görülmüş ile cümle

görülmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1968 yılında AIA Altın Madalya'ya değer görülmüştür.Ως το 1968 ο μεταξύ τους αγώνας έκρινε το χρυσό μετάλλιο.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.Σε εκατόν πέντε ανθρώπους (25 γυναίκες) είχε απονεμηθεί ο τίτλος πάνω από μία φορά.
"Okyanusun gücü" olarak kişileştirildiği de görülmüştür.Μάλλον ήταν προσωποποίηση της δύναμης του ωκεανού.
Déjà vu, "önceden görülmüş" anlamına gelen Fransızca bir ifadedir.Συχνότερα χρησιμοποιείται ο όρος déjà vu (ντέζα βου) που στη γαλλική γλώσσα σημαίνει "ήδη ειδωμένο".
Benzer olaylar başka ülkelerde örneğin Sudan'da da görülmüştür.Το ίδιο συνέβει και σε άλλες χώρες, όπως η Φινλανδία.
B12 vitamini üzerine çalışması ile 1964 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür.Τιμήθηκε με το Βραβείο Νόμπελ Χημείας το 1964 για την ανάλυση της δομής της βιταμίνης Β12.
Aynı yıl Akademi Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.Την ίδια χρονιά τιμήθηκε με το βραβείο Κόπλεϊ.
Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı'na layık görülmüştür.Er tildelt Forbundsrepublikken Tysklands fortjenstkors.
Ash'in Bulbasaur'ı ilk olarak "Bulbasaur ve Gizli Köy" bölümünde görülmüştür.I anime-serien, blev Bulbasaur første gang set i "Episode 10 – Bulbasaur and the Hidden Village".
Bunun yerine parça parça modeller uygun görülmüştür.Bortset derfra er modellerne rimeligt holdbare.
Nadiren bazılarının Ryukyu Adaları'na ulaştığı görülmüştür.Det er usikkert hvornår Ryukyu-øerne blev opdagede.
Bu tür bir cemiyet daha önce de Cürhümlüler zamanında görülmüştü.Tidligere havde man bare set på rette kegler.
1988 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü Nobel Ödülünü almaya layık görülmüştür.FN's fredsbevarende styrker blev tildelt Nobels fredspris i 1988.
Dış tesirlerle masalarımızda görülmüştür.Se video under eksterne henvisninger.
Son şiddetli patlama 1824'te görülmüştür.Den sidste store oversvømmelse fandt sted i 1825.
Böyle bir şey ne Arda üzerinde daha önce görülmüştür ne de günlerin sonuna dek görülecektir.Derfor ses fænomenet kun først eller sidst på dagen.
1979 - 1989 yılları sırasında gerçekleşen Sovyet-Afgan Savaşı sırasında 65 kişi madalyaya layık görülmüştür.Under krigen i Afghanistan blev der 1980–1989 foretaget 65 udnævnelser til Sovjetunionens Helt.
En büyüklerinin diğer küçük balıkları yedikleride görülmüştür.Store rimter spiser endvidere andre småfisk.
Bu tür kanatları olan kedilerin bir kısmının kanatlarını oynatabildikleri görülmüştür.Det kan ses ved at nogle fugle i skulpturen mangler deres vinger.
İlk olarak 1. bölümde görülmüştür.Men som vist i eksemplet i afsnit 1.
Donna Lass(25): Lass, en son Nevada'da, 6 Eylül 1970 tarihinde görülmüştü.Donna Lass 25 år, sidst set den 26. september 1970, i det sydlige Lake Tahoe.
Ayrıca UEFA tarafından 5 yıldıza layık görülmüştür.Det betød at UEFA's bedømmelse af stadionet steg til fem stjerner.
Bu gerileme bütün alanlarda görülmüştür.Denne kampstil fremgår hos alle luftnomaderne.
Kendi evine sahip olacak kadar varlıklı olduğu görülmüştür.Han modtog det nærmest for at kunne stifte sit eget hjem.
Yaprak munçakları yalnız yaşar ve hem gece hem de gündüz etkin oldukları görülmüştür.Skulpturen er oplyst, så man kan se den både nat og dag.
Nega Timmy: Tek bölümde görülmüştür.Scream 1: Der er sket et mord.
Faiz oranları çoğu kez %12 dolaylarunda olup, %100'e kadar çıktığı görülmüştür.Renten var ofte 12%, men kunne være så høy som 100%.
O günden beri de kutlu bir yemek olarak görülmüştür.Denne ble tidligere sett på som en grei matsopp.
Qin Hânedanlığı'nın hızlı düşüşünün sebebi olarak bu yasaklama görülmüştür.Det er åpenbart straffen for ugjerningen ved Sikem.
Çok uzun mesafeleri (örneğin 150 km) dünyanın seçme koşucularıyla aynı sürede koşabildikleri görülmüştür.De er kjent for å kunne løpe ekstremt lange distanser (gjerne 160 km) like fort som verdens beste eliteløpere.
İlk olarak 1. bölümde görülmüştür.I det første kapittelet i 1.
Film ayrıca aynı festivalde FIPRESCI ödülüne de layık görülmüştür.Den ble ved samme festival også tildelt FIPRESCI-prisen.
