görür ile cümle
görür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Size karşı cimrilik/kıskançlık ederler. Korku geldiğinde onları sana bakar halde görürsün.being niggardly towards you.
Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.God sees the things they do.
Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.Surely God sees the things you do.
Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.He is with you wherever you are; and God sees the things you do.
Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.The eyes attain Him not, but He attains the eyes; He is the All-subtle, the All-aware.
Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür.God judges; none repels His judgment; He is swift at the reckoning.
Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını görür, gözetir."I commit my affair to God; surely God sees His servants.'
O'nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O, her şeyi işitir ve görür.Like Him there is naught; He is the All-hearing, the All-seeing.
Allah, onların bütün yaptıklarını görür.God sees the things they do.
Allah’a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah hesabı çabuk görür.” [6,119; 7,157]Fear God; God is swift at the reckoning.'
Allah her insana kazandığının karşılığını vermek için (diriltir). Allah, hesabı çok çabuk görür.that God may recompense every soul for its earnings; surely God is swift at the reckoning.
Allah bütün yaptıklarınızı görür.God sees the things you do.
Öyle iken artık kiminiz kâfirdir, kiminiz mü’min. Allah yaptığınız her şeyi görür.One of you is an unbeliever, and one of you a believer; and God sees the things you do.
ALLAH'ı dinleyin. ALLAH hesabı çabuk görür.Fear God; God is swift at the reckoning.'
De ki: "Benimle sizin aranızda ALLAH tanıktır. O, kullarından haber alır, görür."Say: 'God suffices as a witness between me and you; surely He is aware of and sees His servants.'
Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöp yapar.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Allah'a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler.And they shall call upon them, and they shall not answer them, and they shall behold the torment.
Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah şüphesiz işlediklerinizi görür.And forget not grace amongst yourself; verily of that which ye work Allah is the Beholder.
Allah, işlediklerini görür.And Allah is Beholder of that which they Work.
Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür.Sights comprehend Him not, and He comprehendeth all sights.
Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
Ve görürsün ki her ümmet, diz çökmüş, kendi kitabına çağrılmada.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.And Allah is Beholder of that which they Work.
Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysaki O, gözleri görür/bilir.Sights comprehend Him not, and He comprehendeth all sights.
Allah'a yalan isnat edenleri, kıyamet günü yüzleri simsiyah halde görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Melekleri de arşın çevresini kuşatarak Rablerinin hamdiyle tespih eder halde görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür.Sights comprehend Him not, and He comprehendeth all sights.
Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Kıyamet gününde Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler.And she said: come forth to them.
Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
Azabı görürler ve doğru yolda bulunmadıklarına yanarlar.Would that they had received the guidance!
Sonra o kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöpe çevirir.Thereafter it wirhereth, and thou beholdest it turn yellow; then He maketh it chaff.
Diriliş günü, ALLAH hakkında yalan uyduranların suratlarını asık görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Melekleri, yönetim merkezinin etrafını çevirmiş halde Rab'lerini överek yüceltirken görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görür.Truly, Allah is All-Seer of what you do.
Çünkü O, kulları(nın hali)ni bilir, görür.Verily, He is Ever All-Knower, All-Seer of His slaves.
O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."He is the All-Knower, the All-Seer of His slaves."
Allah yaptıklarınızı şüphesiz görür.Certainly, Allah is All-Seer of what you do.
Allah hesabı çabuk görür.And Allah is Swift at reckoning.
Allah işitir ve görür.And Allah is Ever All-Hearer, All-Seer.
Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır."He is the All-Knower, the All-Seer of His slaves."
Şüphe yok ki Allah, pek tez hesap görür.Surely, Allah is Swift in account.
Şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.Truly, Allah is Ever All-Hearer, All-Seer.
Allah Semî'dir, çok iyi duyar; Basîr'dir, çok iyi görür.Truly, Allah is Ever All-Hearer, All-Seer.
Allah, çok iyi işitir, çok iyi görür.And Allah is Ever All-Hearer, All-Seer.
Allah'tan sakının! Allah gerçekten hesabı çok çabuk görür."Verily, Allah is Swift in reckoning."
Sonra yine birçokları körleştiler, sağırlaştılar. Allah, onların yaptıklarını ayan-beyan görür.And Allah is the All-Seer of what they do.