görünme ile cümle

görünme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadın, kaderine razı olmuş gibi görünmektedir.On sám je smířen se svým osudem.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Řeč díla je charakterizována jako obšírná a málo plynulá.
Serinin bütününün ilk bakışta anlamsız görünmesi yanıltıcıdır.Na první pohled vůbec nepůsobí neseriózně.
Gökyüzünün mavi görünmesinin temel nedeni, açık atmosferde güneş ışığının Rayleigh saçılımına uğramasıdır.Azurová barva oblohy vzniká Rayleighovým rozptylem slunečního světla v zemské atmosféře.
O "can" herkese görünmez.Nová „superpotravina” není pro každého.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Zvláště dobře uplatnitelné se ono ukázalo na analýzu spojité šroubovice.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Jeho vládu poznamenaly především spory o délku povinné vojenské služby.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Svědectví Pohledů z okna.
Bu daha sonra parıltı olarak görünmektedir.V pozdější době se tato podoba zjemňuje.
Bu durumda Çatalhöyük'le çağdaş görünmektedir.V současném pojetí je pravděpodobně parafyletický.
Çünkü harfi yılan görünmez bir varlığın etkisiyle kukla olarak kullanılmıştır.Kletba zasaženého sekne jako neviditelný meč.
Unitaş Hayalet : Görünmez olmaya yarar.Fantasy je zobrazení neskutečného.
Bir kere kendimi gözlemci olarak aldıktan sonra kendimi bir görünmezliğe göndermeliyim.Poté, co si ho nasadí, se stává neviditelným.
Doktor dehşet içinde kalmış ve donmuş şekilde görünmektedir.Byla vysílená, v šoku a promrzlá.
Ölmeden önce de görünmezliğini yitirir.Před svou smrtí ztratil zrak.
87 yaşındaki Stuart daha yaşlı görünmesi için makyajlandı.Având 87 de ani la acea vreme, Stuart a trebuit să fie machiată pentru a părea mai bătrână pentru rol.
Jimmy burada müzik kariyerine bir başlangıç yapmayı planlamıştır ama başarılı olması zor görünmektedir.Jimmy este axat pe realizarea unei cariere muzicale, dar pare incapabil să obțină o șansă.
Kevin Jonas, Joe Jonas, Nick Jonas ve Chelsea Staub tüm bölümlerde görünmektedirler.Joe Jonas, Nick Jonas, Kevin Jonas și Chelsea Staub sunt prezenți în toate episoadele.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
Gerçekten görünmez olmak demekti.El se poate face complet invizibil.
Daha sonra hiç görünmemiştir, o düşüşten sonra büyük ihtimalle ölmüştür.Și a murit probabil pentru că în sfârșit se relaxase.
Görünmez olma gücüne sahiptir.Are o abilitate unică, de a se face invizibil.
1953 yılında Ulusal Kitap Ödülü'nü kazanan Görünmez Adam (Invisible Man) romanıyla tanınır.A scris Omul invizibil ("Invisible Man"), cu care a câștigat Premiul National Book Award în 1953.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Dispozitivul nu mai este văzut din nou până în sezonul 4.
Resmi kayıtlarda 1503 olarak görünmektedir.Stranele din cor sunt datate 1503.
Günümüzde kayıtların çoğunun sahte olduğunu görünmektedir.În zilele noastre, toate aceste afirmații sunt considerate false.
Sadece Antarktika kıtasının iç bölgelerinden görünmez.Nu este vizibilă din regiunile din interiorul continentului antarctic.
Bu durumda kentin düşmesi yakın görünmekteydi.Căderea orașului părea iminentă.
Gökyüzünün mavi görünmesinin temel nedeni, açık atmosferde güneş ışığının Rayleigh saçılımına uğramasıdır.Culoarea albastră a cerului senin se datorează împrăștierii Rayleigh a luminii solare în atmosfera Pământului.
Rus donanması keşfedilmişti ve Japonlara görünmeden Vladivostok’a ulaşma planları suya düşmüştü.Flota rusă a fost descoperită și orice șansă de a ajunge la nedetectați Vladivostok a fost compromisă.