1968 yılında insan haklarını savunmadaki katkılarından dolayı Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.Han ble tildelt Nobels fredspris i 1968 for sitt arbeide med Menneskerettighetserklæringen.
İlk kez 2000 yılında görülmüştür.Den ble første gang arrangert i 2000.
Keops Piramidi'nde 1954 te bulunan nerdeyse 4600 yıllık güneş gemisinde böyle bir düğüm görülmüştür.En slik knute har blitt sett på den nesten 4600 år gamle «solbåten» funnet ved Kheopspyramiden.
İlk defa The Incredible Hulk #1 (Mayıs 1962) adlı bölümde görülmüştür.Hulk opptrådte første gang i USA i The Incredible Hulk nr 1 i 1962.
Gölden tutulan balık miktarında artış olduğu görülmüştür.Den bunnlevende fisken lake har derimot økt i antall.
The End of Faith adlı yapıtı 2005'te PEN/Martha Albrand Ödülü'ne değer görülmüştür.Hans første bok, The End of Faith (2004), vant i 2005 PEN/Martha Albrand-prisen for sakprosa.
1979 - 1989 yılları sırasında gerçekleşen Sovyet-Afgan Savaşı sırasında 65 kişi madalyaya layık görülmüştür.Under krigen i Afghanistan ble det 1980–1989 foretatt 65 utnevnelser til Helt av Sovjetunionen.
Hatta ilk modern tarihçi olarak da görülmüştür.Han er noen ganger blitt kalt den første moderne historiker.
Ana madde: Claudius Claudius uzun süre ailenin geri kalanı tarafında zayıf ve aptal biri olarak görülmüştü.Claudius hadde, av sin familie lenge blitt sett på som en svekling og en tåpe.
Bu hastalık tarih boyunca insanlarda görülmüştür.De siste årene er derimot sykdommen også påvist hos mennesker.
İsim hallerinin azalması bütün Balkan dillerinde görülmüştür.Navnet kan oversettes til Balkanfjellenes orden.
Bu nedenle birçok kez gümüş top ödülüne layık görülmüştür.I starten er det ofte mulig å låne klubbvåpen.
Dağ Avrupalı kaşifler tarafından ilk kez 16 Temmuz 1741'de Rusya'da Vitus Bering tarafından görülmüştür.Fjellet ble første gang observert av europeiske oppdagere 16. juli 1741 av polarforskeren Vitus Bering.
Neofaşizm, II. Dünya Savaşı sonrasında bazı Avrupa ülkelerinde görülmüş "yeni faşist" akımdır.Betegnelsen «nyfascisme» refererer til fascistbevegelser etter andre verdenskrigs konklusjon.
Üreme döneminde erkeklerin çiftleşmemiş erkekler ve genç kuşlardan besinlerini aşırdıkları görülmüştür.I bygget som mennesker bodde i har man også funnet perler og diverse kvinnesmykker.
Son şiddetli patlama 1824'te görülmüştür.Siste utbrudd var i 1824.
2002 yılında Daniel Kahneman ile birlikte Nobel Ekonomi Ödülü'ne nail görülmüştür.Bersama dengan Daniel Kahneman, pada tahun 2002 ia dianugerahi Nobel Ekonomi.
Donna Lass(25): Lass, en son Nevada'da, 6 Eylül 1970 tarihinde görülmüştü.Donna Lass (25) terakhir terlihat di Stateline, Nevada pada 6 September 1970.
Disney'in House of Mouse serisinde de görülmüştür.Dia juga pernah muncul dalam film Disney's House of Mouse.
Bu davranış Birleşik Krallık hayvanat bahçelerinde bulunan bireylerin %54'ünde görülmüştür.Perilaku seperti ini telah diamati pada 54% gajah di kebun binatang di Britania Raya.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.Kenikmatan hidup yang mereka terima, dianggap sebagai karunia dari berhala tersebut.
Önceki yıllarda keçi dağında yaban keçisi bulunduğu görülmüştür.Pada tahun 90-an masih mudah ditemukan sapi liar di pegunungan.
İki bölümde görülmüştür.DItemukan di dalam dua bagian.
Hatta ilk modern tarihçi olarak da görülmüştür.Ia disebut sejarawan modern pertama.
Fiji, 1960 ve 1970'lerde hızlı bir büyüme periodu geçirmesine rağmen 1980 lerde durgunlaşma görülmüştür.Fiji mengalami periode pertumbuhan pesat pada tahun 1960 dan 1970 tetapi mengalami stagnasi pada 1980-an.
Benzer olaylar başka ülkelerde örneğin Sudan'da da görülmüştür.Cerita rakyat yang mirip juga dapat ditemukan di negara-negara lain di Asia Tenggara.
Integer Quantum Hall Effect adlı çalışması ile 1985 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüştür.Untuk penemuannya pada efek kuantum Hall ia dianugerahi Penghargaan Nobel dalam Fisika 1985.
1999 yılında Uluslararası Müzik Konseyi tarafından UNESCO Müzik Ödülüne layık görülmüştür.Pada tahun 1995 ia menerima Music Prize UNESCO.

İlgili Sayfalar