gördük ile cümle
gördük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sen gördük.A jednak widziałem.
Ama sen gördük.A predsa ste videli.
Ama sen gördük.A přesto jste viděli.
Ama sen gördük.En toch heb je gezien hebben.
Ama sen gördük.Eppure avete visto.
Ama sen gördük.És még láttál.
Ama sen gördük.Et pourtant, vous avez vu.
Ama sen gördük.In vendar ste videli.
Ama sen gördük.Ja kuitenkin olette nähneet.
Ama sen gördük.그리고 아직 당신이 보았다.
Ama sen gördük.Namun Anda telah melihat.
Ama sen gördük.Och ändå har du sett.
Ama sen gördük.Og alligevel har du set.
Ama sen gördük.Şi totuşi le-aţi văzut.
Ama sen gördük.Und doch haben Sie gesehen.
Ama sen gördük.Và bạn đã thấy.
Ama sen gördük.Και όμως έχεις δει.
Ama sen gördük.И все пак сте видели.
Ama sen gördük.И еще вы видели.
Ama sen gördük.І ще ви бачили.
Ama sen gördük.ובכל זאת ראית.
Ama sen gördük.وبعد رأيتم.
Ama sen gördük.それはちょうど私のポイントです。
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Aber das Training hatte schon seine Vorteile Immerhin konntest du mit mir mithalten.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Ćwiczenia nie poszły na marne patrząc na to jak dorównywałaś mi tempa
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Dar daca ma gandesc a avut ceva beneficii. dupa ce am vazut ca ma poti urmari.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Maar het sporten had wel wat voordelen. Na het zien dat het je in staat bent om goed te volgen.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Mais faire du sport présente certains avantages. Tu as pu être en mesure de me suivre...
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Mal l'allenamento ha alcuni benefici. Dopo tutto ho visto che riesci a seguirmi bene.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Men att träna hade sin fördel. Efter att ha sett följa efter bra.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Nhưng chạy như thế này xem ra cũng có ích lợi. Sau khi thấy cậu cũng có khả năng theo dõi khá đó chứ.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Sepertinya olah raga ada manfaatnya. Kulihat kau bisa mengikuti dengan baik.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Αλλά η άσκηση απέδωσε καρπούς. Αφού είδα πως μπόρεσες να ακολουθήσεις χωρίς δυσκολία.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Но тренировката се оказа полезна. Виждам, че спокойно можеш да ме следваш.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.Но тренировки оказались весьма полезны. Как вижу, ты в отличном состоянии, раз следуешь за нами.
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.אבל מסתדר שיש יש כמה יתרונות. אחרי שראיתי שאת מסוגלת לעקוב היטב
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.و لكن للرياضة التي مارستيها بعض الفوائد بعد رؤية قدرتك على اللحاق بي جيدا
Ama senin böyle iyi bir takipçi olduğunu gördükten sonra egzersiz yapmanın yararı olabilirmiş.あっ でも・・・あんた知ってた? 私が尾行してたこと?
Ama sonra başka bir tane daha gördük, ve ikisi zig zag halinde gidiyorlardıLuego vimos que se le unía otro, y que ambos avanzaban en zig zag golpeando a la gente.
Ama sonra başka bir tane daha gördük, ve ikisi zig zag halinde gidiyorlardıSedan såg vi ett till komma och de båda körde i sicksack.
Ama sonra başka bir tane daha gördük, ve ikisi zig zag halinde gidiyorlardıثم رأينا مدرعة أخرى تنضم لها والاثنين بيمشوا في خطوط متعرجة
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aber es sollte sich nicht so einfach herausstellen, wie es zunächst aussah.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aí o Dan liderou a equipa de síntese deste cromossoma com mais de um milhão de pares de bases.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Dar s-a dovedit că nu avea să fie aşa de uşor până la urmă.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.De kiderült, hogy végül mégsem lesz olyan egyszerű.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.하지만, 이 실험은 쉽게 마무리되지 않았습니다.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Maar uiteindeljk bleek het niet zo eenvoudig te zijn.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Mais il s'est avéré que ce ne serait pas si simple en fin de compte.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Ma non fu così semplice.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Okazało się, że to nie takie łatwe.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Pero resultó que no iba a ser tan simple al final.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Αλλά αποδείχτηκε ότι δεν επρόκειτο να είναι τόσο απλό τελικά.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Но ближе к концу оказалось, что это не так просто.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Но се оказа, че нямаше да бъде толкова просто, в крайна сметка.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.אבל התברר שזה לא יהיה כ"כ פשוט.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.ولكنه تيبن بانه لن يكن الامر سهلا في النهاية.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.そして3ヶ月分 後戻りすることになりました
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.저는 1925년 부터 지금 보시는것 같은 도예품을 계속 만들고 있습니다. 이것은 뉴욕현대미술관에
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum.Ale, rzecz jasna, pracuję od 25. roku życia, nad takimi rzeczami, jak tu widzicie.
Ama, tabii ki, 25 yaşımdan beri çalışıyorum, aşağı yukarı burada gördüklerinizi yapıyorum. Bu Castleton çinisiAber natürlich, ich arbeite seit 1925 und stelle mehr oder weniger das her, was Sie hier sehen.