görüyor ile cümle
görüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lee "Eski müziklerimizi dinlediğimde o sırada hayatımda nasıl bir aşamada olduğumu yansıttıklarını görüyorum.«Каждый раз, когда я смотрю на твоё лицо, Оно напоминает мне места, где были мы.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.И они актуальны только в один момент.
Kendisini gelecek vadeden bir genç subay olarak görüyordu.Тогда же ему было присвоено воинское звание Младший лейтенант.
Video meliora proboque deteriora sequor İyi yolu görüyor ve takdir ediyorum, ancak kötü yolu seçiyorum.«Video meliora proboque — deteriora sequor» не принимается им в соображение.
İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı.Они себя считали надклассовой группой.
Ford, filmi çok karanlık ve kasvetli bir fantastik film olarak görüyor.В фильме показана по-настоящему удивительная и фантастическая история.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.В первый раз он убивает налётчика, пытавшегося его ограбить.
Ancak daha sonra gerçekten uyanıyorum ve 32 yaşında olduğumu görüyorum.Ну а получилось так, что умного я встретила только в 38 лет, в 39 вышла замуж.
Ekonomistler, ürün piyasalarındaki reformlarda çok fazla büyüme görüyorlar.يعزو العديد من الاقتصاديين النمو إلى الإصلاحات في أسواق المنتجات.
Bunu biz bir insanlık borcu ve tarihi bir borç olarak görüyoruz." demiştir.من أمثلة ذلك: ننسب إنسان إلى قبيلة "قريش" فنقول قرشيّ.
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.من 1487 إلى 1697 نرى انخفاضا كبيرا في عدد سكان فلامرتينج.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.كما قامت أيضا بالدراسة لكي تصبح ممرضة.
Higuchi, Nippon Sport Science Üniversitesi'nde eğitim görüyor.تعلمت في Nippon Sport Science University .
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.قال جابر: «فأشهد بالله أنّي هكذا رأيت في اللّوح مكتوباً.»
(Görüyor)' 'Görüp-durur.وقيل اليقين رؤية العيان.
Ve bunların gözleri keskindi: Görüyorlardı.فحلفوا له: ما رأوه، فلزمهم.
Onlar kendilerini Yüce ve Ulu Allah'ın huzuruna giriyor ve Görünmeyen'i görüyor saymalıdırlar.هنالك حركة جليلة ستنتج شيئًا عظيما عما قريب بإذن الله وسترون».
Her şeyin kaybedilmiş olduğunu görüyorum.ويعتقد أن جميعهم فقدت.
Ne görüyoruz?ماذا رأيت؟!.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.أن يتبين الحال بزوال الإشكال.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.إنه قذرٌ، يمكنك تقريباً أن تتخيّل كيف تبدو رائحته".
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.وعلمت أن الله مطلع على فاستحييت أن يرانى على معصية.
"Ve şimdi de hayal görüyorsun."واختارت "أحلم بك".
Söz konusu kayırıcılığı demokrasinin gelişmesi olarak görüyordu.ولكن كان مقتل هذه التجربة في رأيي هو الأسلوب الذي تعامل به مع الديمقراطية.
Daha sonra meleğin yolda trafiğe takıldığını görüyoruz.حتى نفسك الأصلية تشعر بأنها على متن القطار ..
Yeniçeriler kendilerini Padişahın ve Padişahın tahtının koruyucusu olarak görüyorlardı.ويصف ألان نفسه كحاجب جلالة ملكنا وسيدي المبجل الوصي على العرش.
Bunu bize kadar ulaşan kabartma resimlerde görüyoruz.على نقيض ماتبرزها الصور التي وصلت إلينا .
Japonya geniş askeri gücünü imparatorluğun korunması için gerekli görüyordu.كان وجود أسطولًا ضخمًا أمرًا ضروريًا من أجل هزيمة اليابان.
Öyleyse neden kendinizi RAB'bin topluluğundan üstün görüyorsunuz?"قال: يارب كيف أسقيك وأنت رب العالمين؟.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.أنا متأكدة من ذلك، أترى؟ لا أستطيع حتى أن أكتب هذه الرسالة بشكل جيد، لا أستطيع أن أقرأ.
