görülmüş ile cümle

görülmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Déjà vu, "önceden görülmüş" anlamına gelen Fransızca bir ifadedir.Déjà vu tähendab prantsuse keeles 'juba nähtud'.
O günden beri de kutlu bir yemek olarak görülmüştür.Pikka aega peeti tavavahelikku söögiseeneks.
Temple, 1935'te altı yaşındayken Oscar'a layık görülmüştür.Aastal 1935 pälvis ta Oscari, olles vaid kuueaastane.
İlk olarak 9. bölümde görülmüştür.Esimesena nägid nad maad 9.
1972'de Kenneth Arrow ile birlikte Nobel Iktisat Ödülüne layık görülmüştür.Ta sai 1972. aastal koos Kenneth Arrow'ga Nobeli majandusauhinna.
En çok doğu Pasifik'te görülmüşlerdir.Kõige rohkem on neid Vaiksel ookeanil.
Dilaton, ilk olarak Kaluza-Klein teorisinde görülmüştür.Ta andis panuse Kaluza-Kleini teooriasse.
İstanbul'da çok sayıda yabancı azınlık bulunmasından dolayı 19. yüzyılda yabancı liselerde artış görülmüştür.Eestis on enne 19. sajandit sisse toodud võõrliikide arv väga väike.
Karakter ilk olarak Detective Comics'in 66. sayısında görülmüştür.1936. aastal anti välja esimene "Detective Comicsi" number.
Sadece bir mezarda gömüt armağanı görülmüştür.Kalmistule on arvatavasti maetud ainult üks lahkunu.
Büyük Saat tarihte modernleşmenin simgesi olarak görülmüştür.Seda nähti uue ajastu sümbolina.
Tarot sözcüğü ilk olarak 1500 civarlarında İtalyancada "tarocchi", Fransızcada "taraux" şeklinde görülmüştür.Taro kui kaartide nimetus (itaalia keeles tarocchi) esines esimest korda umbes 1505. aastal Itaalias Ferraras.
Dergisinin En iyi Estate ödülüne layık görülmüştür.Kahel korral on ta saanud ajakirja kõige ilusama tagumiku auhinna.
Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür.Sellise saavutuseni pole keegi ei enne ega pärast teda jõudnud.
Dört yavrunun doğduğu çok nadir olsa da görülmüştür.Kolme või nelja järglast esineb väga harva.
Olimpiyat Oyunlarına girebilecek kadar sportif bir faaliyet olarak görülmüştür.Olümpiamündid on olümpiamängude puhul käibele lastavad meenemündid.
2006 yılında Metal Hammer tarafından yılın gitaristi ödülüne ve diğer birçok ödüle layık görülmüştür.2006 – Zafira võidab Kuldrooli ja mitu muud auhinda.
Üçüncü azı dişlerinin olmaması araştırılan popülasyonların %9-30'u arasında görülmüştür.10.-13. sajandi Väina liivlaste ala tuvastatud naistematustest on u 30% hinnatud mitteliivipärasteks.
Ancak ufak kemiricileri avlayıp yedikleri de görülmüştür.Teda on täheldatud söömas isegi väikseid kaimaneid ja anakondasid.
Dizinin bütün sezonlarında görülmüştür.Positsioonimängu tundis ta kõikides peensustes.
Yazar 1964'te Hans Christian Andersen Ödülü'ne değer görülmüştür.Lastekirjanikke on Hans Christian Anderseni auhinnaga autasustatud alates 1956. aastast.
Japon fizikçi Takaaki Kajita ile ortaklaşa 2015 Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.2015. aastal anti talle ja Takaaki Kajitale Nobeli füüsikaauhind.
Bu türden bir kalkışmanın herhangi bir şekilde başarıya ulaşma şansının olmadığı da açıkça görülmüştür.Ei oldud kindlad, et selline totaalne treenimine ka edu toob.
Crannog üzerine birden fazla yapının kurulduğu da görülmüştür.Arvatakse, et RNA redigeerimine on tekkinud rohkem kui ühe korra.
Benzer olaylar başka ülkelerde örneğin Sudan'da da görülmüştür.Sarnased juhtumid on hiljem esinenud ka teistes Aasia maades, nagu India ja Bangladesh.