Bu makyaj kişilerin kötü görünmesini, parlamaları engeller.Fă-i pe homosexuali să arate bine...
Ölüm ona gönülsüzce kendi görünmezlik pelerinini vermiş.Moartea îi oferă acestuia o pelerină ce-l făcea invizibil.
Fakat sadece bir maçtan sonra sakatlandığı iddia edilerek bir süre gorünmemiştir.Ca dovada ca s-a rupt după doar câteva meciuri.
Bundan sonra cehenneme döndü ve bir daha görünmedi.El plecase de acasă într-o seară și nu mai fusese văzut de atunci.
Film H. G. Wells'in Görünmez Adam romanından esinlenmiştir.Scenariul se bazează vag pe romanul omonim scris de H. G. Wells.
Bu tüy tepelikler görünür veya görünmez olabilir.Marginile hărții de imagini pot fi vizibile sau și invizibile.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Îi place să meargă la plajă, dar nu îi place deloc să intre în mare.
Kemerlerin bir kısmı halen görünmektedir.În continuare se vor analiza unele combinații.
Bu katmanda bulunan çanak çömlek, Neolitik Çağ'ın en erken dönemlerine ait görünmektedir.Prima așezare omenească pe acest deal datează probabil încă din neolitic.
Aziz Vlas hakkında Yunanca yazılanlar pek güvenilir görünmezler.Versiunea greco-catolică a Crezului nu urmează dogma Filioque.
KV-2 tankı kâğıt üzerinde çok başarılı görünmekteydi.Tancul KV-2 avea o mobilitate redusă.
Ayrıca aynada görünmeme gibi bir özelliği de vardır.Și ea e imaginea mea în oglindă.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.El a pierdut fața motocicletei pe frânare, ieșind în decor, fără vreo posibilitate de a reveni.
Erkekler erkeksi görünmek isterler.Bărbații vor să pară masculini.
Bizzat görünmek zorundasın.Trebuie să te prezinți personal.
Aptalca görünmek istemiyorum.Nu vreau să par prost.
Ne sıklıkla diş dokturuna görünmen gerek?Cât de des trebuie să te duci la dentist?
Benjamin ... seni seviyoruz ... huzur içinde yat." şeklinde görünmektedir.Benjamin... szeretünk... nyugodj békében.”
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Földalatti alagutakon keresztül szelik át a határt, hogy elkerüljék az átvizsgálást.
1598 ile, ismi bir satış noktası oldu ve baş sayfalarda görünmeye başladı.1598-ra neve már ismertté vált, és megjelent a darabok címoldalán is.
Bu ikili birbirlerinin filmlerinde mutlaka görünmektedirler.A mozifilmekben mindkét ilyen alakjában feltűnik.
İki galaksi arasında belirgin bir bağlantı ve etkileşim görünmemektedir.Két tengely között érintés és galvanikus kapcsolat nélkül hoz létre kapcsolatot.
Aralık gündönümü yaklaştığından Antarktika da aydınlık görünmektedir.A decemberi napforduló közeledte miatt az Antarktisz szintén meg volt világítva.
Görünmez adamın oğludur.A láthatatlan ember.
Tüm Samsun buradan görünmektedir.Az egész Bán-völgye megtekinthető innen.
Biz aslında hareket etmediğimizden ve şekil sabit olduğundan düz çizgilerde eğimli olanlar gibi görünmektedir.Mivel valójában nem mozgunk és az alak állandó, tévesen az egyenes vonalakat görbének észleljük.
3) Sarı şişe : Kısa bir süreliğine görünmezlik sağlar.Láthatatlanság (invisibility): A játékost rövid időre csaknem láthatatlanná teszi.
Özellikle kemik iltihabı dikkat çekecek kadar yaygın görünmektedir.Ez legfőképp akaratlagos igék ragozásánál figyelhető meg.
Resmi kaynaklara göre doğum günü 23 Temmuz görünmesine rağmen, doğum gününün 1 Temmuz olduğu iddia etti.Hivatalosan 1920. július 23-án született, de ő mindig azt állította, hogy születésnapja július 1-jén van.
Görünmez olabilmektedir.Láthatatlanná tud válni.

İlgili Sayfalar