gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Một khi đã nhìn thấy con người thật của nó, chắc họ sẽ nói không liền.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Tapi begitu mereka melihat yang sebenarnya, mereka pasti tidak akan mau.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Αλλά μόλις δουν τον πραγματικό του εαυτό, πιθανώς να αρνηθούν.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.Но как только они увидят его настоящего, они сами скажут "нет".
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Ale s tužkou v ústech, když nemohli zapojit do úsměvu mimiku, tak dobří nebyli.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Cu creionul în gură însă, când nu puteau imita zâmbetul pe care îl vedeau, evaluarea le era afectată.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.De a ceruzával a szájukban, amikor nem tudták utánozni a látott mosolyt, romlott az ítélőképességük.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.하지만 입에 연필을 물고서 그들이 봤던 미소를 흉내내지 못했을 때는, 판단이 정확하지 못했죠.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Pero con el lápiz en la boca al no poder imitar la sonrisa que veían su juicio estaba limitado.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Αλλά με το μολύβι στο στόμα τους, όταν δεν μπορούσαν να μιμηθούν το χαμόγελο που έβλεπαν, η κρίση τους θόλωνε.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Але з олівцем в зубах, коли вони не могли зімітувати усмішку вони побачили, що їхнє рішення було помилковим.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Но с молив в устата, когато не можели да имитират усмивката, която виждали, тяхната преценка била нарушена.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.אך עם העיפרון בפיהם, כאשר לא יכלו לחקות את החיוך שראו, השיפוט שלהם נפגע.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.但有支鉛筆響個口度嗰陣 佢哋唔能夠模仿見到嘅笑容 而佢哋嘅判斷就有誤差
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.笑顔の真似が出来なくなり 判断力も鈍りました (会場: 笑い声)
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.Ansari X PRIZE přijít s inovacemi.
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.Ansari X PRIZE şi-a adus contribuţia la inovare.
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.각각의 분야가 지름길로 갈 수 있게 해 줬다는 것을 알았습니다.
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.Ансари X PRIZE помогна да се заобиколят тези неща за иновациите.
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.שפרס אנסארי X עזר לעקוף את הקשיים למען החדשנות.
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.لفكرة جائزة " انصاري إكس " لكي نحفز الابداع ونصنع طرقاً مختصرة له
Ansari X PRIZE'ın işleri kolaylaştırdığını gördük.私たちは組織として どうやって 賞を考え出すかという
Arabamızın camından fok balıkları gördük우리는 차창 밖으로 물개를 보고,
Arabamızın camından fok balıkları gördükממש ראינו כלבי ים מחוץ לחלון המכונית שלנו,
Arabamızın camından fok balıkları gördükلقد شاهدنا تجمعاً لفقم البحر من نافذة السيارة
Arabamızın camından fok balıkları gördük車を停めて素早く写真を撮ったのですが
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.Avem instrumentele, am vorbit de câteva adineaori şi mereu aducem altele noi.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.우리는 이를 위해 필요한 도구를 쥐고 있습니다. 조금 전 몇 개를 봤고 또 계속해서 새로운 것을 만들어내고 있습니다.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.Mamy narzędzia: przed chwilą zobaczyliśmy sugestie zmian, i ciągle wymyślamy nowe.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.Tenemos las herramientas, vimos una muestra hace un momento, y estamos ideando nuevas constantemente.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.Wij hebben de middelen: we zagen daar zo-even een glimp van en we vinden er de hele tijd nieuwe.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.Имаме инструментите: видяхме намек за това по-рано, а и постоянно излизаме с нови.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.יש לנו את הכלים: ראינו רמז לכך לפני רגע, ואנחנו ממציאים כלים חדשים כל הזמן.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.لدينا الأدوات اللازمة ، لقد رأينا أمثلة عن هذا قبل قليل، ولدينا نماذج جديدة أخرى طوال الوقت.
Araçlara sahibiz; buna dair bir ipucu gördük demin, ve biz yeni şeylerle çıkageliyoruz.それに新しいツールは常に登場しますからね 人間には知識がありますし
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Chúng ta có. Chúng ta thấy. Chúng hiệu quả.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.우린 그런것들을 가지고 있어요. 보기도 했지요. 그런것들은 작동합니다.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Las tenemos. Las hemos visto. Funcionan.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Le avem, le-am văzut, funcționează.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Li abbiamo. Li abbiamo visti. Funzionano.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Máme je. Máme je prostudované. Víme, že fungují.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Mamy je. Dostrzegliśmy. Działają.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Megvannak. Láttuk őket. Működnek.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Nous les avons vus. Ils fonctionnent.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.We hebben ze. We hebben ze gezien. Ze werken.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Wir haben sie. Wir haben sie gesehen. Sie funktionieren.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Τα έχουμε. Έχουμε δει. Λειτουργούν.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.Они есть. Мы их видели. Всё работает.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.יש לנו אותם. ראינו אותם. הם עובדים.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.نحن نمتلكها، انها ملموسه، وهي تعمل.
Araçlar burada, gördük ki çalışıyorlar.我々は使えるでしょうか?
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Abbiamo visto cosa può fare una ricerca nella soluzione di problemi.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Již jsme viděli, co hledání dokáže při řešení problému.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Nous avons vu ce qu'une recherche peut faire pour résoudre un problème.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Už sme videli, čo hľadanie dokáže pri riešení problému.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Vi har set hvad søgning kan gøre for problemløsning.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Vi har sett vad sökning kan göra för roblemlösning.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Widzieliśmy, jak można używać wyszukiwania do rozwiązywania problemów.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Wir haben gesehen, wie Suchalgorithmen Probleme lösen können.
Aramanın problem çözmede neler yapabileceğini gördük.Ранее мы наблюдали как поиск может помочь в решении задачи.