gördüler ile cümle
gördüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Od niepamiętnych czasów ludzie rozdzielali nauki ścisłe i humanistyczne.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Per molto tempo la gente ha guardato alla scienza e all'umanesimo come due cose distinte.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Po dlouhou dobu lidé považovali přírodní a humanitní vědy za odlišné.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Sepanjang waktu, manusia beranggapan bahwa ilmu pengetahuan dan kemanusiaan adalah hal yang berbeda.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Under en lång tid har människor sett vetenskap och humaniora som åtskilda.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.В течение очень долгого времени наука и искусство считались радикально различными.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.Довгий час вважалось, що між точними і гуманітарними науками лежить прірва.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.От древни времена хората разглеждат науката и хуманитарните науки като отделни.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.זמן רב מאוד שאנשים התייחסו למדע ורוח כדברים נפרדים.
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.لمدة طويلة من الزمن العلم و .. الانسانية أمران منفصلان
Çok uzun zaman insanlar fen bilimini ve beşeri bilimleri birbirinden ayrı gördüler.別々のものとして捉えてきました C.
Çünkü son on yıldır, onlar çok zarar gördüler.Mittelklasse-etwas Entlastung. Weil sie hart in den letzten zehn Jahren getroffen haben.
Değerleriyle uyuştuğunu gördüler ve demokrasiyi desteklediler.그들의 가치와 부합함을 깨닫고는 민주주의를 지지해 왔습니다.
Değerleriyle uyuştuğunu gördüler ve demokrasiyi desteklediler.Per questo supportano la democrazia.
Değerleriyle uyuştuğunu gördüler ve demokrasiyi desteklediler.מותאמת עם הערכים שלה, ולכן הם תמכו בדמוקרטיה.
Değerleriyle uyuştuğunu gördüler ve demokrasiyi desteklediler.ومتوافق مع قيمهم لذا قاموا بدعم الديموقراطية
Değerleriyle uyuştuğunu gördüler ve demokrasiyi desteklediler.そしてトルコ人達は民主主義を支持するようになりました。 それは中東の他の国のイスラム教徒が、
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular. Bir sürü ölüm gördüler.De har sett sina föräldrar som kämpat med diarré, de har själva kämpat med diarré, de har sett många dödsfall.
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular.그들 자신이 설사와 투쟁하고 있는 여성들이 있습니다.
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular.Sie haben gesehen, wie ihre Eltern unter Durchfall litten, sie selbst haben darunter gelitten.
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular.נאבקים בשלשולים, הם נאבקו בשלשולים.
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular.يعانون من الإسهال. لقد عانوا من الإسهال.
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler. Kendileri ishal oldular.彼女たちは多くの死を見てきました
Ebeveynlerinin ishalle mücadelesini gördüler.Quindi, qui ci sono queste donne che hanno visto i loro genitori
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Bila kaum kaya dan berkuasa di Amerika Latin bermimpi buruk inilah mimpi itu
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Če obstaja najhujša nočna mora bogatih Američanov, je to to
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Ha a gazdag és hatalmon lévő latin-ameriakaiknak volt rémálma akkor ez volt az.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Jeśli bogaci w Ameryce Płd. mieli kiedykolwiek koszmary to właśnie na niego patrzyli
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Om de rika och mäktiga i Latinamerika hade en mardröm var det det här.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Pokiaľ bohatí a mocní v Latinskej Amerike majú nejakú nočnú moru, tak to bola táto.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Se existia um pesadelo para o poder dos ricos, na América Latina... ...era este.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Se i ricchi e i potenti dell'America Latina avevano un incubo, era questo.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Wenn die Reichen und Mächtigen Lateinamerikas einen Albtraum hatten, dann war er das.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Αν οι πλούσιοι και ισχυροί της Λατινικής Αμερικής είχαν έναν εφιάλτη... ...ήταν αυτός!
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Ако богатите и силните в Латинска Америка имат някакъв кошмар, то имат предвид точно това.
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.Если богачи и властители Латинской Америки имели ночные кошмары, то это был он
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.אם לעשירים והחזקים ,באמריקה הלטינית היה סיוט .זה היה זה
Eğer Latin Amerika'nın zengin ve güçlüleri bir kabus gördülerse, bu oydu.突然ゴーニが辞任をすると 聞いたのです
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:(67:25) Видели шествие Твое, Боже, шествие Бога моего, Царя моего восвятыне:
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:(68:25) Ils voient ta marche, ô Dieu! La marche de mon Dieu, de mon roi, dans le sanctuaire.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:aby si zbrodil svoju nohu v krvi; jazyk tvojich psov aby mal podiel z nepriateľov.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:A protož noha tvá zbrocena bude ve krvi, i jazyk psů tvých krví nepřátelskou.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Ei văd intrarea Ta, Dumnezeule, intrarea Dumnezeului meu, Împăratului meu, în locaşul cel sfînt.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:että sinä polkisit jalkasi vereen, että sinun koiriesi kieli saisi osansa vihollisista".
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:forat din fot må stampe i blod, dine hunders tunge få sin del av fiendene.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Hogy lábadat veresre fessed a vérben, ebeidnek nyelve az ellenségbõl lakomázzék.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Hỡi Ðức Chúa Trời, chúng nó đã thấy cách Chúa đi, Tức cách Ðức Chúa Trời, là Vua tôi, đi vào nơi thánh.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , chúng_nó đã thấy cách Chúa đi , Tức cách Ðức_Chúa_Trời , là Vua_tôi , đi vào nơi thánh .
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:하나님이여 저희가 주의 행차하심을 보았으니 곧 나의 하나님 나의 왕이 성소에 행차하시는 것이라
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Man sieht, Gott, wie du einherziehst, wie du, mein Gott und König, einherziehst im Heiligtum.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Opdat Israël de overwinning heeft en zelfs de honden hun deel krijgen van de vijand.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:perché il tuo piede si bagni nel sangue, e la lingua dei tuoi cani riceva la sua parte tra i nemici»
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Przetoż będzie noga twoja zbroczona we krwi, i język psów twoich we krwi nieprzyjacielskiej.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:så att du kan stampa med din fot i blod och låta dina hundars tunga få sin del av fienderna.»
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Semua melihat pawai kemenangan-Mu, ya Allah, Allahku, Rajaku, diarak ke tempat kediaman-Nya
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Se på Guds Højtidstog, min Guds, min Konges Højtidstog ind i Helligdommen!
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:¡Ved las marchas triunfales de Dios, las marchas triunfales de mi Dios y Rey, en el santuario
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Videli so svečanostni izprevod tvoj, o Bog, svečanostni izprevod Boga mojega, kralja mojega, v svetišče:
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Viu-se, ó Deus, a tua entrada, a entrada do meu Deus, meu Rei, no santuário.
Ey Tanrı, senin zafer alayını, Tanrımın, Kralımın kutsal yere törenle gelişini gördüler:Εθεωρηθησαν τα βηματα σου, Θεε τα βηματα του Θεου μου, του βασιλεως μου, εν τω αγιαστηριω.