görünen ile cümle

görünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.ولكن الحقيقة انها كانت شبكة معقدة من الافكار المتقطعة.
Ama aslında bağlantısız gibi görünen fikirlerin karmaşık bir ağıydı.アイデアが複雑に絡んでいたのです まずは、少し
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.하지만 어떤 특정한 방법으로 조합되면, 그것들이 마치 존재할 수 있을 것처럼 보이는 3차원적인 어떠한 것을 창조할 수 있습니다.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.Dar, combinate într-un anume fel, ele pot crea ceva ce arată încă tridimensional, ca şi când ar putea exista.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.Pero combinados de cierta manera pueden crear algo que aún parece tridimensional; como si existiera.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.Zestawione w pewien sposób, stworzą coś, co nadal wygląda trójwymiarowo, tak jakby mogło istnieć.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.Объединённые определённым образом, эти объекты создают нечто трёхмерное. Кажется, оно и правда существует.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.По-особливому об'єднані, вони творять якийсь тривимірний на вигляд предмет, який, здавалось, міг би існувати.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.אבל כשמשלבים אותם בדרך מסויימת, הם יכולים ליצור משהו שעדיין נראה תלת מימדי, כאילו הוא יכול להתקיים.
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.لكنها مجمعة بطريقة معينة لتشكل ما يبدو وكأنه ثلاثي الأبعاد وكأنه محتمل الوجود
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.但用一種特定嘅方式將佢啲組合, 就可以創造出一啲看上去仍然系三維嘅, 看上去仍然是可以真實存在嘅嘢。
Ama belli bir şekilde birleştiğinde, hala üç boyutlu görünen bir şey yaratabilirler, varolabilirmiş gibi.依然 三次元的に— ありえそうに見えながら 存在しえないものができます
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Aber es sind blaue Blumen unter grünem Licht.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Ale sú to modré kvety pod zeleným svetlom.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Bunga biru disinari oleh cahaya hijau.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.De azok kék virágok zöld fény alatt.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.하지만 초록 불빛 아래에 있는 푸른 꽃들인 것이죠.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Maar we laten ze zien met groene belichting.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Mais ce sont des fleurs bleus sous une lumière verte.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Ma sono fiori blu attraverso una luce verde.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Mas são flores azuis sob uma luz verde.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Men blå blommor under grönt ljus.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Men de er blå blomster under grønt lys.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Nhưng là hoa xanh dương đc chiếu màu xanh lá cây.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Tylko że pod zielonym ośietleniem.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Αλλά είναι μπλε λουλούδια κάτω από πράσινο φως.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Але це сині квіти при зеленому світлі.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Но сини цветя под зелена светлина.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.Но это — голубые цветы под зелёным фильтром.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.אבל אלה פרחים כחולים תחת תאורה ירוקה.
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.فهذه أزهار زرقاء ولكن تحت إضاءة خضراء
Ama bunlar yeşil ışık altında mavi renkte görünen çiçekler.蜂たちはパズルを解くために色の関係性を使っているのです
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aber um das zu tun, müssen Sie etwas tun, das vielleicht, auf den ersten Blick, komplett unmöglich scheint.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aby sme to však spravili, musíte urobiť niečo, čo na prvý pohľad vyzerá úplne nemožné.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Ale żeby tego dokonać, musisz zrobić coś, co na pierwszy rzut oka wydaje się całkowicie niemożliwe.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Dar pentru asta trebuie să facem ceva care la prima vedere pare complet imposibil.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.De ehhez, olyasmit kell tennünk, ami első pillantásra lehetetlennek tűnik.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.그러나 그러기 위해선 완전히 불가능하다고 생각되어지는것을 해야만 합니다.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Maar om dat te doen, moet je iets doen dat op het eerste gezicht volstrekt onmogelijk lijkt.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Mais pour le faire, vous devez faire quelque chose qui peut, à première vue, sembler tout à fait impossible.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Ma per poterlo fare, bisogna fare qualcosa che, a prima vista, potrebbe sembrare assolutamente impossibile.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Men for at gøre det, skal man gøre noget der måske, ved første øjekast, ser fuldstændig umuligt ud.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Men för att göra det måste man göra något som till en början kan verka omöjligt.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Mutta kertomukseen vaaditaan jotakin, mikä saattaa ensi näkemältä tuntua täysin mahdottomalta.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Para isso, é necessária uma coisa que, à primeira vista, parece totalmente impossível.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Pero para ello, hay que hacer algo que, a primera vista, podría parecer totalmente imposible.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Proto ale musíme udělat něco, co se zdá na první pohled naprosto nemožné.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Αλλά για να πετύχει, πρέπει να κάνεις κάτι που μπορεί, εκ πρώτης όψεως, να φαίνεται εντελώς αδύνατο.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Но для этого мы должны сделать то, что на первый взгляд может показаться совершенно невозможным.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Но за да го направим, трябва да се направи нещо, което може, на пръв поглед, да изглежда напълно невъзможно.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.אבל כדי לבצע זאת, עלינו לעשות משהו אשר במבט ראשון עלול להיראות כבלתי-אפשרי בעליל.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.لكن لأجل هذا، يجب القيام بأمرٍ قد يبدو لأوّل وهلةٍ مستحيلا تماماً.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.思えるようなことをしなければなりません 宇宙の全体の歴史を調べることです
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Aber anscheinend hatte es jemand vermasselt, denn die Lamaniten töteten alle Nephiten.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Ale ewidentnie ktoś nawalił, bo Lamanitom udało się wybić Nefitów.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Ale zjevně to někdo zkazil, protože Lamanitům se podařilo zabít všechny Nefity.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Dar se pare că cineva a făcut-o, deoarece Lamaniții au reușit să ucidă toți Nefiții.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.De úgy tűnik, valaki elszúrta, mert a lámániták képesek voltak megölni a nefitákat.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.하지만 아무래도 누군가는 지키지 못한것 같아요. Lamanites가 Nephites를 죽일수 있었거든요.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Maar blijkbaar verknalde iemand het, want de Lamanieten slaagden erin alle Nephieten te doden.

İlgili Sayfalar