gördüler ile cümle

gördüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Amikor ezt felnyitották, azt látták, hogy tele van a gyomra műanyaggal.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Bo kiedy tamtą wypatroszyli, zobaczyli, że żołądek ma pełen plastiku.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Când l-au deschis pe acesta, au descoperit că avea stomacul plin de plastic.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Cuando abrieron éste encontraron que el estómago estaba lleno de plástico.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Dopo averlo aperto gli avevano trovato lo stomaco pieno di plastica.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Když ji vykuchali, měla žaludek plný plastu.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Khi họ mổ xẻ nó ra, họ đã phát hiện trong bụng nó chứa toàn là nhựa.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.이것을 열어보니 뱃속에는 플라스틱이 가득차 있었습니다
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Quand ils l'ont ouvert ils ont trouvé son ventre plein de petits bouts de plastique.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Saat mereka memotongnya, perut ikan ini penuh dengan plastik.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Toen ze die opensneden, vonden ze een maag vol plastic.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Όταν τον είχαν ανοίξει, βρήκαν το στομάχι του γεμάτο πλαστικό.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Когато я разрязали, открили, че стомаха и е пълен с пластмасови отпадъци.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.Распотрошив первую рыбу, они нашли в ее желудке пластик.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.כשהם פתחו אותו, הם מצאו שהבטן שלו מלאה בחתיכות פלסטיק.
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.فحينما فتحوها وجدوا أن أمعائها مليئة بالمخلفات البلاستيكية
Onun içini açtıklarında, midesinin plastikle dolu olduğunu gördüler.お腹にプラスチックが一杯ありました これは非常に良くないことです
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A keď videli niektorých z jeho učeníkov, že obecnými rukami, to jest neumytými, jedia chlieb, karhali to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A ujrzawszy niektóre z uczniów jego, że pospolitemi rękoma, (to jest, nieumytemi) jedli chleb, ganili to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A uzřevše některé z učedlníků jeho obecnýma rukama (to jest neumytýma) jísti chleby, reptali o to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Avendo visto che alcuni dei suoi discepoli prendevano cibo con mani immonde, cioè non lavate
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ei au văzut pe unii din ucenicii Lui prînzînd cu mînile necurate, adică nespălate. -
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ellos vieron que algunos discípulos de él estaban comiendo pan con las manos impuras, es decir, sin lavar
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.e repararam que alguns dos seus discípulos comiam pão com as mãos impuras, isto é, por lavar.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ils virent quelques-uns de ses disciples prendre leurs repas avec des mains impures, c`est-à-dire, non lavées.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ja he näkivät, että muutamat hänen opetuslapsistaan söivät leipää epäpuhtailla, se on pesemättömillä, käsillä.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.그의 제자 중 몇 사람의 부정한 손 곧 씻지 아니한 손으로 떡 먹는 것을 보았더라
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.och de fingo då se några av hans lärjungar äta med »orena», det är otvagna, händer.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og da de så nogle af hans Disciple holde Måltid med vanhellige, det er utoede, Hænder
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og de fikk se at nogen av hans disipler åt med vanhellige, det er uvaskede, hender;
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một vài môn đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn, nghĩa là không rửa tay.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một_vài môn_đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn , nghĩa_là không rửa tay .
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ti so videli nekatere učencev njegovih, da jedo kruh z nečistimi, to je z neumitimi rokami.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Zij zagen dat sommige van Zijn discipelen voor het eten hun handen niet wasten.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и бяха видели, че някои от учениците Му ядат хляб с ръце нечисти, сиреч, немити.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и, увидев некоторых из учеников Его, евших хлеб нечистыми, то есть неумытыми, руками, укоряли.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.І, побачивши деяких з учеників Його, що нечистими руками, се єсть немитими, їдять хлїб, судили:
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ויהי כראותם מתלמידיו אכלים לחם בטמאת ידיהם בלא נטילה ויוכיחו אתם׃
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ولما رأوا بعضا من تلاميذه يأكلون خبزا بايد دنسة اي غير مغسولة لاموا.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們 曾 看 見 他 的 門 徒 中 、 有 人 用 俗 手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫 飯
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們曾 看見 他 的 門徒 中 、 有 人 用 俗手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫飯
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.(106:24) видят дела Господа и чудеса Его в пучине:
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.aceia au văzut lucrările Domnului şi minunile Lui în mijlocul adîncului.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Azok látták az Úrnak dolgait, és az õ csodáit a mélységben.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.blev Vidne til HERRENs Gerninger, hans Underværker i Dybet;
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Ceux-là virent les oeuvres de l`Éternel Et ses merveilles au milieu de l`abîme.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Ci widują sprawy Pańskie, i dziwy jego na głębi.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.där fingo de se HERRENS gärningar och hans under på havsdjupet.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.de så Herrens gjerninger og hans underverker på dypet.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.die des HERRN Werke erfahren haben und seine Wunder im Meer,
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.ellos han visto las obras de Jehovah, y sus maravillas en lo profundo del mar
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.esses vêem as obras do Senhor, e as suas maravilhas no abismo.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.He näkivät Herran työt ja hänen ihmeelliset tekonsa meren syvyyksissä.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Kẻ ấy thấy công việc Ðức Giê-hô-va, Xem phép lạ Ngài trong nước sâu.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Kẻ ấy thấy công_việc Ðức_Giê - hô-va , Xem phép lạ Ngài trong nước sâu .
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.여호와의 행사와 그 기사를 바다에서 보나니
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Mereka melihat perbuatan-perbuatan TUHAN, karya-Nya yang ajaib di lautan
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.oni so videli dela GOSPODOVA in čuda njegova v globočini:
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.Tiť vídají skutky Hospodinovy, a divy jeho v hlubokosti.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.tí vidia skutky Hospodinove a jeho divy v hlbine.

İlgili Sayfalar