görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sık sık aynı rüyâyı görürüm.Con frecuencia tengo el mismo sueño.
O, polisi görür görmez dışarı koştu.En cuanto vio al policía salió corriendo.
Her gün rüya görür müyüz?¿Soñamos todos los días?
Herkes rüya görür, bebekler bile!¡Todo el mundo sueña, incluso los bebés!
Nasıl görürsen gör ama o senin ağabeyin.Lo mires como lo mires es tu hermano mayor.
Doğrusu O, işitir ve görür."De hecho, Él es el Oído, la Vista."
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noche, sueña con Annabel Lee y ve el brillo de sus ojos en las estrellas.
Henry sonunda David'i ailesi için tehlikeli olarak görür.Henry eventualmente ve a David como un peligro hacia su familia.
488. günde, Summer Tom’u şehrin en sevdiği yerinde görür ve ikili bir süre konuşur.El día 488, Summer espera por Tom en su lugar favorito de la ciudad y habla con él.
İlk başta kendisini şartların bir kurbanı olarak görür ve sorunlarından ötürü başkalarını suçlar.En primer lugar, se considera a sí mismo una víctima de las circunstancias y culpa a otros por sus problemas.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Cuando ella llega al estudio, se encuentra con el baile de Lily como la Reina Cisne.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Shiva, que pasaba de largo en ese momento, les mira y se ríe.
İbrahim oğlunu kurban ettiğini görür rüyasında.Abraham mira su interior y la ve desolada.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.En la casa, Jack una vez más ve al hombre de traje y le persigue.
Herkes, her yerde casuslar görür gibi oluyordu.Comenzó a ver fantasmas y espías en todas partes.
Cenaze töreninde Will babasının hikâyelerindeki gerçeği doğrulayan birçok sıradışı arkadaşını görür.En el funeral, Will ve a varios amigos de su padre, los cuales estaban presentes en sus historias.
Süpermen nadirde olsa zarar görürse, sarı yıldız(güneş) ışınlarını görünce hemen iyileşir ve güçlenir.Si se ve a un murciélago en plena luz del día lo mejor es mantenerse alejado de él. - No pueden volar.
Paralel RC devresi genellikle seri devreden daha az ilgi görür.El circuito RC en paralelo generalmente es de menor interés que el circuito en serie.
Çavuş geri gelir ve iki sevgiliyi opüşürlerken görür.El sargento regresa, y ve a los dos abrazados.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.A continuación sólo se mencionan los protagonistas de estas.
O gece eğlenmek için havuza gittiklerinde Leeteuk ve Eunhyuk, Donghae’yi suda boğulurken görür.Esa tarde, mientras que se relaja en la piscina Leeteuk y Eunhyuk ven a Donghae ahogarse en el agua.
Bu sırada kapının kendiliğinden açılıp kapandığını görür.Pronto se dan cuenta de que la puerta se ha cerrado y cerrado por sí misma.
Göz (3) daha sonra nesnenin ters büyük ve sanal imajını (6) görür.El ojo (3) entonces percibe una imagen virtual aumentada e invertida (6) del objeto.
Dışarıya çıkınca Doktor ve Donna, karda yaralı yatan bir Ood görür.En el exterior, Donna Noble y él encuentran a un Ood herido en la nieve.
O gece, Donna, Dale ile Andrea'yı sevişirken görür.Durante la noche, Donna tropieza con Dale y Andrea teniendo relaciones sexuales.
Diğer yarısı nesnenin ayakta duran görüntüsünü ABCD prizmasının her iki tarafında görür.La otra mitad ve una imagen erguida del sujeto reflejado desde dos lados del prisma ABCD.
Fotoğrafa baktıklarında Sungmin’in arkasında bir hayalet figürü görürler.Haciendo esto, ellos capturan la imagen del fantasma que está de pie detrás de Sungmin en la fotografía.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Sin embargo, cuando él llega al paradero de autobuses donde se encontraba Spears, ella ya se había marchado.
O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.Esa noche Diana tiene un sueño erótico con Juan.
Çok uzaktaki şeyleri duyar ve görebilirler ayrıca karanlıkta da görürler.Lo verán, lo escucharán, y dirán: "Fijémonos en otra persona.
Şehre döndüğünde, halkının altından yaptıkları bir buzağı heykeline taptıklarını görür.Cuando volvían a palacio, vieron cómo un hombre salía de las habitaciones de Inés, y se rieron a carcajadas.
