gördük ile cümle

gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum. Bu Castleton çinisiDe természetesen 25 éves korom óta dolgozom, többnyire azt csinálom, amit itt láthatnak Ez Castleton porcelán.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum. Bu Castleton çinisiEvident muncesc de la 25 de ani, făcând mai mult sau mai puțin ceea ce puteți vedea aici.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Maar, natuurlijk, ik ben aan het werk sinds 1925, en deed min of meer wat je hier ziet.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Mais, évidemment, je travaille depuis que j'ai 25 ans, faisant plus ou moins ce que vous voyez là.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Ma, naturalmente, lavoro da quando avevo 25 anni, facendo più o meno quello che vedete qui.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Nhưng, tất nhiên, tôi đã làm việc từ lúc 25 tuổi, làm những thứ mà các bạn thấy ở đây.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Pero, por supuesto, trabajo desde los 25, haciendo más o menos lo que ven aquí.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Εννοείται φυσικά ότι εργάζομαι από τα 25 μου, κάνοντας περίπου αυτό που βλέπετε.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Как я уже говорила, я работаю с 25-го года и делаю приблизительно то, что вы здесь видите.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Но разбира се, аз работя от 25 годишна и плодът на работата ми е пред вас.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.אבל, כמובן, אני עובדת מגיל 25, עושה פחות או יותר מה שאתם רואים כאן. זו חרסינת קסלטון.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.ذلك بالطبع لأنني أعمل منذ كنت في الخامسة والعشرين أقوم بما ترونه هنا. هذه صينية كاسيلتون
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.ここでお目にかけているようなものを手がけました これはキャッスルトン・チャイナ こちらはニューヨーク近代美術館の展示品
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -Ale to dalej może nie być satysfakcjonujące bo wszystko co do tej pory widzieliśmy wyglądało inaczej.
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -Pero todavía podría resultar insatisfactorio porque todo lo que hemos visto antes tenía otro aspecto.
Ama yine de, daha önce gördüklerimiz şu şekilde olduğu için, ikna olmamış olabilirsiniz. -لكنه لا يزال غير مقنعاً لأن كل شيئ رأيناه سابقاً يشبه هذا
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Aux Etats-Unis, nous avons une approche quelque peu différente. Nous -- (Rires)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Az Egyesült Államokban ettől valamennyire különböző álláspont van jelen. Szerintünk - (Nevetés)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)In den Vereinigten Staaten gehen wir der Sache allerdings etwas anders an. Wir -- (Gelächter)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)In de VS hebben wij een iets andere benadering gehad. Wij -- (gelach)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)În Statele Unite, am avut o abordare oarecum diferită. Noi -- (râsete)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)I USA har vi ett lite annorlunda angreppssätt. Vi -- (Skratt)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)미국에서는 조금 다른 방법으로 접근하고 있습니다. 우리는 -- (웃음)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Meillä Yhdysvalloissa on vähän erilainen lähestymistapa. Me -- (Naurua)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Negli Stati Uniti abbiamo avuto un approccio leggermente differente. Noi -- (Risate)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Nos EUA tivemos uma abordagem um tanto ou quanto diferente. (Risos)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Nosotros -- (risas)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)V Spojených štátoch máme trochu iný prístup. My -- (Smiech)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)V USA máme poněkud jiný přístup. My - (smích)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)W USA mieliśmy trochę inne podejście. My - (Śmiech)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)Στις Ηνωμένες Πολιτείες είχαμε μια κάπως διαφορετική προσέγγιση. Εμείς -- (Γέλια)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)В США у нас как-бы другой подход. Мы - (Смех)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)В Съединените щати приложихме донякъде различен подход.
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)בארה"ב יש לנו גישה קצת שונה. לנו -- (צחוק)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)في الولايات المتحدة لدينا نظرة مختلفة إلى حد ما. نحن (ضحك)
Amerika'da biz biraz daha farklı bir yaklaşım gördük.Biz- (Gülüşler)(笑) アル ゴアが大統領になれば良かったのですが...
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Consider că americanii văd fragilitatea schimbării.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Descobri que os norte-americanos vêem fragilidade nas mudanças.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Die Amerikaner erkennen, wie unsicher solche Veränderungen sind.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Encuentro que los estadounidenses ven la fragilidad de los cambios.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Ik merk dat de Amerikanen kijken naar de kwetsbaarheid van de veranderingen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jag tycker att amerikanerna ser bräckligheten i förändringar.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jeg føler at amerikanere ser skrøbeligheden i forandringen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Je trouve que les Américains voient la fragilité des changements
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.제가 보기에 미국 사람들은 변화가 취약하다고 생각하는 것 같습니다.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Opažam, da se Američanom te spremembe zdijo krhke.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Sądzę, że Amerykanie postrzegają kruchość wprowadzonych zmian.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tapasztalom, hogy az amerikaiak törékenynek látják a változásokat.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tôi thấy rằng người Mỹ thấy sự yếu ớt, dễ vỡ trong những thay đổi.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Trovo che gli americani percepiscano fragilità in questi cambiamenti.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zisťujem, že Američania považujú zmeny za krehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zjistila jsem, že Američané považují změny za velmi křehké.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Θεωρώ ότι Αμερικανοί βλέπουν πόσο εύθραυστες είναι οι αλλαγές.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мені здається, що американці вбачають нетривалість у змінах.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мисля, че американците виждат нестабилността на промените.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Мне кажется, что американцы считают эти перемены недолговечными.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.אמריקנים רואים את השבריריות של השינויים.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.أرى أن الأمريكان يجدون ضعف في التغييرات
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.私は アメリカ軍撤退後は こうした変革は
Ancak benim dini içtenliğim, gördüklerimi göz ardı etmemi sağlamıştı.그것은, 하지만 내 종교 성의 현실의 내 마음에서 그것을 차단 했다.

İlgili Sayfalar