görür ile cümle

görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nancy daha sonra 3 dehşet verici kâbus daha görür.Chez elle, Nancy fait un rapide cauchemar.
Eğer siz de münasip görürseniz bu işi uzatmadan bitirelim" denir.Apprends-nous l’interprétation (de nos rêves), nous te voyons au nombre des bienfaisants».
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.Il en conclu que quelque chose de grave se produit à l’Overlook.
Ricardo zincirlerden kurtulmaya çalışırken; karısını görür ve karısı ona cehennemde olduklarını söyler.Plus tard, alors qu'il est toujours enchaîné, Ricardo voit sa femme, morte, qui lui dit qu'ils sont en enfer.
Öylece giderken camdan bir kız çocuğu görür ve onu yeğenine benzetir.Lorsque le train arrive, il remarque sa nièce.
Bu arada, Kate New Mexico'da kasabanın bomboş olduğunu görür.Au nouveau Mexique, Kate retrouve la ville de Truth or Conséquences vide.
Eski Romalılar kozmetikleri küçük görürlerdi ve çok az ilgi gösterirlerdi.Les premiers Romains avaient très peu d'archers, s'ils en avaient.
Bir gün bir rüya görür.Il fait un rêve.
Daha sonra Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür.Il découvrira par la suite Donjons et Dragons.
Rick ve grubu onların peşinden gidince olanları görürler.Rick et son groupe les attaquent par derrière.
Bundan sonra yeni nesil ajanları görürüz.On y voit des agents de UNIT.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Regardant autour de lui, il aperçoit une silhouette à une fenêtre.
Burada, bir dağın tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ateş görür.Il arrive à une montagne où une lumière monte jusqu'au ciel comme des flammes.
Biz sadece bu öykülerin baş kişilerini görürüz.Cet article en décrit les principaux personnages.
Role vazifesi görür.La reconnaissance de visage.
Herkes uygun görür.Tous ont l'air heureux.
Filmin sonunda bununla ilgili uzunca bir kâbus da görür.Il continue à faire des cauchemars, à propos de la Chose.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Ils y accostent et constatent que tous ses occupants sont disparus ou morts.
Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür.La reine meurt un an après sa naissance.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Travis a peur de ne pas être à la hauteur au lit.
Hayatı sever ve yalnızca iyi taraflarını görür.Elle aime la vie et en profite largement.
Ölüm defterine dokunan her insan Ölüm Meleğini görür ve Ölüm Meleğinin sesini duyar.Pour les articles homonymes, voir Angels of Death et Ange de la mort.
Beni görür görmez tanıdı ve canının çok yanmayacağını umduğunu söyledi.Il lui dit alors qu’il l’a très bien connu et qu’il avait entendu dire qu’il avait été fusillé.
Onları kendine göre küçük insanlar olarak görür.Il les considère comme des personnes à part entière.
Tüm eşyayı Allah Teala ile görür.Toutes ces notions sont à comprendre en relation avec Dieu.
Bunun sebebini eksiklik duygusu olarak görür.Il ressent cette carence comme une véritable malédiction.
Şaşırır; çuvalı açar ve ağır yaralı ama daha ölmemiş olan kızını görür.Surprise et furieuse, elle poignarda la malheureuse qui succomba à ses blessures.
Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür.La ville est fortement endommagée.
Bu bölüm bir araştırma merkezi görevi görür.Il existe une Brigade de Recherche pour cette entité.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .On peut les considérer comme un peuple autochtone.
Chris, Jill Valentine adındaki eski ortağını bilgideki resimde görür.En rencontrant Sheva, Chris se souvient de son ancienne partenaire Jill Valentine.
Genç, güzel ve zengin bir kızı bir arabanın takip ettiğini ve arabadaki adamla tartıştığını görürler.Une femme riche, belle, active, renverse un homme sur la route.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Seule la surface est dégradée, si elle est grattée, on peut apercevoir à nouveau la couleur rouge.
Her ikisi de eşcinselliği en ağır cezayı gerektiren bir günah olarak görür.C'est celle de certaines Églises qui considèrent l'homosexualité comme un des péchés les plus graves.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.C'est quelque chose que vous verrez à un moment donné, oui.
Yörede oldukça ilgi görür ve halkın ilgisine mazhar olur.Or le mouvement se veut transcendant et intéresse l’ensemble de la population.
Ancak sabah olduğunda öldürdüğü adamın Muhtar Sefer olmadığını görür.Ils comprennent que le jeune qu'ils ont vu le matin ne travaille pas ici.
"İsa emzirilen çocukları görür.Le Christ bénissant les petits enfants.
Navaholar Dinétah'ı anavatanları olarak görür.Lhamo Dhondup identifie les objets comme étant les siens.
Amme işidir çünkü herkes görür, gördüğünü de bilir adeta.On vit parce qu'on sait comment faire, même les yeux fermés.
Rick, ayrıca, karısı ve oğlunun ortadan kaybolduğunu görür.On y apprend que sa femme et son fils sont morts.
Ateş oğlunu görür görmez, anlamıştır artık onsuz yaşayamayacağını.Se voyant dans un miroir, il comprend qu’il ne lui reste plus longtemps à vivre.
Calisto gelecek için bir hayal görür.Callisto possède une vision nocturne.
Max Mona'nın kurtulduğunu görür.Ross retrouve Mona.
Pek çok kişi dinamik sistemlerin kurucusu olarak Henri Poincaré'yi görür.La méthode de M. Henri Poincaré.
Umarım tanrı yeni evim Meksika için akan kanlarımı görür.Devant Dieu et le monde, mon sang clame l'indépendance de Porto Rico.
Astronominin geçmişine baktığımızda Nicolas Copernicus'u görürüz.Nommé ainsi en hommage à l'astronome Nicolas Copernic.
Ve babası onu futbol oynarken görür ve çok sevinir.Mais son père est contre le voir devenir footballeur.
Tara onları görür ve gülümser.Amy aperçoit Frank et lui sourit.
Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.La population trouve asile dans les îles.
Willow kanları görür ve onu sıkıştırır.Sharon va la voir et prend son pouls.
Cüceler, İnsanlar’ı çoğunlukla zıpçıktılar olarak görürler.Les cétacés apparaissent souvent sur les radars comme des sous-marins. ».
Sık sık kabus görürüm.A menudo tengo pesadillas.
Onu görürseniz, selam söyleyin.Si la ve, dígale hola.
Umarım bu cuma seni görürüm.Espero verte este viernes.
Onu her gün görürüz.Lo vemos todos los días.
Kediler rüya görür mü?¿Los gatos sueñan?
Tom'u her gün görürüm.Veo a Tom todos los días.
Tom'u görürüm.Veo a Tom.
Bu adamı görürsen, beni ara.Si ves a este hombre, llámame.

İlgili Sayfalar