görür ile cümle

görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beni dostunuz olarak görürseniz dostunuz olurum.Me hubiera encantado ser su amigo.
Kate, rüyasında Claire'i görür ve Claire Kate'e Aaron'ı geri getirmemesini söyler.Más adelante, Kate sueña con Claire que le dice que no debe llevar a Aaron de regreso a la isla.
Kendini kraliçe olarak görürdü.Es reconocida como una reina guerrera.
Fakat ziyafet masasına döndüğü zaman kendi yerinde Banco'nun hayaletinin oturduğunu görür.Cuentan el asesinato a Macbeth, pero cuando él vuelve a la mesa el fantasma de Banco está sentado en su lugar.
İki kardeş de babaları Ned Stark'ın (Sean Bean) öldüğünü rüyalarında görürler.Ambos hermanos se sentían atraídos por las criptas después de soñar con la muerte de su padre Ned (Sean Bean).
Bu esanada uzaydan Dünya'ya düşen bir araç görür.Sería como un extraterrestre caído del cielo.
Kayıkla dönerken bir sürü köpekbalıkları görürler.Se muestra a bordo del buque un conejo enjaulado.
Bu iyileşmeyi adanın bir mucizesi olarak görür ve adaya büyük hayranlık duyar.La primera temporada fue una auténtica locura, que bien recuerdan en las Islas.
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.April finalmente se entera de que algo sucede por los muelles.
Randy bir şey tarafından saldırıya uğrar ve vücudunda büyük bir çizik olduğunu görür.Randy es atacado dolorosamente y con la luz revelan un rasguño grande en un lado de su cuerpo.
Tara onları görür ve gülümser.Él mira y sonríe.
Çağdaş tarihçiler kendisini tartışmalı biri olarak görür.La mayoría de historiadores los consideran personas diferentes.
Dışarıda Richard tapınaktan fişekler fırlatıldığını görür.Afuera, Richard ve las bengalas emitidas por los Otros del templo.
İlkbahar geç donlarından zarar görür.Las heladas en primavera pueden resultarle muy dañinas.
Feniletilamin memeli merkezi sinir sisteminde veya nöromodülatör nörotransmiter olarak işlev görür.En el cerebro humano, se le atribuyen roles como neuromodulador o neurotransmisor.
Locke, rüya görür.Durango, un sueño.
Diğer bir flashbackte Jack’i Sidney havalanının barında içki içerken görürüz.Entonces ella se encuentra y flirtea con Jack Shephard en un bar del aeropuerto.
O bir daire gibi bir şey görürse o kurt açabilirsiniz.Una vez haya instalado ese parche, puede descargar este.
Saatin 07.30 olduğunu görür, ve çok şey için geç kaldığını söyler.La sentencia fue leída a las 19:30, y se tardó una hora en leerse completamente.
Buffy yukarıya çıkar ve müdürün karıştırdığı dolaplardan birisinin içinden metal paralar düştüğünü görür.Buffy detalla una de las monedas y mira el número del casillero de donde cayeron.
Tam o sırada kapının üzerinde kırmızı bir şimşeğin çaktığını görür.De un momento a otro vislumbraron un rayo de luz en el horizonte.
Orada Hannah Montana'yı görür.Simboliza que Hannah Montana está creciendo.
Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı.En una época de gran miseria en Moscú, ella nos ayudó a sobrevivir.
Darla Drusilla'yı görür ve onu Angelus'a gösterir.Darla aparece y se lleva a Drusilla.
Kasaya geçtiğinde ise Riley'yi görür.Antes de que él pueda explicarse aparece Riley.
Tyrion, kalenin altındaki tünellerden geçip babasının odasına gider, Shae ve babasının yattığını görür.Tyrion huye hasta los aposentos de la Mano donde encuentra a Shae en la cama de su padre.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.En la cual se hacen pesquisas y se confirma la traición.
Ölüm Defteri'ne dokunan her insan Ölüm Tanrısını görür ve sesini duyar.Todo hombre sería capaz de oír la voz de Dios y seguirla.
