görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Önünde ne görürse yer.Ingoia tutto quello che si trova davanti.
Qu Yuan genellikle Çin'in bilinen ilk büyük şairi olarak kabul görür.Qu Yuan è generalmente riconosciuto come il primo grande poeta cinese di cui si abbiano testimonianze scritte.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Ci sono numerosi sogni di questo tipo.
Su-jae, metroda önceden bilinen kırmızı ayakkabıları görür ve alır eve getirir.Nella metropolitana di Seul, Sun-jae trova a terra delle scarpette rosse incustodite e decide di prenderle.
Orada Hannah Montana'yı görür.Recita anche in Hannah Montana.
Diğer yarısı nesnenin ayakta duran görüntüsünü ABCD prizmasının her iki tarafında görür.L'altra metà vede un'immagine eretta del soggetto, riflessa da due lati del prisma ABCD.
Köpeği bir bütün olarak birdenbire görür.Un poliziotto appare all'improvviso.
Uyandığında boynunda iki tane delik görür.Quando si svegliò si accorse di avere due ferite sul collo, una su ciascun lato.
Ancak takip edince görür ki New Jersey'deki kendi evine değil, kızının babasının evine gitmektedir.Cara, non sapendo dove andare, torna a casa di sua sorella maggiore.
Claudius tekrar Poppea'ya kavuşacağını düşündüğü için bu tavsiyeyi uygun görür.Claudio è d'accordo, ritenendo che questo gli permetterà di conquistare Poppea.
Semeka Kraliçesi muneccimi gorur; Krala onun kim oldugunu sorar.È la spalla destra della Regina e disposta a fare tutto per lei.
Lucky'yi ve malikanesini de görürüz.Lucca e il suo territorio.
Tommy, Michael'ı Annie'nin cesedini Wallace'ların evine taşırken görür ve onun öcü olduğunu düşünür.Tommy vede Michael portare il corpo di Annie dentro casa e pensa che si tratti dell'Ombra della strega.
Sabah filikanın içinde uyuyan birini görürler.Viene ritrovato la mattina addormentato sulla strada del mare.
Eleştirmenler bunu çok büyük bir sorun olarak görürler.Il resto della famiglia lo considera un tragico incidente.
Google Dokümanlar dokümanları gerçek zamanlı olarak düzenlemek için iş birliği sağlayan bir araç görevi görür.Google Documenti funge da strumento di collaborazione per la modifica di documenti in tempo reale.
O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.Billy fa un sogno erotico su Alison.
Cortez de bu iş için Tommy'yi uygun görür.Hyde sembra anche aver cura di Tom.
Locke, rüya görür.Mokey è una sognatrice.
Rüyanın yarattığı etkiyle uyanan Jin, kazanın olduğu yere gider ve gerçekte bir kaza olduğunu görür.Jin si sveglia da un sogno, dove causa un incidente stradale, scoprendo che l'incidente è realmente avvenuto.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Se stai cercando altri significati, vedi UNO.
Phoebe'nin uyuyakaldığını görür.Nick si addormenta.
Nemorino'nun girişini görürler.Porta di Janniscuru.
Tersini yani yukarı doğru karşılaştırma yapsa idik muhtemelen benlik saygımız zarar görürdü.E non abbiamo dubbi che quando morirete, forse molto presto, lo farete con la nostra stessa indifferenza.
Bu duvarlar hem savunma hem de istinat duvarı işlevi görür.Queste mura servono sia come difesa sia come sostegno per i palazzi.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Sull'isola Jack vede ancora una volta l'uomo misterioso e lo insegue.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.Sembra che abbia una cotta per Carrie.
Ancak Morgiana, haraminin yaptıklarını görür ve tüm komşularının kapısına aynı işareti koyar.Ma il cane si accorge del segno e fa una croce uguale su tutte le porte del paese.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Comunità: Ci aiutiamo a vicenda come se fossimo tutti parte della stessa famiglia.
Çavuş geri gelir ve iki sevgiliyi opüşürlerken görür.L'ufficiale sanitario arriva e chiede di vedere i due feriti.
