görüyor ile cümle
görüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Halen üniversitede 5000'den fazla Rus ve yabancı öğrenci eğitim görüyor.L'université accueille près de 15 000 étudiants russes et étrangers.
Rüya ya da hayal görüyor olabilirim.Love or dream?
Camda bir göz görüyor ve kaçıyor.Camille répond et s'enfuit.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.C'est la première fois qu'un groupe réussit à perturber le fonctionnement d'une centrale nucléaire.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Le butane se condense, suivi du propane.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Il commence alors à s'intéresser à l'histoire naturelle.
Ve bazı çağdaşları onu kendini beğenmiş olarak görüyordu.La plupart de ses coéquipiers le considèrent comme un idiot.
İHO'da tüm sınıflar haftada 36 saat ders görüyor.Les étudiants suivent en moyenne 36 heures de cours par semaine.
Aşağıda oyundaki versiyonları ve Snapshot'ları görüyorsunuz.Derrière les accessits se jouent au sprint.
Bunun dışında kafenin içinde de başka bir müşteriyi görüyoruz.Il y avait entre autres, une épicerie-café face à la place.
Her gün bu salona girdiğimde şampiyonluk fotoğraflarını görüyorum.J'avais vu ces bâtiments chaque jour de ma fenêtre.
Beyazlar Apaçileri bütün Kızılderililer arasında en vahşi ve en tehlikeli ulus olarak görüyordu.L'animal était, aux yeux des peuples autochtones de l'Arctique, le plus dangereux de tous.
Resmin yapıldığı dönemde kamuoyu, isyancıları kahramanlık ve yurtseverlik sembolleri olarak görüyordu.À l'époque où Goya a peint ces tableaux, les révoltés sont érigés en symboles d'héroïsme et de patriotisme.
Destroyer sualtı bombaları bırakıyor ve U-571 hasar görüyor.Le destroyer contre-attaqua et l'U-445 fut endommagé.
Adamı görüyorum.Estoy viendo al hombre.
Onu sık sık görüyor musun?¿Le ves a menudo?
Yurt dışında öğrenim görüyorum.Estudio en el extranjero.
Onu odayı süpürürken görüyorum.Veo que ella está limpiando la habitación.
Evini görüyorum.Yo veo tu casa.
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.Veo una casa entre los árboles.
Ben onu nadiren görüyorum.Casi nunca lo veo.
O, evde olmalı. Garajında arabasını görüyorum.Debe de estar en casa, veo su coche en el garaje.
Ben çocuğu görüyorum.Veo al niño.
Tom zaman zaman Mary'yi rüyasında görüyor.Tom sueña con Mary de vez en cuando.
Okuduğunu görüyorum.Veo que lees.
Mary'nin piyano çaldığını görüyorum.Veo que Mary está tocando el piano.
Tom Mary'de ne görüyor.¿Qué ve Tom en Mary?
Onları görüyorum.Los he visto.
Evi görüyorum.Veo la casa.
İçeride ne görüyorsun?¿Qué ves adentro?
Ağacın altında yaşlı bir kadın görüyorum.Veo a una anciana bajo el árbol.
Rüya mı görüyorum?¿Estoy soñando?
Bu günlerde babamı az görüyorum.Estos días veo poco a mi padre.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.Veo a una chica de pie bajo aquel árbol.
Son zamanlarda onu çok görüyor musun?¿La ves mucho últimamente?
Bir yıldız görüyorum.Veo una estrella.
Bir gül görüyorum.Veo una rosa.
Beni görüyor musun?¿Me ves?
Bir ev görüyorum.Estoy viendo una casa.
Onu görüyor musun?¿Lo ves?
Onun evini görüyorum.Estoy viendo su casa.
Bir gül görüyor musun?¿Ves una rosa?
Bir yıldız görüyor musun?¿Ves una estrella?
Bir şey görüyor musun?¿Ves algo?
Evinizi görüyorum.Veo vuestra casa.
Kitabımı görüyor musun?¿Ves mi libro?
Rengi görüyor musun? Hamile olduğun anlamına geliyor!¿Has visto el color? ¡Eso quiere decir que estás embarazada!
Bana inanmadığını görüyorum.Ya veo que no me crees.
Siyah giyinen bir kadın görüyorum.Veo a una mujer vestida de negro.
Böyle korkutucu bir filmi ilk defa görüyorum.Es la primera vez que veo una película tan aterradora.
Onu rüyalarımda bile görüyorum.Lo veo incluso en mis sueños.
Beş yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?¿Dónde os veis en cinco años?
İki gündür Mary'i rüyamda görüyorum.Llevo dos días soñando con Mary.
Bir problem görüyorum.Estoy viendo un problema.
Küçükken hem görüyordum hem duyuyordum.Cuando era pequeño veía y oía.
Pencerenden ne görüyorsun?¿Qué ves desde tu ventana?
Bir erkek ve bir kadın görüyorum.Estoy viendo a un hombre y a una mujer.
Onu görüyorum.Lo estoy viendo.
Tom bir deniz biyoloğu olmak için eğitim görüyor.Tom está estudiando para ser un biólogo marino.
Ben gemimi görüyorum.Veo mi barco.