Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Но изображениям не обязательно быть наглядными, чтобы напоминать о трагедии войны.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Но не е необходимо снимките да са живи, за да ни напомнят за трагедията на войната.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.אבל תמונות לא צריכות להיות גרוטסקיות כדי להזכיר לנו את הפן הטרגי של המלחמה.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.ولكن الصور لا يجب أن تكون بهذا التأثير لكي تذكرنا بمأساة الحرب
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.鮮明である必要はありません アーリントン国立墓地でジョン ムーアが撮影した1枚です
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.특별한 한 가지 방법을 강조하고자 합니다. 이미지를 물체로 해석하는 것이죠.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.אבל אני רוצה להדגיש אחת ספציפית, וזוהי חלוקת תמונה לאובייקטים.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.و لكني أريد أن ألقى الضوء على واحدة معينة و هي تحليل الصورة إلى أجسام صغيرة.
Ancak bir tanesinin altını çizmek istiyorum, ki bu görüntülerin nesnelere dönüşmesi üzerine.それは物のイメージ分析能力です 左側に見えるようなどんなイメージも
Ancak şekilleri bozulmuştu, garip hareket ediyorlardı. Isı dalgasının arkasındaki görüntüler gibiydi."En fait je n'ai pas besoin de ce mot Dieu" - "Est-ce qu'il décide des choses pour vous?"
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Además, estamos acostumbrados a pensar en imágenes.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Außerdem sind wir es gewohnt, in Bildern zu denken.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Bovendien zijn we gewend aan denken in beelden.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır. Her gece imkansız şeyleri rüyamızda görürüz.Et quand on se réveille, cette façon de penser est encore là.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.In più, noi siamo abituati a pensare per immagini.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.În plus, suntem obişniuţi să gândim în imagini.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.뿐만 아니라, 우리는 이미지로 생각하는 것에 익숙합니다.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Ráadásul, hozzá vagyunk szokva a képekben gondolkodáshoz.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Thêm vào đó, chúng ta sử dụng tư duy hình tượng.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Επιπλέον, έχουμε συνηθίσει να σκεφτόμαστε με εικόνες.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.Кроме того, мы привыкли думать образами.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.ועוד, אנחנו מורגלים לחשוב בתמונות.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.كما أننا معتادون على التفكير عن طريق الصور.
Artı, görüntülerle düşünmeye alışığızdır.毎晩 現実にはありえないような夢を見て
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Deja aveam repertoriul frenetic: voci terifiante, viziuni grotești, halucinații bizare și de nestăpânit.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.지금까지 저는 모든 광적인 레퍼토리를 모두 갖고 있었어요. 겁나는 목소리, 기괴한 환영 괴상하도 떨칠 수 없는 망상들.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.До този момент имах цял луд репертоар - ужасяващи гласове, гротескни видения странни, неконтролируеми илюзии.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Репертуар ужасов разросся: теперь это были жуткие голоса, абсурдные видения, странный навязчивый бред.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.כעת היה לי הרפרטואר המלא של טירוף: קולות מפחידים, חזיונות מעוותים, והזיות מוזרות ובלתי נשלטות.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.حتى الآن، كت أعاني من جميع أعراض الحمّى : الاصوات المرعبة، والرؤى البشعة، الأوهام الغريبة و الصعبة.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.恐ろしい声 グロテスクなビジョン 奇妙な制御不能な妄想 私の精神状態は
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.A kiterjesztett valóság a valós világ egybeolvasztását jelenti a számítógép által generált képanyaggal.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Erweiterte Realität ist das Verschmelzen der realen und computergenerierten Welt.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Hiện thực mở rộng là sự hòa lẫn của thế giới thực vào hình ảnh do máy tính tạo nên.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.증강현실이란 컴퓨터로 만든 이미지를 현실에 접목시키는 것을 말하는 거죠.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.La realidad aumentada es la fusión del mundo real con imágenes generadas por computadora.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.La réalité augmentée est un mélange de monde réel et d'images générées par l'ordinateur.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.La realtà aumentata è la fusione del mondo reale con immagini generate al computer.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Realidade aumentada é o fundir do mundo real com imagens geradas pelo computador.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Realitatea augmentată este o îmbinare a lumii reale cu imagini generate de calculator.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Realita yang bertambah adalah perpaduan dari dunia nyata dengan gambar yang dibuat komputer.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Rozšířená realita je spojení skutečného světa s počítačem tvořenými obrazy.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Rzeczywistość rozszerzona jest połączeniem świata rzeczywistego z obrazami wygenerowanymi komputerowo.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Toegevoegde realiteit is het vermengen van de echte wereld met computergestuurde beelden.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Доповнена реальність - це злиття реального світу з комп'ютерною графікою.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Дополненная реальность — это слияние реального мира с компьютерной графикой.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.Разширената реалност е смесица от реалния свят с компютърно генерирани образи.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.מציאות מרובדת היא חיבור של העולם האמיתי עם תמונות מיוצרות מחשב.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.الحقيقة المدمجة : هي مزج العالم الحقيقي مع صور مكونه من الكومبيوتر.
Artırılmış gerçeklik, gerçek dünyanın bilgisayarla oluşturulmuş görüntülerle birleştirilmesidir.現実と コンピュータの生成した イメージを融合させたものです これはマジック研究のための
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De facto, estas imagens tornaram-se as próprias vozes do protesto.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De fapt, aceste imagini au devenit ele însele voci ale protestului.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.De hecho estas imágenes se convirtieron en voces de protestas.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.En fait, ces images devinrent la voix de la protestation.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Faktum är att dessa bilder blev protestens röster i sig själva.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.In effetti, queste immagini divennero esse stesse la voce della protesta.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Kenyataannya, gambar-gambar ini menjadi suara dari protes itu sendiri.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.사실 사진은 저항의 목소리 그 자체 입니다.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Meer zelfs, deze beelden werden zelf de stemmen van het protest.
Aslına bakarsanız, bu görüntüler protestoların sesi oldular.Pravzaprav so te podobe postale glas protesta samega.