görülmüş ile cümle

görülmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cahiliye Dönemi'nde kadınlar alt tabaka insanı olarak görülmüştür.Auch in der Neuzeit wurde die Frau als minderwertiges Wesen betrachtet.
Bu gerileme bütün alanlarda görülmüştür.Dies wurde in allen Siedlungen so gehandhabt.
2007 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.2007 wurde er mit dem Sertel-Preis für Demokratie Sertel Demokrasi Ödülü ausgezeichnet.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.105 Personen, darunter 25 Frauen, wurden mehrmals geehrt.
Bu sebeple O'na kendi halkı tarafından el-Emir'ul-Adil (Adil Hükümdar) lakabı uygun görülmüştür.Denn mit seinem Volk im Frieden wahrt Er dessen heilig Recht!
Tazmanya, Yeni zelanda, Güney Afrika ve Falkland adaları yakınlarında görülmüştür.Gesehen wurde er in Meeren in der Nähe Tasmaniens, Neuseelands, Südafrikas und der Falklandinseln.
Bu protestolarda Washington Post’un haberinde ismi ile birlikte görülmüştür.Gar in der Washington Post wurde über ihre Entdeckung berichtet.
Dahası, Ötzi'nin ağız yapısının 3D analizine göre Ötzi'nin aşınmamış tek bir dişi bile olmadığı görülmüştür.Wir zeigen, dass V {\displaystyle V} keinen nirgends verschwindenden Schnitt hat.
Her iki noktada sadece yüzlerle ifade edilebilecek insan bir arada görülmüştür. (...)Wenn der Mensch Ich spricht, meint er eins von beiden. (...)
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.Außerdem gab es zwei seitliche Führungsschienen, um das Fahrzeug auszubalancieren.
Cu2(OH)3Cl etilenin klorlanmasında bir katalizör olduğu görülmüştür.So ist Cu2(OH)3Cl z. B. als Katalysator bei der Chlorierung von Ethylen verwendet worden.
Frank Miller tarafından yaratılan karakter, 1981 yılında ilk defa Daredevil'in 168. sayısında görülmüştür.Elektra wurde von Frank Miller erfunden und tauchte erstmals im Januar 1981 in Daredevil #168 auf.
Diğer bazı bulgulara göre uzun ve şişman olduğu ön görülmüştür.Ich glaube mich noch erinnern zu können, dass er groß und schlank war.
Dünyaya etkileri ve sonuçları bakımından en zengin borsa çalkalanması, 24 Kasım 1929’da görülmüştür.Den folgenreichsten Börsenkrach erlebte die Welt am 24. Oktober 1929.
Yine de Apis Öküzü'ne Osiris olduğu düşünülerek tapılmış ve Osiris'in ruhunun bir simgesi olarak görülmüştür.Es ist aber völlig klar, dass mit dem Stier der Gott Osiris selbst geopfert und beklagt wird.
Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.Seine Helfer waren ebenfalls Hinterbliebene der ermordeten Frauen.
İlk kez 2000 yılında görülmüştür.Erstmals ausgetragen wurde sie 2000.
Bu yaptığı bestelerle de pek çok ödüle layık görülmüştür.Für seine Werke wurde er mit vielen Preisen ausgezeichnet.
İlk örnekleri Yunan tiyatrosunda görülmüştür.Sie wurden im Theater der griechischen Antike eingesetzt.
Jackson kariyeri boyunca dokuz kez derginin dağıttığı ödüllere layık görülmüştür.Tom muss dreimal die durch Nick vom Stapel aufgedeckten Karten erraten.
Bu hastalık tarih boyunca insanlarda görülmüştür.Diese Erkrankung war bislang nur beim Menschen bekannt.
İsviçre Alplerinde ilk kez görülmüştür.II erstmals in die Schweizer Hitparade.
Yönetmen 2010 yılında Goya Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.Lala wurde 2010 für den Goya Award nominiert.
Matematikte, pro-sonlu gruplar ilk olarak sayılar kuramında görülmüştür.Die Zahlenbetrachtung beginnen, insbesondere in den ersten Kapiteln, arithmetischen Definitionen.
Roberts, kariyeri boyunca 11 kez Emmy ödülü 'ne aday gösterilmiş ve 4 kez ödüle layık görülmüştür.Daniels wurde mit fünf Emmys ausgezeichnet und elf mal nominiert.
2009 yılında restorasyon Europa Nostra ödülüne layık görülmüştür.Die Restaurierung wurde 2005 mit EUs Europa Nostra Award belohnt.
Sporcuların özellikle protein tozu ekleyerek kullandığı görülmüştür.Genutzt wird Hanf beispielsweise von Sportlern in Form von Proteinpulver.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.Er wurde im Jahr 2001 erstmals im Fernsehen ausgestrahlt.
Karpuz, bamya veya nohut gibi şeyler de yediği görülmüştür.Sie werden als Tees, Extrakte oder Fertigpräparat angewandt.
Su altında yarım saate kadar boğulmadan yaşayabildikleri görülmüştür.Sie kann über eine halbe Stunde unter Wasser verweilen.
