo, se jim je odprl povsem nov svet.
Tam o sırada iki uçak gördüm.Zgradili so dve letali.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Tam je odkrila svoja pisma njemu v obdobju triindvajsetih let.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Aš perėjau labai daug savo gyvenime.
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Teigiama, per pastaruosius šešis dešimtmečius šią vietą ji aplankė tris kartus.
Tam o sırada iki uçak gördüm.Iš viso pagaminti du orlaiviai.
Onun odaya girdiğini gördüm.Mačiau ją įeinančią į kambarį.
Onun odaya girdiğini gördüm.Mačiau jį įeinantį į kambarį.
Gökyüzünde garip bir şey gördüm.Mačiau danguje keistą dalyką.
Her şeyi gördüm.Aš viską mačiau.
Ben bunca senelik hayatımda çok kadınlar gördüm.Te olete kõik need aastad mulle valetanud.
Dün gece seni gördüm.Me jäime sinna ööd.
Ben kendisini orada gördüm.Ja mind jäeti sinna.
Dün gece yaptıklarını gördüm.Tegin eelmisel nädalal hommikust õhtuni tööd.
Yanımdan Nizamiye eri geçerken gördüm ve çağırdım.Ma läksin lähedusse ja ootasin laske...
Bu bahsettiğim yerleri bundan 37 yıl önce bizzat giderek gördüm.Viimasest kohtumisest Entuga on Kadri enese sõnade kohaselt möödunud kolm aastat.
Oğluna "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm.Kord ütles ta oma emale: "Olen unes näinud, et ma tapan nad kõik.
Çünkü kadının ağzından kan geldiğini gördüm.Nimelt, nendega kühveldab puuk omale verd suhu.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.15 évet töltöttem anglikán iskolákban, úgyhogy egy életre elég volt az énekeskönyvekből és feszületekből.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.저는 15년를 성공회 학교에서 보냈습니다. 그래서 저는 한평생을 쓸 찬송가집과 십자가들이 있죠.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Avevo passato 15 anni in scuole anglicane, quindi inni e croci mi sarebbero bastati per una vita.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Con haber pasado 15 años en escuelas anglicanas, ya tenía himnos y cruces suficientes para toda una vida.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Ik zat 15 jaar op anglicaanse scholen, ik had genoeg lofzang en kruizen voor de rest van mijn leven.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Jeg havde brugt 15 år i anglikanske skoler, så jeg havde haft nok salmesang og kors for resten af mit liv.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Olin viettänyt 15 vuotta anglikaanikouluissa, joten olin saanut tarpeekseni virsistä ja risteistä eliniäkseni.
15 senemi Anglikan okullarda geçirdim, yani bana hayatım boyunca yetecek kadar ilahi kitap ve haç gördüm.Passei 15 anos em escolas anglicanas, por isso, já tinha tido cantos e cruzes para o resto da vida.
İlgili Sayfalar