gördük ile cümle

gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.우리는 범죄와 테러에서 패러다임의 변화를 보았습니다.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Nous avons vu que le paradigme se déplace dans le crime et le terrorisme.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Paradigmaváltásokat láttunk a bűnözés és terrorizmus területén.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Videli sme paradigmatické posuny v zločinnosti a terorizme.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Vimos mudanças de paradigma no crime e no terrorismo.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.We hebben paradigmaverschuivingen in criminaliteit en terrorisme gezien.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Wir haben in der Kriminalität und im Terrorismus Paradigmenwechsel erlebt.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Zmienił się model przestępczości i terroryzmu.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Είδαμε αλλαγές στα μοντέλα της εγκληματικότητας και της τρομοκρατίας.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Виждали сме промяна на парадигма в престъпленията и тероризма.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Мы видим изменения парадигмы преступности и терроризма.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.У світі злочинності і тероризму відбулися значні зміни.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.ראינו שינויי תבניות פעולה בעולמות הפשע והטרור.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.لقد شهدنا تحولات في الجريمة والإرهاب.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.警察の機能は もっとオープンで
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Azt találtuk, hogy minél több alapot ajánlottak, valójában annál kevesebben vettek részt!
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Descobrimos que, quanto maior for a oferta de fundos, menor era a taxa de participação.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.E abbiamo scoperto che, maggiori erano le opzioni, meno si era invogliati a sottoscrivere un'assicurazione.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Encontramos que cuanto mayor era el número de fondos ofrecidos, había menos participación.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.그리고 우리가 알게 된 것은, 더 많은 편드가 제공될 수록 분명, 참여 비율은 낮아진다는 것이었습니다.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Och vad vi upptäckte var att, ju fler fonder som erbjöds, desto lägre deltagande.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Og det vi fandt ud af var, at jo flere fonde, der udbydes, jo mindre var deltagelsen minsandten.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Okazało się, że im więcej funduszy w ofercie, tym rzadziej przystępowano do programu.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Přišli jsme na to, že čím více fondů nabízely, tím menší byla míra zapojení.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Prišli sme na to, že čím viac fondov ponúkali, tým menšia bola účasť - zapojenie sa.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Și ceea ce am aflat că pe cât de multe fonduri ofeream, cu atât rata de participare era mai mică.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Và chúng tôi phát hiện rằng Càng nhiều nguồn được đưa ra thì thật sự, tỉ lệ tham gia càng ít
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.We ontdekten dit: hoe meer fondsen je aanbood, hoe lager de participatiegraad.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Врешті, ми визначили, що чим більше варіантів пропонує програма, тим менше в неї учасників.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.Мы обнаружили, что чем больше вариантов предлагалось, тем меньше был процент участия в накоплении.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.ומה שמצאנו הוא שככל שהציעו יותר קרנות, אכן, שיעור ההשתתפות קטן.
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.وما وجدناه كان كلما زاد عدد الصناديق المعروضة في الواقع كان هناك اقل نسبة للمشاركة
Biz şunu gördük, daha fazla fon seçeneği sunulduğunda katılım daha az oluyor.ファンドの選択肢が多ければ多いほど 実際に加入率が低下するということでした ですから両極端を見ると
Boru kurtçuğu adı verilen şeyler gördük, bunlar da karides, hepsi yerden gelen kimyasal enerjiyle yaşıyor.Мы видели так называемых трубчатых червей, а это креветки, живущих за счёт химической энергии из морского дна.
Boru kurtçuğu adı verilen şeyler gördük, bunlar da karides, hepsi yerden gelen kimyasal enerjiyle yaşıyor.ראינו דברים המכונים "תולעת מניפה" - אלה הם חסילונים - כולם ניזונים מאנרגיה כימית שנובעת מתוך כדור הארץ;
Böyle başlayıca zaten elektronun NADPH'te sonlandığını gördük.이걸로 시작하게 되면, 우리는 벌써 결국은
Böyle başlayıca zaten elektronun NADPH'te sonlandığını gördük.NADPH 내부의 전자로 끝나게 돼요.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Am descoperit că aria pentru culoare şi cea pentru numere sunt alăturate în creier, în girusul fusiform.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Havaitsimme, että värialue ja numeroalue ovat aivoissa ihan kinni toisissaan, gyrus fusiformiksessa.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.색깔영역과 숫자영역이, 뇌의 방추 이랑 안에 서로 바로 옆에 위치한다는 것을 알아냈습니다.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Odkryliśmy, że w mózgu obszary kolorów i liczb leżą tuż obok siebie, w zakręcie wrzecionowatym.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Takže víme, že oblasti pro barvu a pro čísla jsou v mozku hned vedle sebe, ve fusiformním závitu.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Takže zistili sme, že oblasť farieb a oblasť čísel sú v mozgu, vo fusiformnom závite, hneď vedľa seba.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Vi upptäckte att områdena för färg och nummer ligger bredvid varandra i hjärnan, i fusiform gyrus.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.Ми визначили, що кольорова та числова області мозку знаходяться одна біля одної, у веретеноподібній звивині.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.אז אנחנו מצאנו שאזורי הצבעים והמספרים הם מאוד סמוכים במח, בפיתול דמוי-כישור (fusiform gyrus).
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.وجدنا أن منطقة الألوان ومنطقة الأرقام بجوار بعضها البعض في الدماغ، في التلفيف المغزلي.
Böylece biz, renk bölgesi ve sayı bölgesinin beynin fusiform gyrus bölgesinde yan yana olduğunu gördük.真横に位置していることがわかりました 紡錘状回の中です そこで 脳の中で色と数字の間に
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.4つの塩基の順番が重要だったのです
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Also sahen wir, wie genetische Informationen übertragen werden.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Am văzut prin urmare cum este transportată informaţia genetică.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Así que vimos cómo es que se pasa la información genética.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük. Bu dört bazın dizilimiydi.Nous pouvions donc voir comment l'information génétique était portée.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük. Bu dört bazın dizilimiydi.Visualizámos como era transportada a informação genética, na ordem das quatro bases.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Chúng tôi đã nhìn ra cách thông tin di truyền được mang đi như thế nào.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Così era possibile vedere come si trasferiva l'informazione genetica.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Jadi kami melihat bagaimana informasi genetik dibawa.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.그래서 우리는 유전적 정보가 어떻게 운반되는지 보았습니다.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Láttuk tehát, mi hordozza a genetikai információt.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Så vi så hvordan genetisk information bliver båret videre.

İlgili Sayfalar