görür ile cümle

görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok Estonyalı kendilerini Baltık olarak görmektense İskandinav olarak görür.Mulți estoni se consideră mai degrabă nordici decât baltici.
Eğer bu tövbeyi etmeden ölürse günah işlemiş olur ve azap görür.Cel care însă în viață a greșit, amară îi va fi amintirea după moarte.
Trakyalı Dacialılar onu tek gerçek Tanrı olarak görürdü.Samaritenii îl consideră drept unicul profet.
Birinin gördüğünü, herkes görür.Acolo o poate vedea oricine.
Eru’nun Çocukları onu az sıklıkla görürlerdi.Ulterior, copiii și-au văzut mama foarte rar.
Alman hükûmeti bu yardımları uluslararası bir sorumluluk olarak görür.Guvernul german consideră politica de dezvoltare ca o responsabilitate comună a comunității internaționale.
Durumu gözleriyle görür.Le vezi cu ochii.
Zengin sınıfının ‘St. James Sokağı Kedisi’ olarak herkesten saygı görür.Este respectat de toți, făcând parte din clasa superioară și fiind "motanul din St. James' Street".
Başbakan, eğer gerek görürse Başbakanlık makamı dışında, diğer Bakanlıkların da başında bulunabilir.Aceștia sunt gata să discute, dar numai cu primul ministru.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben fuge înapoi spre casă, unde descoperă că Harry l-a încuiat afară.
Ash kulübeye döndüğünde mahzenin kapısının açık olduğunu ve Cheryl’in kaçtığını görür.Întors în cabană, observă că Cheryl a scăpat din pivniță.
Etrafta dolanırken kayalardan yuvarlanan bir araba görür.Să considerăm o mașină ce trece pe lânga noi în viteză.
Zeze, onu babası gibi görür.Zak îl vede ca pe un frate.
Astronominin geçmişine baktığımızda Nicolas Copernicus'u görürüz.A fost denumit după astronomul Nicolaus Copernicus.
Göz (3) daha sonra nesnenin ters büyük ve sanal imajını (6) görür.Prin lentila ocularului (2) lumina ajunge la ochi (3), care vede o imagine virtuală mărită (6).
Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur.Părăsește în scurt timp seminarul, având în vedere că se îndrăgostise.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.A doua zi, Jack își vede de drum.
Bir insan kolonisi görürler.Aceasta reprezintă o colonie de indivizi.
Grup üyelerinden saygı görür.Au fost membri respectați ai comunității.
Daha sonraki parlamalarda Charlotte'un yanında kalır, ve Charlotte'un kollarında ölüşünü görür.Doamna Bonacieux abia apucă să-și vadă iubitul și moare în brațele lui.
Ertesi gün yine aynı kadını görür, bir süre sonra görüşmeleri ilişkiye çevrilir.A doua zi se vor desparte, urmând ca la un an să se întâlnească din nou aici.
Nemorino'nun girişini görürler.Începuturile nestorianismului.
Ayrılığın olduğu yerde insan başka bir şeyi görür.Pentru alte sensuri, vedeți Alta.
Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı.A urmat în schimb la Moscova un curs de animație pe care l-a absolvit.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Târgoveții îl citesc și râd.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Pentru o companie, vedeți UTI Grup.
Modernist mimarlar postmodern binaları kaba ve cicibiciyle süslü binalar olarak görürler.Arhitecții moderniști consideră clădirile postmoderne drept vulgare și clare forme de kitsch.
Koma korkuyla manastıra döndüğünde baş rahibin zaten kendini beklediğini görür.De afară se aude din nou blestemul contelui cel bătrân care e în drum spre închisoare.
Birçok önemli metabolik reaksiyon sekteye uğrar, enzimler hasar görür.De asemnea, unele ingrediente sintetice, pot cauza probleme hormonale, sistemul endocrin fiind grav afectat.
Dinleri hor görürken, okültizm ve eski (Hristiyanlık öncesi) dinlere saygıyla yaklaşır.Deși urăște religia, privește ocultul și credințele păgâne (pre-creștine) cu respect.
