görünen ile cümle

görünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Görüntü; gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünendir.Judėjimas, anot Parmenido, kaip ir nebūtis neegzistuojąs.
Çok nadir görünen bir türdür.Matyt, tai reta rūšis.
Kod analizinde dosyanın makine kodu, şüpheli görünen bir şey olup olmadığını görmek için analiz edilir.Koodi analüüsimises vaadatakse läbi faili masinkood, et näha, kas seal on midagi kahtlast.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.Maa pealt vaadeldavas taevas on heledaimaks kvasariks 3C 273, mis asub Neitsi tähtkujus.
Tarantula Bulutsusu'nun görünen parlaklığı 8 kadirdir.Taranteludu näiv tähesuurus on 8.
Şamanizm ruhlar dünyasıyla görünen dünya arasından ilişkiyi düzenler.Šamaanid suudavad transiseisundis ühendust võtta vaimudega, vaimude maailma elavate maailmaga ühendada.
Ülkeyi yöneten Çar Ferdinand ordunun görünen komutanıydı, ama fiili komutan General Michail Savov'du.Ülemjuhatajaks oli tsaar Ferdinand, samas operatiivjuhtimine oli tema asetäitja, kindral Mihail Savovi kätes.
Ana hikâye evrende görünen bir çatlakla ilgilidir.Selle kokkusattumuse tõttu lööb kõikuma peategelase ateistlik maailmavaade.
Orada kendim görünmem için, orada görünen biriyle çıkıyor olmam gerekir.Tõsi küll, selleks et teise juurde minna, on tarvis olla iseenda juures.
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünen그것은 9시에 대해 지금 있었고, 방을 이후 거의 supernaturally 조용한 보이는
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenBolo už asi deväť hodín, a miestnosť vyzerať takmer nadprirodzeným ticho po
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenBylo už asi devět hodin, a místnost vypadat téměř nadpřirozeným ticho po
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenĐó là khoảng 09:00, và căn phòng dường như gần như supernaturally yên tĩnh sau khi
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenMost már kilenc óra körül, és a szoba látszólag szinte természetfeletti csendes után
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenNyt oli noin yhdeksän, ja huone näennäisestä lähes yliluonnollisesti hiljainen jälkeen
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenהשעה היתה בערך 09:00, והחדר נראה שקט כמעט טבעית אחרי
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenفقد أصبح الآن حوالي 09:00 ، ويبدو تقريبا غرفة هادئة بعد خارق
09:00 ve oda sonra neredeyse doğaüstü sessiz görünenこれらの乱交パーティーは、私が発生していた少し計画に自分自身を祝福し始めた
4.Bütçede görünen harcamaların gerçekleşmesi, III-318.O Provedor de Justiça Europeu exerce as suas funções com total independência.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Apesar de queremos evitar o sofrimento, parece que nos precipitamos na sua direção.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Aunque queremos evitar el sufrimiento, parece que corremos de alguna forma hacia él.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Bien que nous voulons éviter la souffrance, il semble que d'une certaine façon nous courrons vers elle.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Chiar dacă vrem să evităm suferinţa, se pare că alergăm spre ea.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Choć chcemy uniknąć cierpienia, niemal do niego dążymy.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Elkerülni akarjuk a szenvedést, ehelyett mintha egyenesen feléje rohannánk.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Hoci sa chceme vyhnúť utrpeniu, zdá sa akoby sme k nemu bežali.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.또, 우리는 고통을 피하고 싶어하지만, 오히려 어떻게 보면 그것을 향해 돌진하고 있는 것 같기도 합니다.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Mặc dù chúng ta muốn tránh đau khổ, có vẻ như chúng ta đang chạy đến với nó.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Obgleich wir Leiden vermeiden wollen, hat es den Anschein, als liefen wir ihm geradezu entgegen.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Ook al willen we lijden zien te vermijden, lijkt het alsof we er enigszins op af rennen.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Přestože se chceme vyhnout utrpení, zdá se, jako bychom mu běželi vstříc.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Sebbene cerchiamo di evitare la sofferenza, sembra che le corriamo sempre incontro.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Trots att vi vill undvika lidande, verkar det som vi springer rakt i dess riktning.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Vaikka haluamme välttää kärsimystä, tunnumme juoksevan sitä kohti.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Walaupun kita ingin menghindari penderitaan, seringkali kita malah lari ke sana.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Αν και θέλουμε να αποφεύγουμε τα βάσανα, κάπως φαίνεται να τρέχουμε προς αυτά.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Искаме да избегнем страданието, но някак тичаме към него.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Незважаючи на те, що ми намагаємось уникнути страждання, здається, що ми рухаємося прямо до нього.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.Хотя мы стремимся избежать страданий, мы, казалось бы, бежим по направлению к ним.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.שלמרות שאנחנו רוצים להימנע מסבל, נראה שאנחנו איכשהו נמשכים אליו.
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.بالرغم من أننا نريد تجنب المعاناة , يبدو أيضاً أننا نعدو ناحيتها .
Acı çekmeyi önlemek istediğimiz halde, görünen o ki bir şekilde ona doğru koşuyoruz.それはある種の勘違いが原因かもしれません
Allah'ım! Görünen o ki küçük şirin kızımız bu adama şaka yapmış.ايغوو...يظهر ان ابنتي الجميلة مازحتك
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Aber tatsächlich war es ein kompliziertes Netz von scheinbar unzusammenhängenden Ideen.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale bola to vlastne komplikovaná sieť zdanlivo nesúvisiacich ideí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ale ve skutečnosti to byla komplikovaná síť zdánlivě nesouvisejících idejí.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Dar de fapt a fost un păienjeniș complicat de idei aparent distincte.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.사실 그것은 겉보기에 뒤죽박죽 생각들이 복잡한 거미줄처럼 얽혀 있는 것이었습니다.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Maar in werkelijkheid was het een ingewikkeld web van op het eerste gezicht niet gerelateerde ideeën.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Ma in realtà è il risultato di una complicata associazione di idee apparentemente disconnesse.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mais c'était en fait un tissu complexe d'idées en apparence sans rapport entre elles.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Mas, de facto, foi uma rede complicada de ideias aparentemente desligadas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Men det var en komplicerad väv av till synes orelaterade idéer.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Nhưng thực sự đó là mạng lưới phức tạp của những ý tưởng nhường như là không có liên hệ
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Pero en realidad fue una red complicada de ideas aparentemente inconexas.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Tak naprawdę była to skomplikowana sieć luźno połączonych pomysłów.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Αλλά στην πραγματικότητα ήταν ένας περίπλοκος ιστός φαινομενικά αποσυνδεδεμένων ιδεών.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но в действително бе сложна мрежа от изглеждащи напълно несвързани идеи.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.Но на самом деле это была запутанная сеть внешне разрозненных идей.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.שכל יוצר נשאל בצדק, והיא, מהיכן הגעת לרעיון.

İlgili Sayfalar