görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.В конце фильма у неё появляются небольшие пятнышки.
Halk ne der, espri olarak kabul eder mi, hoş görür mü açıkçası bilemiyorum.Не сразу понятно, шутит он или говорит серьёзно.
Rüyalarında sık sık kara bir makine görür.Часто видит эротические сновидения.
Bu arada uyuyakalan Ivan yeni bir düş görür.По одной из версий, Иван спился.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.Повелитель времени ныряет в море, окружающее замок, и видит, что его дно усеяно тысячами черепов.
Astronominin geçmişine baktığımızda Nicolas Copernicus'u görürüz.Назван в честь известного астронома Николая Коперника.
Durumu gözleriyle görür.Он все видел своими глазами.
İnsanların hepsini kardeş olarak görür, ırk ayrımı yapmaz.Местные власти, как правило, рассматривают их как разновидность цыган, а не как отдельные этносы.
Çobanlar bunu görür ve köylülere haber verir.Крестьяне узнали об этом и известили власти повята.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"«На другой день видит Иоанн идущего к нему Иисуса и говорит: вот Агнец Божий, Который берёт грех мира.»
Savaş bitince terhis olup eve dönen Zeb annesinin ölmüş olduğunu görür.Когда война заканчивается, Зеб возвращается на ферму и узнаёт, что его мать умерла.
Orada en küçük Stark kardeş olan Rickon'u (Art Parkinson) ve ulukurdu Tüylüköpek'i görürler.Там они сталкиваются с младшим братом Брана Риконом (Арт Паркинсон) и его лютоволком Лохматиком.
Sen O'nu görmesen dahi O seni görür.".Подождите и вы увидите!».
Kazdığı yerin dibinde taş benzeri bir tablette kazınmış "BEN 12'DEYİM" yazısını görür.Докопав достаточно глубоко, он натыкается на камень, надпись на котором гласит: «Я в 12-й».
Richard'ı görür, adanın yerlilerinden birisidir.Ричард говорит, что он один из местных людей.
Yıllık yaklaşık, 20,000 kişi 18 ila 21 hafta arasında askeri eğitim merkezlerinde eğitim görürler.За период 1918—1921 гг. годов военное образование на различных курсах получили около 60 000 человек.
Ghajini'nin telefona cevap verdiğini görür.Мускату удалось пообщаться с Зейданом по телефону.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.Единое узнает свой образ в окружающем его свете.
Ferit odada koltukta oturmuş birini görür.Человек может ощущать чьё-то присутствие в комнате.
Ben çarpmış bir kabuk görür ve orada durmuştur.Но он как выяснилось, стоял на обрыве, и покатился вниз.
Eğer siz de münasip görürseniz bu işi uzatmadan bitirelim" denir.На нас лежит обязанность хорошо относиться к вам, а на вас — хорошо повиноваться нам».
Bu savunmayı, çember gibi görürler.Такая связка рассматривается как один перевал.
Bu sırada çöp kutusunun hareket etmekte olduğunu görür.Вдруг в коробке кто-то начинает двигаться.
Oraya vardıklarında Brian'ın annesinin tahnit edilerek bir masaya dönüştürüldüğünü görürler.Зайдя в гости, они обнаруживают, что из матери Брайана сделали чучело и используют её как стол.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.Как и она, он очень надежный друг.
Ağaçtayken bölgeyi aramaya gelen Parlamento birliklerini de görürler.Вдруг они видят перед собой деревянный дом, который искали.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Театр всегда искал новую форму, новый язык».
Programdan sonra evine geldiğinde eşinin ve çocuğunun ölü olduğunu görür.Вернувшись домой, он обнаруживает, что его жена и сын ушли.
Bunu bir eğlence gibi görür.А так — хоть какое-то развлечение.
Burada gökyüzündeki bulutlara bakar ve sevgilisinin yüzünü görür.Она видит Его сияющего святостью, в небесах, и грустно опускает голову.
Ayrıca eğer kişi ilgi çekici bir nesne görürse de göz bebekleri büyür.Ведь только при взгляде на зеркало человек понимает, что стареет.
Evde kavga esnasında kendi babasının resmini görür.В третьем сезоне в доме его дочери можно увидеть его фотографии.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Когда она приезжает, то понимает, что её мать пропала.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Гриффин удивлен тем, что все спиртное на месте.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Дойдя до хутора, люди увидели полковую кухню.
Fakat bu aleti kullanırken bir aksaklık oluşur ve Eva kendi görüntüsünü karşısında görür.Ошибка Мозга приводит к тому, что Ева начинает считать себя актрисой.
Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur.В 92 серии у них происходит поцелуй, и она в него влюбляется.
Bir gün arkadaşlarıyla dışarıdayken yakışıklı bir genç görür ve ona aşık olur.Увидев столь добродетельного и красивого молодого человека, она влюбилась в него.
Ali Bey, muskayı merak eder açar, görür ki Fitnat onun gerçek kızıdır.Леди Вейн, та самая страшная женщина, понимает, что это её шанс.
Yine bir halüsinasyon görür.Также умеет вызывать галлюцинации.
Geldikleri köprünün yıkıldığını görür.На его пути встаёт разрушенный мост.
Paralel RC devresi genellikle seri devreden daha az ilgi görür.Тактовая частота для кэш-памяти обычно ненамного меньше частоты ЦП.
Onun da iblislerce ele geçirildiği görür.Он обнаруживает, что город захвачен демонами.
"Hande Yener: Görür görmez aşık oldum".Постепенно «Я» понимает, что влюбилась.
Trakyalı Dacialılar onu tek gerçek Tanrı olarak görürdü.Залмоксиса почитали как единственного бога.
Çünkü çevre kendi başına çocuk için bir öğretmen görevini görür.Ученик сам должен платить мастеру за обучение.
Amy Pond'u görür ve onunla vedalaşır.Брил связывается с Дином и прощается с ним.
1976 yılında Zürih'te tedavi görürken vefat etmiştir.Так совпало, что в 1976 году мы вместе находились на лечении в Целинограде.
Denizyıldızları yüksek sıcaklıklardan zarar görürler.Примечательно, что звёзды имеют отрицательную теплоёмкость.
Biri bir beyaz kuğu görür.В поисках белого слона.
Bushingler dingile dönüş esnasında yastık görevi görür.Юрий выжил только благодаря подушкам безопасности.
Walter gözlerini açtığında karşısında insan yüzlü fareyi görür.Склонившись над ней, он видит лицо утопленника.
Ana yoldaki bir polis ise yolda küçük akülü bir arabanın gittiğini görür.Из-под днища машины он видит, что приехала полицейская машина.
Tam boğulmak üzereyken karşısında kendisine gülümseyen Sedna'yı görür.Считал что Нина должна быть там где будет улыбаться.
Bu durum Yûsuf-i Hemedânî'ye intikâl edince, üzüldü ve yakinda cezâsini görür dedi.Но когда после войны выживший еврей пришел к ним, то услышал: «Проваливайте!
Dişi drowlar erkek drowları hor görürler ve onlara ait oldukları yeri zevkle öğretirler.Дураки о добыче спорят, а умные её делят.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Наконец, в парке развлечений они окончательно теряют его след.
Şato kulesinin pencerssi önünde Melisnade ile Geneviève'yi görürler.В окне замка он видит свою мать и Мелизанду.
Anlatıcı çocuğun cesedini annesinin mezarına gömmeye karar verir ancak mezarın boş olduğunu görür.Малдер решает эксгумировать тело девушки, но гроб оказывается пуст.
İlkbahar geç donlarından zarar görür.Страдает от поздних весенних заморозков.