gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.We kennen Star Trek en het zijn allemaal holodeck-afleveringen.
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.Wir haben alle diese "Star Treks" mit den Holodeck-Folgen gesehen.
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.Видели сме всички тези Стар Трек епизоди, и също всички тези холодек епизоди.
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.Мы видели все эти эпизоды из "Звездного пути", включая и "голографическую палубу".
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.ראינו את כל הפרקים הללו של סטאר טרק, וכל פרקי בהם הופיע ה"חדר ההולוגרמות".
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.رأينا كل حلقات مسلسل ستار تريك و و حلقاتهم الكارتونية أيضا.
Biz bütün bu Uzay Yollarını gördük, hepsinde de hologramlı köprü üstü bölümleri de var.聴くたびに鳥肌がたちます。
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Albowiem my nie możemy tego, cośmy widzieli i słyszeli, nie mówić.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››căci noi nu putem să nu vorbim despre ce am văzut şi am auzit.``
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››car nous ne pouvons pas ne pas parler de ce que nous avons vu et entendu.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››for vi kan ikke la være å tale om det som vi har sett og hørt.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››우리는 보고 들은 것을 말하지 아니할 수 없다 하니
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Lebo my nemôžeme nehovoriť o tom, čo sme videli a počuli.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Mert nem tehetjük, hogy a miket láttunk és hallottunk, azokat ne szóljuk.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››mutta me emme voi olla puhumatta siitä, mitä olemme nähneet ja kuulleet".
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Nebť nemůžeme nemluviti toho, co jsme viděli a slyšeli.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Ne moreva namreč, da ne bi govorila tega, kar sva videla in slišala.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››noi non possiamo tacere quello che abbiamo visto e ascoltato»
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››pois nós não podemos deixar de falar das coisas que temos visto e ouvido.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Porque nosotros no podemos dejar de decir lo que hemos visto y oído
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Sebab kami tidak bisa berhenti berbicara mengenai apa yang sudah kami lihat dan dengar sendiri.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Thi vi kunne ikke lade være at tale om det, som vi have set og hørt."
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››vi för vår del kunna icke underlåta att tala vad vi hava sett och hört.»
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Vì , về phần chúng_tôi , không có_thể chẳng nói về những điều mình đã thấy và nghe .
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Vì, về phần chúng tôi, không có thể chẳng nói về những điều mình đã thấy và nghe.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Wij kunnen gewoon niet zwijgen over wat wij hebben gezien en gehoord."
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Wir können's ja nicht lassen, daß wir nicht reden sollten, was wir gesehen und gehört haben.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Διοτι ημεις δεν δυναμεθα να μη λαλωμεν οσα ειδομεν και ηκουσαμεν.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Мы не можем не говорить того, что видели и слышали.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››Не можна бо нам того, що видїли й що чуди, не говорити.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››כי לא נוכל אנחנו לחדל מדבר את אשר ראינו ושמענו׃
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››لاننا نحن لا يمكننا ان لا نتكلم بما رأينا وسمعنا.
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››我 們 所 看 見 所 聽 見 的 、 不 能 不 說
Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz.››我 們所 看見所聽見 的 、 不 能 不 說
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.우리가 인간이 자만스럽게 단지 인간만이 가능할 것으로 여긴 것을 해내는 동물을 연구할 때마다 그 경계는 점점 더 희미해졌습니다.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.והוא נעשה מטושטש יותר ככל שאנחנו מגלים שבע"ח עושים דברים שאנחנו, ביהירותנו, חשבנו שעושה אותם רק האדם.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.ويصبح أرفع في كل وقت حيث نجد الحيوانات تفعل أشياء التي نفعلها، في غرورنا، واستخدام التفكير كان للإنسان فقط.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.違うとわかるたびに境界線は更に曖昧になります 時間の関係上 すべては語れませんが
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Das hier war das, was wir sahen.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Jag får gåshud bara av att tala om det. Det var oerhört känslosamt.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.관측선에서 내려다 본 타이탄의 지표 사진이 이것입니다.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Titanova povrchu pořízěné ze sondy. A toto je, co jsme viděli.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Titanovega površja s sonde. Videli smo tole.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Toto je to, čo sme videli.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Да видиш ето това.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.Ось що ми побачили.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.של פני השטח של טיטאן מהגשושית. וזה מה שראינו.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.لسطح "تايتان" بواسطة المسبار. وهذا هو ما رأيناه.
Bizim gördüklerimiz işte bunlardı.衝撃的な写真でした なぜなら 我々が
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,Entonces, la pregunta interesante es:
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,기계를 써서 만들고 있었습니다. 그래서 여기서 흥미로운 질문은,
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,Vậy, câu hỏi thú vị là,
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,לאלה שראינו בקיוטו. וכך, השאלה המעניינת היא,
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,التي رأيناها في كيوتو. لذا ، فإن السؤال المثير للاهتمام هو ،
Biz Kyoto'ya döndüğümüzde gördük. yani ilginç bir soru ,ここでおもしろい質問が一つ、 日本のフォーチュンクッキーが
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Abbiamo visto cambi di paradigmi nel crimine e nel terrorismo.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Am văzut revoluționarea infracțiunilor și a terorismului.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Byli jsme svědky posunu v paradigmatech týkajících se zločinu a terorismu.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Chúng ta từng thấy sự thay đổi trong mô hình tội phạm và khủng bố.
Biz suç ve terörizm içinde paradigma değişiklikleri gördük.Hemos visto cambios de paradigmas en el crimen y el terrorismo.