Süpermen nadirde olsa zarar görürse, sarı yıldız(güneş) ışınlarını görünce hemen iyileşir ve güçlenir.Vedendosi perduto, questi si alzò, pallido in viso ma degno, e fece un segno con la mano, volgendo lo sguardo.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"Egli è "Ecco l'Agnello di Dio, che toglie il peccato del mondo!"
Herkes uygun görür.Sono tutti in ordine.
Göz (3) daha sonra nesnenin ters büyük ve sanal imajını (6) görür.È questa la parte più ampia e la più sentita (libro III-VI).
O sırada Tenten haydutları kaçarken görür.Intanto si vedono gli occupanti dello stabile che scappano.
Onun da iblislerce ele geçirildiği görür.Conseguentemente, anche lui può vedere i mostri.
Çağdaş tarihçiler kendisini tartışmalı biri olarak görür.Gli storici hanno da allora discusso su quello che ancora oggi è considerato un argomento controverso.
İki yaşamlılarda hem akciğerler hem de deri solunum organları olarak işlev görür.Negli anfibi sia i polmoni che la pelle fungono da organi respiratori.
Her şeyden önce onu o anda güvenilir bir dost olarak görür.È per questo che la considera da subito, appena arrivata, come una visitatrice ospite.
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.Fa anche un incubo su ciò che è accaduto.
Hepburn, Conneticut'ta zenginlik içinde büyüdü ve oyunculuğa Bryn Mawr College'da eğitim görürken başladı.Cresciuta in Connecticut, Katharine Hepburn ha incominciato a recitare mentre studiava al Bryn Mawr College.
Marty dolaşırken George'un Lorraine'i gözetlediğini görür.Intanto Cassidy vieta a Mark di vedere Lori.
Bir gün sokakta düşüp ölen yoksul bir kadın görür.Un giorno, ad Altrove, arriva una misteriosa ragazza disperata.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi motifler duyguların sembollerle ifadesi işlevini de görür.Come in altre sue opere pose attenzione a come cade la luce sui braccioli.
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.È debole di carattere e si sente sempre lasciata indietro dalle compagne.
Beyaz bir şekil görür.Si vede, quindi, un pezzo bianco.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Ti senti quasi in imbarazzo che qualcuno sia così importante, che senza di lui (o lei) ti senta inutile.
Çiftliğe ulaştıklarında köpeklerin izleri kaybettiğini görür.Arrivato alla fine della pista il cane annusa ciò che ha trovato.
O bir daire gibi bir şey görürse o kurt açabilirsiniz.Se cresce in stazioni difficili, può apparire anche come arbusto.
Nihayetinde bin bir güçlükle parka vardıklarında parkın tadilat nedeni ile kapalı olduğunu görürler.Alla fine, dopo aver superato mille ostacoli, trovano il cadavere.
Trakyalı Dacialılar onu tek gerçek Tanrı olarak görürdü.Gli Aditya erano considerate delle vere e proprie divinità,.
Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür.Oltre che un grande scienziato, viene considerato come uno dei primi intellettuali del XX secolo.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.Sono riportate solo le personalità principali.
Gerekli görürse duruşma yapar, tanık dinler, soruşturma ve araştırma yapar.Questo comitato può chiamare e udire testimoni, condurre ricerche e prendere visione di documenti.
Doktor ve Nardole, Lejyondakilerin cesetlerini görürken Bill, kendi yolunda Lejyonu bulur.Mentre Walcott e i suoi si recano dove pensano di trovare l'uomo, seppelliscono Bill fino al collo.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Durante la settimana festiva, molte famiglie fanno in casa la Torta di Canegrate.
Işığı görür görmez düğmeye basınız.Quando si preme il bottone, tutte le luci si accendono.
Halk ne der, espri olarak kabul eder mi, hoş görür mü açıkçası bilemiyorum.Ovviamente, le persone alle quali si rivolge pensano che stia scherzando, oppure non gli danno retta.
O sıra anne ve babası onu o halde görür ve Michael, hemen hastaneye yatırılır.A trovarlo in gravi condizioni saranno Kelly e Matt, che lo porteranno subito all'ospedale.
Laurie, Michael'ı gün boyunca birkaç kez görür ve endişelenir.Laurie si avvicina e colpisce ripetutamente Michael al petto e in faccia.