gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jedného dňa sme zistili, že Mario sa nepozerá na našu ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ale jednoho dne jsme zjistili, že Mario se nedívá na naši ruku.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Dar într-o zi am văzut că Mario nu se uita la mâinile noastre.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.하지만 어느 날 우리는 마리오가 우리의 손을 보지 않고 있다는 것을 알아챘어요.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Maar op een dag zagen we dat Mario niet naar onze handen keek.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mais un jour nous nous sommes rendu compte que Mario ne regardait pas notre main.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Mas, um dia, descobrimos que o Mario não estava a olhar para a nossa mão.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Ma un giorno abbiamo scoperto che Mario non guardava la nostra mano.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Men en dag bemærkede vi at Mario ikke kiggede på vores hånd.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Men en dag upptäckte vi att Mario inte tittade på våra händer.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Namun suatu hari kami tahu bahwa Mario tidak melihat tangan kami.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Nhưng một hôm, chúng tôi phát hiện ra Mario không nhìn vào tay chúng tôi.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük. O, bize bakıyordu.Aber eines Tages bemerkten wir, dass Mario nicht unsere Hände beobachtete, sondern uns.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Pero un día descubrimos que Mario no estaba mirando nuestras manos.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Pewnego dnia odkryliśmy, że Mario nie patrzy na nasze dłonie.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Viszont egy nap észrevettük, hogy Mario nem nézi a kezünket.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Yhtenä päivänä huomasimme, että Mario ei katsonutkaan käsiämme.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Όμως, μια μέρα ανακαλύψαμε πως ο Μάριο δεν κοιτούσε το χέρι μας.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Але одного дня ми зрозуміли, що Маріо дивиться не на нашу руку.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Но един ден открихме, че Марио не гледа в ръцете ни
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.Но однажды мы обнаружили, что Марио смотрел не на наши руки.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.אבל יום אחד גילינו שמריו לא מסתכל עד היד שלנו.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.لكن في أحد الأيام أكتشفنا أن ماريو لم يكن ينظر لأيادينا.
Ancak bir gün, Mario'nun ellerimize bakmadığını gördük.私たちの手ではなく 私たちの全てだと気づきました
Ancak bir şekilde yukarı ulaşmışlar ve gördükleri şeyAle dotarli na szczyt.
Ancak bir şekilde yukarı ulaşmışlar ve gördükleri şey하지만 그들은 결국 꼭대기까지 올라갔고, 삼나무 사막이 아니라
Ancak bir şekilde yukarı ulaşmışlar ve gördükleri şeyאבל הם הגיעו לצמרת, ומה שהם מצאו
Ancak bir şekilde yukarı ulaşmışlar ve gördükleri şeyلكنهم استطاعوا الوصول إلى القمة، والذي وجدوه
Ancak bir şekilde yukarı ulaşmışlar ve gördükleri şeyそこで見たのは砂漠ではなく失われた世界
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Aber dann sehen wir außergewöhnliche Unterschiede.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Ale pak tu vidíme neobyčejné rozdíly.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Ampak opažamo ogromne razlike.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.De látunk elképesztő különbségeket is.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Maar dan zien we buitengewone verschillen.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Mais ensuite, nous voyons les différences extraordinaires.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Mas também vemos diferenças extraordinárias.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Pero entonces vemos las diferencias extraordinarias.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Guardate queste due.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Hãy nhìn hai trường hợp này
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Katsotaanpa näitä kahta.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.여기 이 두 가지 경우를 봐주세요.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Perhatikan dua orang ini.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Popatrzcie na te przykłady.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Se på disse to.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Uitaţi-vă la aceştia doi.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Κοιτάξτε αυτούς τους δύο.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Возьмём ещё два примера.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.Ось ще кілька прикладів.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.אז הביטו בשניים הבאים.
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.انظروا إلى هاتين الإثتنين
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük. Şu iki örneğe bakın.カナダの女性のケースですが
Ancak daha sonra sıradışı farklar gördük.Но тогава ние виждаме извънредни разлики.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Aber wenn sie erst einmal seine wahren Farben entdecken, dann werden sie wohl als erstes Nein sagen.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Ale kiedy zobaczą jego prawdziwą naturę, pewnie się nie zgodzą.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Dar cand ii vor vedea culoarea adevarata, probabil vor spune nu mai intai.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Ko pa bodo videli, kakšen je v resnici, ga bodo verjetno najprej zavrnili.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Maar als ze eenmaal zijn ware ik zien, zullen ze waarschijnlijk als eerste nee zeggen.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Mais une fois qu'ils verront son vrai visage, ils vont probablement dire non en premier.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Ma una volta che avranno visto come é in realtà, diranno probabilmente di no.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Men när dom väl ser hans sanna färger så säger dom nog nej först.