görülmez ile cümle
görülmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Başlangıçta hiçbir belirti görülmez.Na początku nie widzi się nic.
Yavru bakımı görülmez.Opieka rodzicielska nie występuje.
Keratin görülmez.Nie widać szwów.
Çan kulesi işareti vakaların yarısında görülmez.Zatoki klinowej nie obserwuje się u drapieżnych.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Kolor samego stolca pozostaje przeważnie niezmieniony.
Araziyi bireysel sahiplenme görülmez.Teren nie jest własnością prywatną.
Ancak Poe'nun anlatıcısında Whitman'ın coşkulu tavrı görülmez.Narratorowi Poego brakuje jednak uroczystego ducha Whitmana.
Bu etki çıplak gözle görülmez, ama küçük teleskoplarda bile kolaylıkla görülebilir.Gwiazda nie jest widoczna gołym okiem, ale można ją dostrzec już przy pomocy małego teleskopu.
Enfekte olanların yaklaşık %10'unda hiçbir belirti görülmez.Około 40% chorych jest zupełnie bezobjawowych.
Türk geleneğinde kadınların düğünlerde erkeklerin önünde oynaması hoş görülmezdi.Podobnie jak w starożytnej Grecji kobiety zamężne nie uczestniczyły w spotkaniach towarzyskich mężczyzn.
Bununla birlikte, Ay, Jüpiter veya Venüs kadar parlak görülmez.Den är dock inte lika ljus som Venus eller Jupiter.
Kar yağışı çok nadiren görülür veya hiç görülmez.Luktsinnet kommer då sällan eller aldrig tillbaka.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.Dessutom har barn som är under två månader ofta ingen hosta.
Yavru bakımı görülmez.Vad barnavårdsnämnden inte ser.
Bu vakitlerde uyunulması uygun görülmezdi.Hon var vid denna tidpunkt sängliggande.
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.Om infektion är med endast ett fåtal maskar uppvisas ofta inga symptom.
Enfekte olanların yaklaşık %10'unda hiçbir belirti görülmez.Bara omkring 13% saknar annan psykisk störning.
Ama orkestrasyonlarında hiçbir zaman fevkaladelik görülmez.I orkestrar är dock saxofonen ovanlig.
Klasik diyabetik ketoasidoz (DKA)’da karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir; fakat ishal görülmez.Klassisk diabetisk ketoacidos (DKA) har symptomen buksmärta, illamående och kräkningar men ingen diarré.
Çeşitli bölgelerde gördüğümüz farklı kıyafet türleri görülmez.Hur dräkten ser ut varierar från olika delar av Sverige.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.На додачу, кашель також часто відсутній у дітей віком менше 2-х місяців.
Yavru bakımı görülmez.За потомством не доглядають.
Bu ölçekte sahte rastgele fraktallik görülmez.Для кривого многовида ця властивість невірна.
Ayrıca haliçlerde ve mangrov bataklıklarında da bulunur ama deniz kıyısında görülmez.Також цей птах зустрічається в гирлах річок і мангрових заростях, але не на відкритому узбережжі.
Keratin görülmez.Хвіст не видно.
Ancak bu sorun lacto-ovo vejetaryenlerde görülmez.Але подібну тему неможливо уявити в садах бароко.
Tamamen açık alanlarda pek görülmez.Побачити його на відкритому місці майже неможливо.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.Děti mladší 2 měsíců často navíc nevykazují ani kašel.
Bu olaydan sonra Diaz Karteli çökmüştür ve bir daha hiçbir yerde görülmezler.Během konce války, Caradoc zmizel a už nikdy oněm nikdo neslyšel.
Yavru bakımı görülmez.Nebyla pozorována žádná péče o potomstvo.
Keratin görülmez.Laeruka není možno vidět.
Bu maddelerde kristalleşme görülmez.Přitom nedochází ke krystalizaci složek.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Pokud je sucho, barva dužiny se skoro vůbec nezmění.
Kişilerin genç yaşta evlenmelerinde sorun görülmezken yüksek yaş farkına karşı çıkılmaktaydı.Manželství zůstalo, vzhledem k vyššímu věku, bezdětné.
Bununla birlikte, Ay, Jüpiter veya Venüs kadar parlak görülmez.Cu toate acestea ea nu este la fel de strălucitoare ca Luna, Venus sau Jupiter.
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.În plus, tusea lipsește, frecvent, la copiii sub două luni.
Çan kulesi işareti vakaların yarısında görülmez.Aspectul de clopot nu este evident în jumătate din cazuri.
Bu vakitlerde uyunulması uygun görülmezdi.De data aceasta nu doarme.
Ancak bu sorun lacto-ovo vejetaryenlerde görülmez.Acest proces nu a fost găsit în lacto/ovo/lacto-ovo vegetarieni.
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.Dacă infestarea este provocată de doar câțiva viermi, de obicei, nu există simptome.
Çiftleşme 45 saniye sürer ve ne kalça hareketi ne de boşalmada duraklama görülmez.Copularea durează aproximativ 45 de secunde și nu implică împingere pelviană(d) sau pauză ejaculatoare.
Çan kulesi işareti vakaların yarısında görülmez.Ilyen toronyszerű tünet az esetek felében nem jelentkezik.
Yıllar arasinda farklı bir sıcaklik farkı görülmez.A két évszak között nincs nagy hőmérsékleti különbség.
Bazı kişilerde belirti görülmez.Néhány embert képtelenség elérni...
Ayrıca, öksürük iki aydan küçük çocuklarda çoğunlukla görülmez.A két hónaposnál kisebb gyermekek esetében köhögés gyakran nem lép fel.
Bu sebepten dolayı bu alanlar genel dil bilimine ait alanlar olarak görülmez.Azonban az ilyen előírásokat nem tekintjük a nyelvbázisok részeinek.
Yavru bakımı görülmez.Kisdedóvási nefelejts.
Her iki grupta da başkalaşım (metamorfoz) görülmez.A csoportokban mindkét nem megtalálható.
Enfeksiyon yalnızca birkaç solucandan kaynaklanıyorsa çoğunlukla bir belirti görülmez.Ha a fertőzést csupán néhány féreg okozza, a betegség gyakran tünetmentes.
Bazı yıllar birkaç kez yaşanır, bazen de hiç görülmez.Daniel: Amíg élek nem…és néha még utána sem.
Bu maddelerde kristalleşme görülmez.Így nem ismerhető fel bennük a kristályszerkezet szabad szemmel.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Amikor mozdulatlanul ül, a ralt majdnem lehetetlen észrevenni.
Bu evrede hücre içinde yağ birikimi görülmez.Érdekes módon biztonsági öv nem található bennük.
Mayıs - Eylül arası dönem pek yağış görülmez ve oldukça kurak geçer.Május és szeptember között egyáltalán nem vagy csak alig esik az eső.
Başlangıçta hiçbir belirti görülmez.Kezdetben tünetmentes.
Birçok vakada (60–80%) belirti görülmez.Jelentős (látszólag indokolatlan) fogyás az esetek 60–74%-ában.
Semtin sokağından geçerken adeta binaların içinde kaldığından caddeden görülmez.Sen avulla talon sisältä voidaan nähdä, mitä ulkona kadulla tapahtuu.
Tamamen açık alanlarda pek görülmez.Sitä näkee harvoin avoimilla paikoilla.
Keratin görülmez.Jyvät eivät näy.
Avrupa'da çok sık görülmez.Tavattu harvoin Euroopassa.