görülmemiş ile cümle

görülmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.A počas tejto doby stúpa hladina prolaktínu, ale takého, aký dnešný deň nikdy nezažije.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Dan selama waktu ini ada peningkatan prolaktin, sesuatu yang tidak pernah terlihat di kehidupan modern.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Durante esse período, há uma descarga de prolactina como nunca se vê nos dias modernos.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Gedurende deze periode is er een opstoot in prolactine die wij vandaag de dag nooit kennen.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.그리고 이 시간 동안 현대에서는 찾아보기 힘든 프로락틴의 다량 분비가 이루어집니다.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Och under denna tiden, sker en tillströmning av prolaktin, vars like den moderna världen aldrig ser.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Og i denne tid, er der en bølge af prolactin, hvis lige ikke bliver set i den moderne tid.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Şi în acest timp, apare un val de prolactină, pe care o zi modernă nu-l vede niciodată.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Und in dieser Zeit kommt es zu einem starken Anstieg von Prolaktin, wie man es heute so nicht kennt.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.V teh dveh urah se prolaktin zelo poviša. Toliko prolaktina se v modernih dneh ne tvori nikoli.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.W tym czasie gwałtownie wzrasta poziom prolaktyny, czego nie zna nowoczesny świat.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Y durante este tiempo hay un aumento de la prolactina, algo que no vemos hoy en día.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.Κατά τη διάρκεια αυτή, υπάρχει μια αύξηση της προλακτίνης, αυτά που δεν βλέπουμε πότε την σήμερον ημέραν.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.А в цей час, відбувається ріст пролактину в організмі, який, в наш час, нечасто можна спостерігати.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.А през това време, има рязко покачване на пролактин, производните на който не се виждат в днешно време.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.В течение этого времени у них наблюдается такой рост пролактина, какой редко можно наблюдать в наши дни.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.ובזמן הזה ישנו פרץ של פרולקטין, כזה שלא רואים לעולם בעידן המודרני.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.وخلال هذا الوقت، يكون لدينا تدفّق من البرولاكتين، الذي لم نعد نراه في أيامنا هذا.
Bu süreçte, modern zamanlarda görülmemiş bir prolaktin dalgalanması oluyor.現代ではまったく起きない プロラクチンの高まりが見られます これらの研究に参加した人達は
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.내일 이맘때면 내가 중한 우박을 내리리니 애굽 개국 이래로 그 같은 것이 있지 않던 것이리라
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.Ето, утре около тоя час ще наваля много тежък град, небивал в Египет, откак се е основал, дори до днес.
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.הנני ממטיר כעת מחר ברד כבד מאד אשר לא היה כמהו במצרים למן היום הוסדה ועד עתה׃
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.ها انا غدا مثل الآن امطر بردا عظيما جدا لم يكن مثله في مصر منذ يوم تاسيسها الى الآن.
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.到 明 天 約 在 這 時 候 、 我 必 叫 重 大 的 冰 雹 降 下 、 自 從 埃 及 開 國 以 來 、 沒 有 這 樣 的 冰 雹
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.到 明天 約 在 這時候 、 我 必 叫 重大 的 冰雹 降下 、 自從 埃及 開國 以來 、 沒有這樣 的 冰雹
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.E, expulso o demônio, falou o mudo e as multidões se admiraram, dizendo: Nunca tal se viu em Israel.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.귀신이 쫓겨나고 벙어리가 말하거늘 무리가 기이히 여겨 가로되 이스라엘 가운데서 이런 일을 본 때가 없다 하되
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.І, як вигнав Він біса, почав нїмий говорити; й дивувались люде, кажучи: Ніколи не явилось такого в Ізраїлї.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.וכאשר גרש השד וידבר האלם ויתמה המון האנשים ויאמרו מעולם לא נראתה כזאת בישראל׃
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.فلما اخرج الشيطان تكلم الاخرس. فتعجب الجموع قائلين لم يظهر قط مثل هذا في اسرائيل.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.鬼 被 趕 出 去 、 啞 吧 就 說 出 話 來 . 眾 人 都 希 奇 說 、 在 以 色 列 中 、 從 來 沒 有 見 過 這 樣 的 事
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.鬼 被 趕 出去 、 啞吧 就 說出 話來.眾人 都 希奇說 、 在 以色列 中 、 從來沒 有 見過這樣 的 事
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Aceasta era o problemă unică, fără precedent.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.C'était un problème de design singulier et sans précédent.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Das war ein neuartiges, einzigartiges Entwurfsproblem.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Karena proyek ini merupakan masalah desain yang spesifik dan belum punya preseden.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.이것이 전례없는 디자인 해결방법이기 때문이겠죠.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Perchè questo era un problema di progettazione senza precedenti, unico.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Porque este era un problema de diseño particular y sin precedentes.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.To był bezprecedensowy i pojedynczy problem designerski.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Защото това беше един безпрецедентен, единствен дизайнерски проблем.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.Потому что это был беспрецедентный и единый дизайн.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.זו היתה בעיה עיצובית ייחודית חסרת תקדים.
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.لأن هذا لم يسبق له مثيل، مشكلة تصميم استثنائية
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.A veszély nem példa nélkül álló. A fajok állandóan kihalnak.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Die Gefährdungen sind nicht ohne Beispiel. Spezies sterben aus. Ständig.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.El peligro tiene precedentes. Se extinguen especies todo el tiempo.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Het gevaar is niet zonder precedenten. De hele tijd verdwijnen er soorten.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Il pericolo non è affatto senza precendenti. Le specie si estinguono di continuo.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.이 위험은 전례가 없는 새로운 것이 아닙니다. 생물 종은 언제나 멸종하였고,
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Le danger n'est pas sans précédent du tout. Des espèces s'éteignent tout le temps.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Nebezpečenstvo nie je ani náhodou bezprecedentné. Živočíšne druhy vymierajú neustále.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Nguy hiểm không phải chưa từng xảy ra. Các loài vẫn bị tuyệt chủng.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.O perigo não deixa de ter precedentes. As espécies estão sempre a extinguir-se.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Pericolul nu este deloc nemaiîntalnit. Speciile dispar tot timpul.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.To nebezpečí rozhodně není nic nového. Živočišné druhy vymírají neustále.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Zagrożenie wcale nie jest czymś nowym. Gatunki wymierają bez przerwy.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Καταστροφές έχουν συμβεί ξανά. Συνέχεια αφανίζονται είδη από τη Γη.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Опасността изобщо не е безпрецедентна. Постоянно изчезват видове.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Угроза вымирания нашей цивилизации отнюдь не беспрецедентна. Различные биологические виды постоянно вымирают.

İlgili Sayfalar