görülmemiş ile cümle

görülmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tokyo borsası benzeri görülmemiş bir düşüş gösterdi.The Tokyo stock market recorded an unprecedented loss.
Görülmemiş yollar denenmeli.Unprecedented ways should be tried.
Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.This is an unprecedented gesture.
Görülen bir şey, asla görülmemiş gibi olmaz.What has been seen can not be unseen.
Bir şey okumayan bir kişi görülmemiş bir kolaylıkla aldatılabilir.A person who never reads anything may be fooled with extraordinary ease.
Bu yıl durum eşi görülmemiş.The situation this year is unprecedented.
Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.This is totally unprecedented.
Bu kış benzeri görülmemiş miktarda karla başladı.This winter began with an unprecedented amount of snow.
Fiyat atlaması eşi benzeri görülmemişti.The price jump was unprecedented.
Bu gerçekten benzeri görülmemiş bir şey.This is really unprecedented.
Bu, eşi görülmemiş değil.It's not unprecedented.
Bardanes'ın başarısızlığından sonra Thomas, kaynaklarda yaklaşık on yıl görülmemişti.In the aftermath of Bardanes's failure, Thomas disappears from the sources for ten years.
İnsansız uçak sistemlerinin askerî rolü görülmemiş oranlarda büyümektedir.The military role of unmanned aircraft systems is growing at unprecedented rates.
1978'den 2013'e kadar benzeri görülmemiş bir büyüme gerçekleşti; ekonomi yılda% 9.5 arttı.From 1978 until 2013, unprecedented growth occurred, with the economy increasing by 9.5% a year.
3. sezon dizide hiç görülmemiştir.He was not seen in season 3.
Bu tarihten sonra hiç görülmemiştir.The clock has never been seen since.
Başka hiçbir yerde görülmemiş zalimlikler yapıldı.The wicked uncle is nowhere to be seen.
O zamandan 1940’a dek pek fazla salgın görülmemiştir.From that time until 1940, epidemics were infrequent.
Akdeniz'de görülmemiştirler.They are absent in the Mediterranean.
Bu o ana kadar görülmemiş bir şeydir ve herkesin ilgisini çeker."It's never been done before and that's kind of the spirit everybody's taking it in.
Kızdığı veya üzüldüğü hiç görülmemiştir.But he never felt irritated or hated.
Görülmemiş büyüklükte ve kapsamda matematiksel işbirlikleri gerçekleşti.Mathematical collaborations of unprecedented size and scope took place.
Muşku Kralı Mita da savaştan sonra bir daha tarih sahnesinde görülmemiştir.Billy Bunter would never be absent from the stories again.
Hiçbir saygısızlığı görülmemiştir.I don't think there is any disrespect meant.
Ancak bu kurban istasyonlarda veya buralara yakın bir yerde görülmemişti.No clothing was found at or near the scene.
"İtalya'da 'görülmemiş kriz': Hükümet kurma çalışmaları çöktü"."Collision en Italie : un retard dans les travaux mis en cause".
Eskiden Yeni Zelanda'da bulunurken, 1950'lerden beri görülmemiştir.Our role hasn’t previously existed in New Zealand.
Ancak konsol temelli macera oyunları da görülmemiş değildir.No versions for game consoles are planned.
Ondan sonra da tür bir daha görülmemiştir.After that she was never seen again.
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"Without a name, an unseen face, and knowing not your time or place,
Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.This was an unprecedented, singular design problem.
Amerikalıların önceden görülmemiş bir fırsatları var.Americans have an unprecedented opportunity.
Görülmemiş kiloda.She's a woman of extraordinary weight.
Bu daha önce hiç görülmemişti.This has never been seen before.
Bugün mikro - ve nano ölçeklerde, benzeri görülmemiş bir devrim gerçekleşiyor.Today at the micro- and nanoscales, there's an unprecedented revolution happening.
İş geliştirme çalışmalarımızda daha henüz imkansız diye birşey görülmemiştir.We haven't seen anything yet in our development work that says that isn't possible.
Gerçekten görülmemiş bir krizle karşı karşıya olduğumuzda hemfikiriz sanıyorum.I think we all agree, that we are really facing an unprecedented global crisis.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.The substance of things unseen.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.The danger is not at all unprecedented. Species go extinct all the time.
Bu görülmemiş biçimler neye benzerdi?What would these unseen forms look like?
Bu sonbaharın Hint Yazı... ...eşi görülmemiş yağış bolluğu haberlerini beraberinde getirdi.The Indian Summer for this fall is apparently going to be accompanied by much rain.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.So there's a titanic amount of data out there now, unprecedented.
Ve bu daha sonra görülmemiş ve beklenmedik ahlaki bir tartışmaya yol açtı.And this then has given rise to unprecedented and unexpected moral controversy.
"Bu hayret vericiydi!" Görülmemiş bir aile kaçışı."That was amazing!" for the ultimate family escape.
Evden çıktığı pek görülmemişti.She almost never left the house.
Tamamen benzeri görülmemiş bir durum, tarihsel olarak.Completely unprecedented, historically.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""This situation is unprecedented, unequal, unfair and unstable."
Şimdi, eşi görülmemiş bir şey yapmak için köyüne döndü.Now he's returned to his village to do something unprecedented.
Daha önce görülmemiş yöntemlerle imkanlar yaratıyor.It really is enabling and empowering in ways that never existed before.
Bu eşi görülmemiş bir süre olacakBut what are these organizations?
(Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!So I allowed the infidels respite and then seized them. How was My reprobation then!
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Onlar (hayretler içinde şöyle) dediler: "Ey Meryem! doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın."They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Sonunda biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş biçimde cezalandırdık.Wherefore We reckoned with them a stern reckoning, and We tormented them With a torment unheard of.
O da ona görülmemiş bir azab edecektir."Then he shall be returned to his Lord and He will punish him with a dire punishment.
AKP’nin yanıtı ise bugüne kadar benzeri görülmemiş bir şekilde oldu.The AKP's response was unprecedented.
Bu, eşi görülmemiş pozlar sağlayan benzersiz bir girişim oldu.It was a unique opportunity -- providing unprecedented exposure.

İlgili Sayfalar