Belki de, kitleler onu görmek istedikleri gibi görüyordu.فظننت أنّه رأى منهما مثل الذي رأى منّى.
Bunu gazetecilikte görüyorsunuz.خبرات في المجال الصحفي .
Öyleyse neden kendinizi RAB'bin topluluğundan üstün görüyorsunuz?"Ela tem o refrão: "Então, qual das mercês o vosso Senhor vos irá negar?"
1487'den 1697'ye kadar, Vlamertinge nüfusunda büyük bir düşüş görüyoruz.De 1487 a 1697, vemos um grande declínio na população de Vlamertinge.
Japonya geniş askeri gücünü imparatorluğun korunması için gerekli görüyordu.A grande força militar do Japão era considerada como essencial para a defesa do império.
Birinci Dünya Savaşı sırasında nüfusun tekrar nüks ettiğini görüyoruz.Durante a Primeira Guerra Mundial, vemos que a população está novamente recaída.
Birçok diğer sanatçı gibi Birinci Dünya Savaşı'nı "tüm savaşları sona erdirecek savaş" olarak görüyordu.Ironicamente, foi considerada por muitos como a "Guerra que terminaria com todas as Guerras".
Kendini suçsuz görüyordu.Ele se declara inocente.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.É por isso que ela se tornou uma enfermeira.
Dahlmann da Prusya'yı birleşme için en mantıklı temsilci olarak görüyordu.O próprio Dahlmann olhava para a Prússia como o elemento óbvio da unificação.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Percebeu o Senhor um suave cheiro».
Bunu görüyor musunuz?Está vendo?
Bu dönemde, Ağa Muhammed Han kendisini İran'ın şahı olarak görüyor; ancak "Şah" unvanından kaçınıyordu.Durante esse período, Aga Maomé Cã viu-se como rei do Irã, entretanto ele evitou usar o título "Xá".
Ve böylece yaptığım hatayı fark ettim: Eşyalara bakarken yalnızca atmam gerekenleri görüyordum.E percebi meu erro: só estava procurando coisas para jogar fora.
Celine: Berbat kabuslar görüyorum.É uma nuvem fedorenta com olhos.
Ancak daha sonra gerçekten uyanıyorum ve 32 yaşında olduğumu görüyorum.Quando lá chegou, desmaiou e morreu aos oitenta-e-três anos de idade.
Camda bir göz görüyor ve kaçıyor.Susan vê o recado e foge.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Isto marcou pela primeira vez que uma Cervélo foi montada para vencer um Tour.
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.Porém, depois decidi: ‘Eu não esperarei.
(Şimdi, çoğu kişinin daha fazlasından hoşlanabileceğini görüyorum.)(Mais do que você merece!).
Birbirlerini kardeşten çok arkadaş gibi görüyorlardı.Aparentemente os dois são bons amigos um do outro.
Ne kadar karmaşık hale geldiğini görüyorsunuz.É considerado como descomplicado.
Resmin sol tarafında ise ressam Velazquez'in kendisini büyük boy bir tuval üzerinde çalışırken görüyoruz.Pouco atrás deles está o próprio Velázquez, que se representa trabalhando em uma grande tela.
Geriye dönüş sahnelerinde Locke'u Avustralya'da tur şirketinde görüyoruz.Em uma lembrança (flashback), Locke está na Austrália conversando com um dos guias do passeio.
Ve bazı çağdaşları onu kendini beğenmiş olarak görüyordu.Logo algumas pessoas próximas começam a considerá-lo louco.
Hurley'nin bir arabayla yüksek hızda polislerden kaçtığını görüyoruz.Ele reconhece o carro de Hurley enquanto toma uma bebida.
Rüya ya da hayal görüyor olabilirim.Dormir Talvez Sonhar.
Bunu gazetecilikte görüyorsunuz.Formou-se em jornalismo.
Bir ev görüyorum.Estou vendo uma casa.
Bir gül görüyorum.Estou vendo uma rosa.