görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Locke, rüya görür.Guido csupán ábrándozott.
Bu filmde de yine müziği ilk görüntüleri görür görmez yazamaya başladım" dedi.Igazából csak az első lemezeink után tanultunk meg zenélni.”
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.A próbára beérve Lilyt látja a hattyúhercegnő szerepét táncolni.
Buffy yine kendini akıl hastanesinde görür.Sawyer újra a ketrecben találja magát.
Xander ise bu düşüncesiz ilişkiyi tesadüfen kamerada görür.A narrátor gátlástalanul belenéz a kamerába.
Onu sonunda görür ve O aktör Betty'nin rol yaptığını sanır.Beatty végül úgy döntött, ő fogja játszani a figurát.
Ve babası onu futbol oynarken görür ve çok sevinir.Az édesapja látta benne, hogy van Bereczben érzék a labdarúgáshoz.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Mire viszont odaér, Spears már elindult a busszal egy ismeretlen helyre.
Gözbebekleri dikey olduğundan gece de iyi görürler.Nagy, kidomborodó szemével éjszaka nagyon jól lát.
Bunlar yalancı kiriş görevi görür.Egy fejlett hazugságvizsgáló.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.Olyat, amit már sokszor látott korábban is.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Isten mégis mindent lát.
Kendini kraliçe olarak görürdü.Megjelenik Iluska is, mint királynő.
Nancy daha sonra 3 dehşet verici kâbus daha görür.Ezután Adamnek rémálmai lesznek.
İlk kez buluştuklarında Moe, onun bir cüce olduğunu görür.Amikor először találkozik Bulmával, azt hiszi az autójára, hogy egy szörnyeteg.
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.Egy este, amint visszatér vadászatából, érzi, hogy valami baj történt.
Ardından kampa geri döndüğünde kamptakilerin Randall'ın kayıp olduğunu henüz fark ettiğini görür.A harc után viszont ijedten veszik észre, hogy Butters időközben eltűnt.
Calisto gelecek için bir hayal görür.Desmond a jövőbe lát.
Annesi tarafından yetiştirilir ve iyi bir eğitim görür.Előkelő családból származott és jó nevelést kapott.
Alan Stern onları özel bir gezegen kategorisi olarak görürü, uydu gezegenler.Alan Stern megfogalmazása szerint ezen égitestek a szatelit-bolygók.
Lycosidae gibi gibi iyi görürler.A Lycoteuthis kalmárnem típusfaja.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.A hajó körül cápák kezdenek úszkálni.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.És ez idő alatt előnyre tehet szert.
Phoebe'nin uyuyakaldığını görür.Itt derül ki, hogy Grace vele is lefeküdt.
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Így született meg az If I Was Your Boyfriend.
Anakin, Obi-Wan'ı görür ve ikisini kıskanır.Menaphon megfigyeli kettejük beszélgetését, és féltékeny lesz.
Siegfried’in eline bakar, onun parmağındaki yüzüğü görür.Hatalmas felindultság vesz rajta erőt, amikor felfedezi Siegfried ujján a gyűrűt.
Özellikle kalbi büyük hasar görür.Különös jelentősége van a szív esetében.
Laurie, Michael'ı gün boyunca birkaç kez görür ve endişelenir.Laurie három évig várta hogy, Michael eljöjjön érte, folyamatosan az ablakot figyelte.
Durumu gözleriyle görür.Figyeli a bemenetek állapotát.
Willow, Kennedy'ye çay götürür ve onun giyinmiş olduğunu görür.Leporello ekkor leveszi kabátját, hogy látsszon, ki ő.
Her alanda kendini birinci görür.Mindenhol csak Önmagát látja.
Bu anlatım şeklinin, tarihten önceki zamanların tasvirine benzediğini görürüz.Fontos emlékezni arra, hogy ezek a gyógymódok szintén a történelem előtti korból erednek.
Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür.Eközben a város nagy károkat szenvedett.
Herkes uygun görür.És mindenki jól jár.
Dev bir yaratık olduğunu sandıkları şeyin bir denizaltı gemisi olduğunu görürler.Valamivel később felkerültek a szörnyre, amelyről kiderült, hogy egy tengeralattjáró.
Ve ayrıca denizde bir başka kişinin baygın halde olduğunu görürler ve onu botlarına alarak kurtarırlar.Első éjszaka a tengeren rátalálnak egy hajóra, és azt hiszik, megmenekültek.
Ferit odada koltukta oturmuş birini görür.Vicente feláll egy székre, hogy láthassa magát a tükörben.
Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.A tengerparton, a túlélők menedéket keresnek a rájuk zúduló eső elől.
Bu cihazla kısa süre için geleceğe gider ve birinin Dünya'yı ele geçirdiğini görür.A kilőtt anyag egy ideig a földön marad, és az arra járó játékos sebződik.
Karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler.Niiden näkökyky on pimeässä jopa kuusi kertaa parempi kuin ihmisen.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Jack näkee jälleen pukumiehen ja jahtaa tätä.
Herkes, her yerde casuslar görür gibi oluyordu.Ulkomaisia vakoojia alettiin nähdä kaikkialla.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.Olen nähnyt sen tyypin kerran!
Locke, rüya görür.Kenneth on uninen.
Önünde ne görürse yer.Minkä taakseen jättää, sen edestään löytää.
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.Charlie näkee unta, jossa Aaron on hengenvaarassa.
Burada bir tabut görür.Sisällä näkyy holvi.
Bugün, Meksikalılar Cuauhtémoc'u ulusal kahraman olarak görürler.Meksikolaiset kunnioittavat nykyään San Patricios -miehiä kansallissankareina.
Bunu bir eğlence gibi görür.Tämä artikkeli kertoo viihdemuodosta.
Breaking Bad tüm zamanların en başarılı televizyon dizilerinden bir tanesi olarak kabul görür.Breaking Badia pidetään yhtenä parhaista televisiosarjoista kautta aikojen.
Fakat babasının ölüsünü görürler.Isä katselee kuolevaa tytärtään.
Fakir ve mutaçlara yardım eder kendisini de fakir bir kul olarak görürdü.Hänet tunnetaan köyhien ja vaivaisten suojelijana.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben pakenee takaisin talolle, mutta huomaa Harryn lukinneen hänet ulos.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Kun Nina saapuu tanssistudiolle, hän näkee Lilyn esiintyvän joutsenkuningattarena.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.Lumouksestaan vapautuneet uskovat nähneensä unen.
Tatlı hayallar arasında bakıp göklere, Tefekkür gözü ile aydınlıkta görürüm köşeleri.Taivaan valojen loistossa voin unelmoida iloisesti ja onnellisesti!
Kadın çok büyük saygı görür.Hän oli hyvin arvostettu.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Me näemme kaiken Jumalassa (vrt. Augustinus).