14 9 örnekte % 40’ın üzerinde) görülmüştür (1 48 por vía parenteral analizadas entre 2004 y 2005 (
14 9 örnekte % 40’ın üzerinde) görülmüştür (1 49 e Regno Unito (
14 9 örnekte % 40’ın üzerinde) görülmüştür (1 49 i Polen og Det Forenede Kongerige (
14 9 örnekte % 40’ın üzerinde) görülmüştür (1 49 maassa ole saatavilla tietoja (
14 9 örnekte % 40’ın üzerinde) görülmüştür (közölt adatot) 60 vizsgálatában számoltak be (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (161 av en ökning under 2004 (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (16 1 et 2003 ait été suivie par une remontée en 2004 (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (161 între 2000-2003 a fost urmat≤ de o creªtere în 2004 (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (161 lasku kääntyi kasvuksi vuonna 2004. (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (161 nastąpił wzrost (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (161 um aumento em 2004 (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (2002-2003 abbia fatto seguito un incremento nel 2004 (
16 1 bir artışın izlediği görülmüştür (2002 – 2003 nasledovalo zvýšenie v roku 2004 (161
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).bylo za určitých okolností upuštěno od trestního stíhání.
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).Määrällä on Slovakian uudessa huumerikoslaissa ratkaiseva merkitys.
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).количество” (не повече от 10 дози).
1995 yılında küçük bir genel cinsiyet farkı (yüzde 4 puan) görülmüş ama bu fark 2007’de kaybolmuştur.Der registreredes en lille generel kønsskævhed (fire procentpoint) i 1995, men denne var forsvundet i 2007.
1995 yılında küçük bir genel cinsiyet farkı (yüzde 4 puan) görülmüş ama bu fark 2007’de kaybolmuştur.On notait un léger écart global entre les sexes (4 points) en 1995, mais celui-ci avait disparu en 2007.
Adaları’nda da küçük bir düşüş görülmüştür (1995 ve 2007 arasında yüzde 6 puanlık düşüş).Det var något vanligare bland flickor än pojkar (åtta procent jämfört med fem procent).
Aramada en çok işe yaradığı görülmüş bilgi türü, başlangıçtan hedefe olan mesafenin tahmini değeri.Самым полезным типом знаний в поиске доказано считается оценочное расстояние от стартового состояния до цели.
Aramada en çok işe yaradığı görülmüş bilgi türü, başlangıçtan hedefe olan mesafenin tahmini değeri.סוג הידע שהוכך להיות היעיל ביותר בחיפוש הוא המרחק המשוער מהמצב ההתחלתי אל המטרה.
Aramada en çok işe yaradığı görülmüş bilgi türü, başlangıçtan hedefe olan mesafenin tahmini değeri.出発地点からゴールまでの距離の予測です 経路を発見するのに問題があるとしましょう
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Ele foi visto a entrar num comboio militar que se dirige para Briggs.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Le vieron subir a un tren militar con destino a Briggs.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Mies nousi Briggsiin menevään armeijan junaan.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Τον είδαν να ανεβαίνει σε στρατιωτικό τρένο που πηγαίνει στο Μπριγκς.
Briggs'e giden askeri bir trene binerken görülmüş.Он садился на военный поезд, который идёт в Бриггс.
Bunun yanında, İrlanda’daki artırdığı ve politika girişimlerini desteklediği görülmüştür.’Het blijkt echter wel het kennisniveau te verhogen en beleidsinitiatieven te ondersteunen.”
Bunun yanında, İrlanda’daki artırdığı ve politika girişimlerini desteklediği görülmüştür.’Sen on kuitenkin todettu lisäävän tietoisuutta ja tukevan poliittisia aloitteita.”
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.A będzie krzyk wielki po wszystkiej ziemi Egipskiej, jaki przedtem nie był, i jaki potem nie będzie.
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.A bude veľký krik po celej zemi Egyptskej, akého ešte nebolo, a jakého ani viacej nebude.
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.És nagy jajgatás lesz egész Égyiptom földén, a melyhez hasonló nem volt és hasonló nem lesz többé.
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.Habrá un gran clamor en toda la tierra de Egipto, como nunca lo hubo ni lo habrá
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.Heel Egypte zal vol zijn van rouw en gejammer, zoals er nog nooit is geweest en ook nooit meer zal zijn.
Bütün Mısırda benzeri ne görülmüş, ne de görülecek büyük bir feryat kopacak.I bude křik veliký po vší zemi Egyptské, jakéhož nebylo prvé, a jakéhož nikdy nebude více.

İlgili Sayfalar