Astronominin geçmişine baktığımızda Nicolas Copernicus'u görürüz.Copernicus lleva el nombre del astrónomo Nicolás Copérnico.
Düşünde dedesi, babası ve sonra da annesi Fatma'yı görür.Y todos, incluso él, esperando a su madre, nuestra madre.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Se entrenaron entre sí, tanto que llegaron a ser conocidos como hermanos.
Önünde ne görürse yer.Siéntate en frente de ella.
Rivâyete göre Halil Ağa, rüyâsında bir zât görür.(No se ve por ser similar a la Luna nueva).
Yıldızlara baktığımızda onları anında görürüz.Así, cuando recibimos un golpe en un ojo, vemos estrellas.
Light'ı tanrı olarak görür.Vea la vida como la ve Dios.
Bir başka deyişle aynı dili konuşamayan iki ağ arasında tercüman vazifesi görür.En otras palabras, facilita la comunicación entre personas que no hablan el mismo idioma.
Bu esnada geçidi izlemekte olan Bobby'ye benzer başka bir genç erkek görür.Él ve a otro hombre entre los pasajeros que parece estar siguiéndolo.
Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür.La ciudad sufrió importantes daños.
Yahya İsa'yı görür ve şöyle der: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!"Al día siguiente ve a Jesús venir hacia él y dice: «He ahí el Cordero de Dios, que quita el pecado del mundo.
Öyleyse nasıl hoş görürsün Bu hain adamları?¿Qué es este desenfreno de los hombres?
O sırada Tenten haydutları kaçarken görür.A la madrugada siguiente, los delincuentes intentan escapar.
Fenena ve Yahudilerin zincirler altına ölüme götürüldüklerini görür.Ve que llevan a Fenena, encadenada, a la muerte.
Laurie, Michael'ı gün boyunca birkaç kez görür ve endişelenir.Durante la mañana, Laurie observa a Michael observarla desde cierta distancia, ignorando de quién se trata.
Herkes uygun görür.Todos aceptan.
"Behzat Ç. önümüzdeki sezonu görür mü?".«¿Cuándo cae la próxima Semana Santa?».
Bir taş görür ama sıkışır.Se sienta en una piedra, que se hunde y se ahoga.
Ejderhaların ateşin atası olduğu kabul görür.El dragón de la chimenea.
Böylece işletim sistemi birçok farklı sabit disk görmek yerine sadece bir tane görür.Así, en lugar de ver varios discos duros diferentes, el sistema operativo ve uno solo.
Horace'ın Amy ile evli görürüz.Esta casado con Amy McCarthy.
Birden rüyasında Oronte'nin hayalini görür.En esas inmersiones, Horatio sueña.
Nereden bakıyorsa, oraya özgü gökyüzü görür ve bunu başkasına da göstermek ister.Cuando se le ve desde la distancia, parece un gigante, asustando a cualquiera que lo ve.
Bir süre sonra, Alex'de ondaki kafiyeleri uydurma yeteneğini görür ve yardım etmesini ister.Alex se aproxima y le intenta ayudar a conseguir lo que ella quería.
Her yerde Salman'ın hayalini görür.Todas apoyan el sueño de Natalia.
Anne ve babası İngiltere'de tıp eğitimi görürken Londra'da doğdu.Nació en el Reino Unido donde sus padres estudiaban medicina.
İki sevgili birbirlerini ilk kez görürler ve hemen kucaklaşırlar.Los dos amantes se abrazan por última vez mientras el fuego los consume.
Tam yola çıkarken, karşısında Kaan'ı görür ve köyde kalmaya karar verir.Cuando accidentalmente ve a Heroman, decide quedarse en la ciudad.
Tom sık sık kabus görür.Tom ha spesso degli incubi.
Gözlerimizle görürüz.Vediamo con i nostri occhi.
Orada bir genç daha vardır ve üç ölü görürler.Coniugato, ha avuto tre figli di cui uno non vedente.
Bir hastane gemisine ateş açmak savaş suçu olarak işlem görür.L'attacco verso navi ospedale è considerato crimine di guerra.

İlgili Sayfalar