görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ertesi gün Carol evin penceresinden dışarıda bir aylak ile yakalamaç oynayan Lizzie'yi görür.No dia seguinte, Carol está na cozinha da casa e vê Lizzie alegremente brincando com um zumbi no quintal.
Çünkü çevre kendi başına çocuk için bir öğretmen görevini görür.O assédio escolar pode ser praticado de um professor para um aluno.
Ertesi gün yine aynı kadını görür, bir süre sonra görüşmeleri ilişkiye çevrilir.Mais tarde, o casal se reúne novamente e outros problemas aparecem.
İstasyonda hiçbir mürettebatın olmadığını görürler.Não existem, no estado, unidades da Marinha.
"Behzat Ç. önümüzdeki sezonu görür mü?".Veja como fica a grelha da TVI na próxima semana».
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.Certa vez ela conhece esse rapaz e se apaixona por ele.
Birinin gördüğünü, herkes görür."Acho que todo mundo viu o que aconteceu.
Kendisini her şeyden üstün görür, istediği her şeyi yapmaya hakkı olan biri olduğunu sanır.É mimado e acha que tudo pode ser do jeito que ele quer.
Saraybosna Balkanlar'daki kültürel şehirlerin en önemlilerinden biri olarak kabul görür.Carachi acolhe algumas das instituições culturais mais importantes de Paquistão.
Thor da uyanınca bunu görür.Acreditava-se que o rover poderia acordar quando ela terminasse.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Acho que o novo disco conseguiu, mais uma vez, traduzir bastante de mim.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.In de parkeergarage aangekomen is de broer van de vicepresident al dood.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Buiten ziet hij een ruimteschip.
Bir gün bir rüya görür.Op een avond krijgt hij een droom.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Ieder ziet wat gij schijnt te zijn, maar weinigen bemerken hoe gij in werkelijkheid zijt.
Nadia Jim'i ziyarete gelir ama hâlâ Jim'in sıkı bir cinsel deneyim için hazır olmadığını görür.Nadia komt Jim opzoeken, maar hij is bang dat hij seksueel gezien nog steeds niet helemaal klaar voor haar is.
488. günde, Summer Tom’u şehrin en sevdiği yerinde görür ve ikili bir süre konuşur.Op dag 488 komen Summer en Tom elkaar tegen op Toms lievelingsplekje.
Herkes uygun görür.Iedereen is nu gelijk.
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.De koning neemt zich voor om haar dan maar een dag later dan voorzien te doden.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Maar zij keken niet meer om naar hun vader, die hen vervloekte wegens hun nalatigheid.
Daha sonra Lucky'yi makyajı yapılırken ve Akademi Ödülleri töreninde Oscar'ını kabul ederken görürüz.Vervolgens zien we hoe Lucky haar make-up opdoet en een Oscar ontvangt voor beste actrice bij de Oscars.
Döndüklerinde ise caminin kubbesinin çöktüğünü görürler.Thuisgekomen zien ze dat de ijsvogel al is opgeknapt.
Thomas, Nina'daki potansiyeli görür ve ona rolü verir.Thomas ziet potentie en geeft haar de rol.
Üç adamıyla dağlara tırmanırken, Zelha mağara aralığından onları görür.Als hij op jacht gaat met zijn mannen, ziet hij aan de voet van de berg drie meisjes met hun koeien.
Lucky'yi ve malikanesini de görürüz.Ook Lucky's huis is te zien.
Kim kime ne yapmışsınız o zaman görürsünüz.” dedi.Kijk eens wat jij hebt en wat jij ervan vindt."
Gözlerini hastahanede açan Joel, karşısında Marlene'i görür.Joel ontwaakt in het ziekenhuis en hij wordt begroet door Marlene.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.De verteller ziet het van boven en kan er om lachen.
Öylece bakar ve iblisler onu görür.Zij draagt een (weduwe?)kap en lijkt de toeschouwer aan te kijken.
Fakat geri döndüğü sırada orada başka bir yabancı adam daha görür.Zij ontmoeten daar een andere vreemdeling.
Bugün, Meksikalılar Cuauhtémoc'u ulusal kahraman olarak görürler.Cuauhtemoc wordt tegenwoordig in Mexico beschouwd als een held.
Marty, Biff'in arkadaşlarının kendisini aradıklarını görür.Whites collega's gaan hem zoeken.
Tara onları görür ve gülümser.De Heer glimlacht en bekijkt ze.
Babası olmayanlar beni babası olarak görürseniz babanız olurum...Omdat hij niet wist, wie zijn vader was, noemde hij als kind God zijn vader...
Sonunda bir dosyanın üzerinde Ivan'ın resmini görür.Hij zette daar een fotostudio op, genaamd Photo Ivan.
Super Lig'i besleyici görevi görür.Bul Super ziet superzaken.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Daar heeft hij heel wat dagdromen gedroomd.
Phoebe onu ilk kez üvey büyükannesinin cenazesinde görür.Ze duikt voor het eerst op in de eerste aflevering, op de begrafenis van haar tante Leona.
Aynı yıl içerisinde kendisine "Hepatit C" hastalığı teşhisi konulur ve yaklaşık olarak iki yıl tedavi görür.In 2000 raakte hij besmet met hepatitis C waardoor hij bijna 2 seizoenen aan de zijlijn stond.
Google Dokümanlar dokümanları gerçek zamanlı olarak düzenlemek için iş birliği sağlayan bir araç görevi görür.Google Documenten dient als groupware voor het bewerken van documenten in realtime.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Morgiana ziet dat en tekent op alle andere deuren er ook een.
Yıldızlara baktığımızda onları anında görürüz.We weten wat deze dingen zijn, wanneer we ze zien.
Ayrılığın olduğu yerde insan başka bir şeyi görür.Alleen achtergebleven krijgt de vrouw echter een ander visioen.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Hij gaat zich opeens voorbeeldig gedragen.
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.Vervolgens is het ochtend en worden Sid en de kinderen wakker.
Nancy daha sonra 3 dehşet verici kâbus daha görür.Sam krijgt weer een nachtmerrie die uitkomt.
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Als zodanig kan men deze bewijsvoering zien als een cirkelredenering.
Sizi görürse yanınıza gelir ve patlar.Als ze haar achter hem ziet staan slaat ze hem en vertrekt.
Görüntüler bir araştırma ya da telefoto yakını görür olabilir.De auteur kan het hebben over een telefonisch interview of een telefonische enquête.
Bas konuş (BK) işlevleri iki yönlü bir telsiz olarak işlev görür.Wifi maakt gebruik van radiogolven en werkt in twee richtingen.
Bu sırada çöp kutusunun hareket etmekte olduğunu görür.Met deze stok wordt het doosje voortbewogen.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Het argument is dat hier in feite, op basis van oude bronnen, een nieuwe taal wordt gecreëerd.
Kendini kraliçe olarak görürdü.Zij wordt aangeduid als koningin.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.Weldra was hij haar vertrouwde vriend.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.Het zijn namelijk net deze details die de hoofdrol spelen in haar verhalen.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Tijdens de oogst is er veel werk bij de hoeve.
Luke, Leia'nın götürülüşünü görür.Luke kan echter wel contact maken met Leia.
İlk önce orada bir şifreli kapının olduğunu görür.Boven de ingang is een tegeltableau te zien.
Gözlerinin bir kısmı suda, bir kısmı havada görür.Bij binnenkomst in Ølgod (vanuit Varde) valt meteen de Watertoren in het oog.
Radyo teleskop alıcısı radyoyla hemen hemen aynı işi görür.Met radiotelescopen gebeurt hetzelfde.