Glenn'in grubu bir tünele ulaşır ve Maggie'ye ait olan bir işaret daha görürler.Se acercan a un túnel donde Glenn ve otra señal de Maggie.
Baba rüyasında oğlunun kordan (ateşten) doğacağını görür.Uno a uno vio perecer a sus hijos.
Bahçesinde gezinirken, hapishanenin dışında bir grup aylağın toplanmaya başladığını görür.Mientras camina afuera en su jardín, nota que varios caminantes se han acumulado afuera de la prisión.
Kendisini devrimci olarak görür ve bir devrimci gibi yaşamaya çabalar.Si hoy me presento aquí como un revolucionario, es como un revolucionario en contra de la revolución.
Uruguay ise toplam 9 sarı kart görürken, hiç kırmızı kart görmedi.Durante la competición Egipto acumuló diez tarjetas amarillas y ninguna roja.
Her hangisin bakarsan bir vücudu görürsün.Todo lo que usted puede ver es mi cuerpo.
Filmin devamında Schindler onun, sadece üstündeki kırmızı ceket sayesinde tanınabilen ölü bedenini görür.Más tarde Schindler ve su cadáver, reconocible por la prenda roja.
Bu tip bir seçilim, form ve işlev ayrılıklarını engelleme görevi görür.Este tipo de selección actúa para prevenir la divergencia de forma y función.
Şafak vakti yaklaşınca Faust Marguerite'nin hayalini görür ve onun yanına gitmeyi çok arzuılar.Mientras se acerca el amanecer, Fausto tiene una visión de Marguerite y la llama.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Cuando el jefe va a buscar a sus hombres, descubre que todos están abrasados y huye.
Adından da anlaşılacağı üzere, alkalen fosfataz en etkili alkali ortamlarda işlev görür.Como sugiere su nombre, las fosfatasas alcalinas son más efectivas en un entorno alcalino.
Bu sırada Charlie bunu görür ve herkes Boone'un üstüne yürür, suyun nerede olduğunu sorar.Los demás comienzan a presionar a Boone, preguntándole donde está el agua.
Bilincini kaybetmesinin ardından, kapsülün hemen dışında Kowalski'yi görür.A medida que empieza a perder el conocimiento, Kowalski aparece afuera y entra en la cápsula.
Bazı caz müsizyenleri onu dünyanın sekizinci harikası olarak görürler.Monasterio de El Escorial considerada por algunos como la octava maravilla del mundo.
Tersini yani yukarı doğru karşılaştırma yapsa idik muhtemelen benlik saygımız zarar görürdü.Si está más bajo, seguramente perjudicará de alguna manera a nuestro sim.
Bob bir komployo kurban gittiğini görür ve kaçmaya başlar.Joe ha cometido un crimen y debe huir.
Sucre bunu görür ve bunu her zaman kullanabileceğini düşünür.Sucre lo ve y se imagina lo que podría pasar si lo descubrieran.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.En este, todos reconocen a Dios.
Phoebe onu ilk kez üvey büyükannesinin cenazesinde görür.Él va con ella la primera vez que Phoebe visita la casa de su padre.
Yola çıktıktan bir süre sonra şalopaların onları takip ettiklerini görürler.Pero Después descubre que El Rebaño los estaba siguiendo.
Rory, lensi kullanarak ağlayan genç Amy'yi görür.Un soldado consuela a la niña Amy, llorosa.
Bir gün bir rüya görür.Tengo un sueño hoy.
Geceleri mükemmel görürler ve çok iyi koku alırlar.Desprenden un olor terrible y parecen ser muy inteligentes.
Beyaz bir şekil görür.Forma blanca.
Bunlar yalancı kiriş görevi görür.Las fábulas mentirosas.
Ash kulübeye döndüğünde mahzenin kapısının açık olduğunu ve Cheryl’in kaçtığını görür.Al regresar a la cabaña, Ash descubre que Cheryl escapó del sótano.
"İsa emzirilen çocukları görür."Yo perdono a mis hijos.
ARA düşüncesi, afetleri, ortaklaşa bir cevabı talep eden karmaşık problemler olarak görür.Según este enfoque los desastres son problemas complejos que reclaman una respuesta colectiva.
Bunu bir eğlence gibi görür.También se considera un entretenimiento.