Ben de o gün seni gördüm.I also saw you that day.
Bugün bir kız gördüm.I saw a girl today.
Bunun üzerinde çalışırken Oh evet, bu gördüm.Oh yeah, you saw this while I was working on it.
Lucia meleğim, tamam, ben. birçok tren gördüm.Lucia angel, okay, eye. Audience: Saw many trains.
Sonuç olarak "Birçok tren gördüm ve birine bindim.So, "I saw many trains and also rode on one.
Şimdiye kadar bu işlemi sadece 1000 kere 44 olarak gördüm.Ondalıkları yok saydım.So far I've really just viewed it as a thousand times 44. I've been ignoring the decimal.
O sabah zavallı Emily gördüm tüccar onu taşıdı.I saw poor Emily that morning the trader carried her off.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George looked over the rocks, and saw them trying to lift the burly form of Tom into the saddle.
Ve sonra şu alıntıyı gördüm: "Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."And then I saw this quote: "advertising is the price companies pay for being unoriginal."
-- Birazcık hassasım-- ancak bir defasında topa hamle yapan bir futbolcunun fotoğrafını gördüm.I'm slightly squeamish -- but I once saw a photograph of a footballer who was diving for a ball.
Sonra Louis'nin anladığını gördüm.Then I saw realization dawned on Louis' face.
Tanımıyorum, ama geçen partide gördüm onu.Don't know him, but I did see him the other night at your party.
John Voigt'i gördüm, bir sürü insan burada kasabanın çevresinde.I saw John Voigt, a lot of people around here in town. [Applause]
Ve şimdi kendi gözlerimle gördümAnd now I get to witness it myself
Bugün bunu gözlerimle gördüm.People say Yin Chi is invincible. Today I see it with my own eyes.
Gözlerimle gördüm, tütsümüz...I saw with my own eyes that our incense...
İlginç bir şey gördüm.Inside her room, I saw a strange thing.
Gördüm Matt.Oh, shit!
Sizleri bilmem, ama ben savaşmak için eğitim gördüm.Camels. I wouldn't pay one camel.
-Heyecanlıyım. Olumlu anlamda. Hayatım boyunca bunun için eğitim gördüm.Take ammo.
Gördüm onları!You okay? Yeah! Let's go, Maddox.
Gördün mü? Gördüm. 90 derece sola dön.Hoo-ah!
Ve işareti gördüm.And I saw a sign.
Vay canına. Böyle bir şeyi ilk kez gördüm.That's the first time I've ever seen that.
Önerilen kemoterapiyi gördüm ve tekerlekli sandalye mahkum oldum.I took the recommended chemoterapy I got the tilt-recline wheelchair.
Bu üç hastalıkta beyin küçülmesine yol açan mitokondrinin iyi çalışmadığını gördüm.I saw that in all three conditions, the mitochondria do not work well, leading to shrinking brains.
Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.I saw Ted Kennedy and Dan Quayle meet in the well of the Senate.
Hindistan'da da durumun daha iyi olmadığını gördüm.In India, I found the situation was not a lot better.
Şunu gördüm ki, dindar olan ve olmayan insanlar ahlak konusunda aynı oranda takıntılı.I saw that people who were religious and non-religious were equally obsessed with morality.
Herkesi gördüm Japonya, Venezuela, Birleşik Devletler'den Knoxville, Tennessee'ye kadar.I've seen everybody from Japan, Venezuela, to the States, to Knoxville, Tennessee.
Fakat indikten sonra, düşündüğümden daha derin olduğunu gördüm.But after coming in, I realized it is deeper than I had thought.
Ţey, bilirsin Hakkýnda okumuţtum, filmde gördümWell, you know, I mean I read about it, seen it in films
Ama bunu da gördüm.But this is also what I saw.
New York Borsa'sının GPS zamanlamasının bilgisayar korsanları tarafından manipüle edildiğini gördüm.I saw the GPS-derived timing of the New York Stock Exchange being manipulated by hackers.
Ve savaştan sonra, tekrar amcamı gördüm.And after the war, I saw an uncle again.
Ben bayağı rahibelerin, papazların ders verdiği gerçek bir Hıristiyan okulunda eğitim gördüm.I went to this very proper Christian school taught by nuns, fathers, brothers, sisters.
Gazetede gördüm... Gerçekten bir prenses mi oldun?I couldn't believe it when I read the papers, but were you really a princess?
Seni televizyonda gördüm.I saw you on TV.
'Arıların patlayıcıları koklayabildiğini düşünüyor.' yazdıklarını gördüm.'Believes bees can sniff out explosives.'" (Laughter)
İlk olarak, mükemmel bir tedavi gördüm.First, I've had excellent treatment.
- Uzaydaki bir patlamayı gördüm.- F.B.I. locked his location.
İlk kuşu, 5 yaşımdayken bir çizgi filmde gördüm.I mean, I learned about the birds and the bees from Freddy Noonan's tattoos.
- Evet, Max. Gördüm.- Yeah, Max, I see it.
Bir de gördüm ki, ben Sheila'yla odadayken,I walk out into the room, and lo and behold to me, while I was in the room with Sheila,
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.I got tons and tons of generosity from everyone involved.
- Bunu resim sitelerinde gördüm...I had seen thumbnails for it.
Bununla ilgili başlıklar gördüm.. ama hiç izlemedim, çünkü bıçaklar beni delirtiyor!I had seen headlines for it, but I've never watched it, because knives freak me out.
Ayrıca bankaların ne kadar hızlı bir şekilde oluşturabilirsiniz doğal sınırı olduğunu gördüm para.We've also seen that there is no natural limit on how quickly the banks can create money.
Vanilyalı dondurma yerken yakalandığı için kırbaçlanan kadınlar gördüm ve onlarla tanıştım.And I actually saw and met women who had been flogged for being caught eating vanilla ice cream.
'Vajina savaşçısı' dediğim birşey gördüm.I have seen something what I've come to call "vagina warriors."
Geçtiğimiz 40 yıl boyunca, bizi yöneten kralların ve başkanların hep aynı yüzlerini gördüm.For the last 40 years,
Duymadým Hasan Bey... ...bundan sonra olacaklarý artýk, ne duydum ne de gördüm.Ms. Selma, did you hear him? I didn't hear him Mr. Hasan
Birini kandırmanın o kadar da zor olmadığını gördüm ve bir gün dersten sonra,Turns out it's not that hard to trick someone, and one day before class, I said,
Buradaki ilk günümde TED üyelerini gördüm.I saw the TED Fellows my first day here.
Ve dedi ki, "Bu ihtiyacı gördüm.And he said, "I saw this need.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.I looked through the shower screen and saw her standing on the other side.
Bu gün senin farklı bir yanını gördüm Joon Gu.Today I saw a new side of Joon Gu.
Öğrenci işleri ofisine giderken gördüm.Seeing he stopped by the student administration offices.
Bu enteresan haritayı bir kitapta gördüm.So I saw this remarkable map in a book.
Gazetede bir fotoğraf gördüm.I saw a photograph in the paper.