2010 yılında ise gövdesinde büyük çatlaklar meydana geldiği görülmüştür.Schon in den 2010er Jahren wurden erhebliche Schäden am Mauerwerk festgestellt.
2002 yılında Akademi onur ödülü'ne layık görülmüştür.2002 erhielt die Schule die Auszeichnung ein weiteres Mal.
Kaza sonucunda sadece birkaç ölümlü vaka görülmüştür.Während der gesamten Arbeiten kam es zu einem einzigen tödlichen Unfall.
Kurucusu Muhammed Yunus'la birlikte 2006 yılı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Muhammad Yunus wurde 2006 für seine Mikrofinanz-Arbeit in Bangladesch mit dem Friedensnobelpreis geehrt.
2018 yılı da dahil olmak üzere 209 bilim insanı bu ödüle layık görülmüştür.Für die Preisverleihung 2018 bewarben sich 189 Produktionen.
1980'li yıllarda neredeyse görülmeyen çocuk işçiliğin başladığı görülmüştür.Seit Anfang der 1980er-Jahre werden kaum noch Kinder Uwe genannt.
Deniz kızlarının farklı bir türü olduklarına da inanıldığı görülmüştür.Auch scheint er panisch andere Seemänner zu meiden.
Dizide kendilerinden çok bahsedilir, fakat sadece 34. bölümde görülmüşlerdir.Sie sind in der Serie immer zusammen zu sehen, aber tauchen nur in der 4. Staffel auf.
2010 yılında Asya'da Yılın Futbolcusu ödülüne layık görülmüştür.Sie wurde im Jahr 2013 als Asiens Fußballspielerin des Jahres ausgezeichnet.
Bunun dışında farelerde yapılan bir araştırmada, fruktozun obezite riskini arttırdığı görülmüştür.Es gibt allerdings eine Studie, laut der Ballaststoffe das Risiko erhöhen.
Yakınlarda orada, kimsenin tanımadığı bir şahıs görülmüştür.Hinten saß ein Junge, den ich nicht gesehen hatte.
Sadece bir bölümde görülmüştür.Nur in einer Quelle gefunden.
Dolayısıyla manmunların önceden bildiği objeleri tanıyamadıkları görülmüştür.Außerdem begannen sie, die ihnen bislang unbekannten Lebensmittel der Siedler zu schätzen.
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.2004 wurde sie mit dem Titel Verdienter Künstler Russlands ausgezeichnet.
Şehrin şimdiki adı ilk kez 1094'teki kaynaklarda görülmüştür.Le nom actuel de la ville se rencontre pour la première fois en 1094.
Toplamda bu ödüle 323 kişi layık görülmüştür.À ce jour, cette récompense a été décernée à 320 personnes.
Ben 10 Ve Ben 10 Alien Force'da Görülmüştür.Il le revoit dans l'épisode 1 de ben 10 alien force.
Alternatif hareket kavramı yeni sosyal hareketler ile eşanlamlı olarak görülmüştür.Elle se veut proche de ce que l'on appelle les nouveaux mouvements sociaux,.
Aynı zamanda "I'm So Sick" şarkısı Rock Band isimli oyunda da görülmüştür.Le titre I'm So Sick apparaît également dans le jeu vidéo Rock Band.
Kitap Hugo Ödülü'ne layık görülmüştür.Ce livre remporte le prestigieux prix Hugo.
Rudolf Mössbauer bu çalışmasıyla 1961 yılında Fizik nobel ödülüne layık görülmüştür.Cette découverte valut à Rudolf Mössbauer le prix Nobel de physique en 1961.
Üçüncü Robin, Timothy Drake, ilk defa Batman #436 (1989)'da görülmüştür.Tim Drake, qui deviendra le troisième Robin, est d'abord apparu en flashback dans Batman #436 (1989).
Dağ Avrupalı kaşifler tarafından ilk kez 16 Temmuz 1741'de Rusya'da Vitus Bering tarafından görülmüştür.Cette montagne a été signalée pour la première fois le 16 juillet 1741 par le dano-russe Vitus Béring.
İlk olarak Mortal Kombat: Deadly Alliance'da görülmüştür.Article détaillé : Mortal Kombat: Deadly Alliance.
Erkek ve dişi çiftin aynı böcek yuvasından beslendikleri görülmüştür.Les couples mâles et femelles sont connus pour se nourrir ensemble, dans les mêmes nids d'insectes.
70li yılların başında Senato güçlerinde aşamalı bir aşınma görülmüştü.Les 70 années précédentes avaient été témoins d’une érosion graduelle du pouvoir des sénateurs.
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında görülmüştür.Cet album est la suite des Cigares du pharaon.
Türk edebiyatının bir yazarı olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'ne layık görülmüştür.Orhan Pamuk, écrivain turc, prix Nobel de littérature 2006.
Temmuz 2011'de Emeritus Profesör unvanı Paris II Panthéon-Assas Üniversitesi tarafından layık görülmüştür.En juillet 2011, le titre de professeur émérite lui est conféré par l'université de Paris-II.
Büyük Yokedici: 1. sezonda görülmüştür.Prédateur du futur : voir plus haut dans la saison 1.

İlgili Sayfalar