gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Tak jsme viděli, jak se přenáší genetická informace.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.We zagen dus hoe genetische informatie overgedragen wordt.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Więc mogliśmy zobaczyć jak transportowana jest informacja genetyczna.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Έτσι είδαμε πως μεταφέρονται οι γενετικές πληροφορίες.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Така че, ние видяхме как се пренася генетичната информация.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.Так мы узнали, как хранится генетическая информация.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.ראינו איך נישא המידע הגנטי.
Böylece genetik bilginin nasıl taşındığını gördük.لذلك شاهدنا كيف تحمل المعلومات الوراثية.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Am observat ca aceasta zona numita cortex prefrontal s-a activat intens.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Avevamo quindi quest'area, la corteccia prefrontale mediale la cui attività aumentava.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Chamamos a esta área focal córtex pré-frontal mediano que aumentou a atividade.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Dus zagen we dit centrale gebied, de mediale prefrontale cortex, waar de activiteit omhoog ging.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.그래서 우리에게는 중앙 전두엽 피질이라고 불리는 이런 중점 영역이 있었습니다.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Tak więc mamy ten centralny obszar zwany środkową korą przedczołową którego aktywność poszła w górę.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Takže ústrednou oblasťou je mediálny prefrontálny kortex, kde došlo k zvýšeniu aktivity.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Tehát itt ez a fokális terület, amit mediális prefrontális kéregnek nevezünk, amelyben az aktivitás megnőtt.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Y tuvimos este foco de actividad llamado corteza prefrontal media que registró mucha actividad.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.И така, имахме тази област на действие, наречена медиална префронтална кора, която стана много активна.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Эта очаговая зона, называемая медиальная префронтальная кора мозга, имела наибольшую активность.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.וכך, קיבלנו אזור ממוקד זה שנקרא האונה הקדמית האמצעית שבה הוגברה פעילות באופן משמעותי.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.ومن ثم لدينا هذه المناطق التي فيها التركيز ..والتي ندعوها " قشرة الفص الجبهي الإنسي " وقد حصل فيها نشاط كبير
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.演奏中に活性化していることが分かりました 外側前頭前皮質と呼ばれる領域が
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.하지만 우리는 이 무대에서 조차도 과학과 함께 합니다, 제가 말씀드리고 있는 것이 무엇인지 모르는 체 하지 마세요.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Maar dat hebben we hier nog gezien. Doe nou niet alsof jullie niet weten waar ik het over heb.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Słyszeliśmy to nawet z tej sceny, więc nie udawajcie, że nie wiecie, o czym mowa. (Śmiech)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Они далеки от мира. Но даже они были на этой сцене. Так что не делайте вид, что вы не знаете, о чем я говорю.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.Това се случи дори тук, на сцената, така че не се дръжте, като че ли не знаете за какво говоря. (Смях)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.אף היו לנו כאלה על הבמה, אז אל תתנהגו כאילו אתם לא יודעים על מה אני מדברת.
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.لكننا شهدنا ذلك حتى هنا على المسرح، لذا فلا تتظاهروا بأنكم لا تعلمون ما أتحدث عنه.(ضحك)
Böylelerini bu sahnede bile gördük, o yüzden bilmiyormuş gibi yapmayın.この舞台で出た話ですから 何の話だかわからない ふりをしないで下さい (笑)
Boylelikle, bunu hemencecik gordukDamit Sie wissen, dass sofort.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukDat weet je gelijk.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukDeci, ştiţi că imediat.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukDonc, vous savez immédiatement.
Boylelikle, bunu hemencecik gorduk그 건 바로 알 수 있겠죠.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukQuindi gia' lo sai.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukSen tietää saman tien.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukTo można natychmiast wywnioskować z rysunku.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukTo zjistíme hned.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukΟπότε το ξέρετε αυτό κατευθείαν.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukТака че, вие разбирате това веднага.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukТаким образом, вы это уже сразу поняли.
Boylelikle, bunu hemencecik gordukوانت تعلم هذا مباشرة
Boylelikle, bunu hemencecik gordukそして、どのように私達が 傾きを理解しているのかを
Böyle vak'alar gördük. 1960'larda Bolivya'ya ilk geldiğimde, El Alto güç bela varoluyordu.La primera vez que vine a Bolivia, en los años 60, El Alto casi no existía.
Böyle vak'alar gördük.60年代にはエルアルトは ほんの小さな町でした
Böyle vak'alar gördük.Das sieht man hier öfter.
Böyle vak'alar gördük.Já assistimos a vários casos iguais a este.
Böyle vak'alar gördük.Kami menyaksikan kasus semacam ini
Böyle vak'alar gördük.Si sono visti casi come questo.
Böyle vak'alar gördük.Takéto prípady tu boli.
Böyle vak'alar gördük.Több ilyen esetről is tudunk.
Böyle vak'alar gördük.Vi har sett sådana här fall.
Böyle vak'alar gördük.We have seen cases like this.
Böyle vak'alar gördük.Widzieliśmy takie przypadki wcześniej.
Böyle vak'alar gördük.Έχουμε δει και άλλες περιπτώσεις σαν και αυτή.
Böyle vak'alar gördük.Има случаи като този."
Böyle vak'alar gördük.Мы видели такие случаи, как этот (Автомобильные гудки)
Böyle vak'alar gördük..לא ראינו מקרים כאלו בעבר
Brezilya'da da onu gördük.Đó cũng là thứ chúng tôi thấy ở Brazil, trong những cuộc thử nghiệm khác.