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.Ochii lui sunt atât de restrânși încât sunt închiși tot timpul.
Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar.Veți fi uimiți ce repede vă va înțelege și asculta.
Tabutlardan sonuncusunu açtığında içinde Kont Drakula'yı görür.Când ajunge la Castel, Contele îl primește.
Işığı görür görmez düğmeye basınız.Dacă scânteia prinde, suflă până apare flacăra.
Bu aydınlığın içinde bir gölge görür ve gözlerini kapatır.Soarele se vede prin ei și lasă umbre.
Abruzzi, Bellick bulunana kadar burayı kapatacaklarını ön görür.Simeon rămâne aici, închis, până când îl aduceți pe Beniamin.
Ancak kalkanı neredeyse her savaşta hasar görür.În mod notabil, el a luptat în aproape fiecare bătălie în timpul războiului.
Kendini çok hamarat ve iyi aşçı olarak görür.Ea este văzută ca o bucătăreasă proastă.
Ardından dönüp karısına bakar ve genç kadının ölmüş olduğunu görür.Ea se reîntoarce și o găsește pe fiica ei în vârsta, iar pe soțul ei deja mort.
Aşapatman dünya çapında denge, refah, adalet ve düzeni destekleyen bir varlık olarak kabul görür.El a creat in lume numai ce este bun, curat, drept.
Sara koridorda yürüken, Michael'ın Nika ile kucaklaşmasını görür.La finalul concertului, Christian își dă seama că simte ceva pentru Emma.
Eve geldiğinde ise Kate'in telefonda biriyle görüştüğünü görür.Észreveszi, hogy Kate telefonál valakivel.
Micheal'ın birçok işini görür.Michaelnek még dolga van.
Giles ertesi sabah uyandığında kolundaki yaranın tamamen iyileştiği, kafasında da saçların çıktığını görür.Másnap reggel Giles észreveszi, hogy a karján a friss seb begyógyult, és a haja is kinőtt kissé.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Sokat álmodik.
Bu trans ya da rüya halinde iken, babası ve erkek kardeşlerinin denizde boğulmak üzere olduğunu görür.A transzállapotban (illetve álmában) meglátta apját és bátyjait, amint a víz alá merülnek.
I + kaynağı olarak işlev görür.Ez adja a I+ forrást.
Yıldızlara baktığımızda onları anında görürüz.Míg ezt végiggondolják, a csillagokat nézik...
Orada Hannah Montana'yı görür.Feltűnt a Hannah Montana-ban is.
Boltzmann sabiti k makroskopik ile mikroskopik fizik arasında bir köprü görevini görür.A k Boltzmann-állandó hidat jelent a makroszkopikus és a mikroszkopikus fizika között.
Mürebbiye kızın yanında Miss Jessel'in hayaletinin bulunduğunu görür.A tanulószobában Miss Jessel szellemébe ütközik a nevelőnő.
İnfaz başlamadan önce Lincoln izleyicilerin arasında babasını görür gibi olur.Először Lincoln kivégzésekor találkozunk vele, mikor Linc megpillantja őt a kivégzését nézők között.
Dışarıda Richard tapınaktan fişekler fırlatıldığını görür.Richard megrémülve veszi észre a rakétát, amit fellőttek a templomból.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.Ebben a történetben csak a főszereplők jelentek meg.
Soylu ailelerin kız çocukları rahibe manastırlarında eğitim görürdü.A környék nemes családjai szívesen adták leányaikat a kolostorba nevelésre.
Pelleas onun saçların ne kadar uzun olduğunu görür.Mancsait hosszú szőr borítja.
Kendisini devrimci olarak görür ve bir devrimci gibi yaşamaya çabalar.Értsük meg egymást emberek, én a forradalom híve vagyok.
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel a kórházban ébred, ahol Marlene üdvözli őt.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Ebben a munkájában a benzaldehidet körgyűrűként ábrázolta.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.A leányt beárulják a királynál és árulással gyanúsítják meg.

İlgili Sayfalar