görüşe ile cümle
görüşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Eligió el suicidio con una píldora de cianuro.
Bu görüşe göre insan, bir "fantazmagori" içindedir.En este sentido era como una especie de "fantasma".
Bu görüşe, tüm zımmiler arasında Yahudilerin en düşük statüye sahip olduğunu savunan Jane Gerber karşı çıkar.A esta visión le responde Jane Gerber, que mantiene la de todos dhimmis, los judíos tenían el estado más bajo.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.Ormazabal: "Soy de Santutxu, empecé aquí y aquí lo dejo.
İbn-i Haldun ekonomik faaliyetler konusunda liberal bir görüşe sahiptir.Dentro de la Unión Europea, Dinamarca aboga por una política comercial liberal.
Ancak her iki bilgi de yaygın görüşe göre şüphelidir.Los dos tienen pocas dudas de que se trata de una manifestación sobrenatural.
Nijerya'nın bağımsızlığını İngiliz hükümeti ile görüşen delegelerden biriydi.Funmilayo integró la delegación que negoció la independencia de Nigeria con el gobierno británico.
Bu görüşe göre, evrim, genellikle düz ve sürekli bir şekilde görülüyor.El universo se estaba expandiendo, rápidamente y de forma regular, en todas direcciones.
Bu akşam onunla görüşeceğim.Lo incontrerò questa sera.
Ancak hizmetçisi Juan Bautista Rosales Şili'li yetkililerle görüşerek de Tounens'in yakalanmasını sağlamıştır.Tuttavia, il suo servo, Juan Bautista Rosales, contattò le autorità cilene che arrestarono de Tounens.
Bir görüşe göre, Goebbels önce eşini ve sonra da kendisini vurdu.Secondo una di queste versioni, Goebbels sparò a sua moglie e poi si uccise.
Andropov, ziyareti sırasında Smith ile görüşemedi, sadece telefonla konuşabildi.Poiché Andropov era già seriamente malato, non si incontrarono di persona, ma parlarono per telefono.
Bazı sanat tarihçileri bu görüşe katılmamaktadır.Altri storici non condividono questa opinione.
Keşiş senede bir kez ailesinden bir ziyaretçi ile görüşebilir.Il tribunale le ha ora permesso di vedere la figlia per un giorno a settimana.
Birbirlerine aşık olmuşlar ancak bir daha görüşememişlerdi.Anche se ormai sono innamorati l'uno dell'altra, decidono che sia meglio non rivedersi più.
Aristo bu görüşe karşı çıkmıştır.Scheler si discosta da questa opinione.
Medeniyeti öne çıkaran Türk Tarih Tezi ırk temelini savunan Turancı görüşe ters düşmektedir.Ma l'amore per il tormentato ballerino russo continua a divorarlo.
Bir görüşe göre Küba bunalımının ortaya çıkardığı tehlike gerçek olmaktan çok görünüşteydi.Quando Secondotto si accorse del grave pericolo che rappresentava il cognato era ormai troppo tardi.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Dopo la capitolazione tedesca Glücks si suicidò ingerendo una capsula di cianuro.
Başka bir görüşe göre mal (sığır) ve büyükbaş hayvanların koruyucusudur.Этим дается понять, что в глазах Всевышнего сохранение растениями и животными своих видов есть благо.
Çok sayıda görüşe göre Darwin nandusu, büyük nandudan çok az ayrılır.Во многих отношениях дарвинов нанду не отличается от большого нанду.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Доброжелательные люди с оптимизмом смотрят на человеческую природу.
Bir görüşe göre sayıları 19 tanedir.Как помните, это была цифра 19.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.В Страсбурге кричат “Сержик, уходи!”
Nijerya'nın bağımsızlığını İngiliz hükümeti ile görüşen delegelerden biriydi.Также была одним из делегатов, которые вели переговоры с правительством Британии о независимости Нигерии.
Bazı sanat tarihçileri bu görüşe katılmamaktadır.Некоторые историки не разделяют этого мнения..
Bir görüşe göre sayıları 17 tanedir.Всего этих куросов было, как полагают, 17.
Her ne kadar farklı siyasi görüşe sahip olsalar da, artık birbirini beklemekteydiler.Хотя оба они были близки по духу друг другу, но всё же их взгляды на жизнь различались.
Spiritüalist görüşe göre ruhun dünyaya gelme amacı mutlu olmak değil, tekamül etmektir.А само привидение мы решили сделать не страшным, а смешным.
Aristo bu görüşe karşı çıkmıştır.Теннисон встал на эту точку зрения.
Bir başka görüşe göre, Nieto kral ve kraliçe için kapıyı açmaktadır.Среди репродуктивных особей в гнезде выделяют короля и королеву.
Hala sevgilidirler fakat tıpkı Alice ve Shun gibi birbirleriyle görüşemezler.Может видеть духов, но не так четко как Ичиго и Карин.
Bu görüşe göre, kadının üreticiliği, erkeğin üreticiliğinin temelidir.На первый взгляд, оно есть творение человека.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.ذهب البعثة اليابانية إلى إيطاليا واستطاعوا أن يقابلوا البابا بولس الخامس في روما في نوفمبر من عام 1615 م.
Bu görüşe göre, iman ispat gerektirmez.لا ينفع إيمان من عاين العذاب.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.اختار الانتحار بواسطة جرعة من سم السيانيد.
Bir görüşe göre -Bourbaki grubunun tarafından tanımlanabilecek- soyut matematik kanıtlanmış olandır.الرياضيات البحتة، وفقا لرأي مفاده أن ويمكن إرجاع ذلك إلى مجموعة بورباكي، هو ما ثبت.
2005 yılında "Görüşe gel", 2010 yılında ise "Baxmağa değer" kitabı ışık yüzü görmüştür.في مايو 2009 الحلقة التاسعة "See the Future" .
Başka bir görüşe göre ise kökeni Farsçadır.في هذه الحالة نقول أن هذا الجسيم قطبي.
Sol görüşe yakın olan Lu Sin, Çin Komünist Partisi'ne ise hiçbir zaman üye olmamıştır.وإن كانت متعاطفة مع المثل العليا لليسار، في الواقع أبدا لو شون وانضم للحزب الشيوعى الصينى.
Nahmanides gibi bazı kişiler bu görüşe katılmamaktadır.لكن أناس مثل ناوي لا يريدون حلاً.
Bu görüşe göre, kesin bilgi örneği matematiktir.من ناحية أخرى ، نظرية المعرفة كافية من الرياضيات.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.وقال "أود أن أقول لاهلنا في القائم وفي سامراء والرمادي نحن قادمون.
Hücrede tek başına tutulan hükümlüler ise, ancak ziyaretçisiyle ve cezaevi görevlileriyle görüşebiliyordu.مدير السجن أتى بنفسه ليقابل المدان.
Andropov, ziyareti sırasında Smith ile görüşemedi, sadece telefonla konuşabildi.Andropov não chegou a se encontrar com Samantha durante a sua visita, apenas conversaram por telefone.
Nijerya'nın bağımsızlığını İngiliz hükümeti ile görüşen delegelerden biriydi.Ela foi um dos delegados que negociaram a independência da Nigéria com o governo britânico.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Pessoas “amigáveis” têm também uma visão otimista da natureza humana.
Bir görüşe göre, Tarot kelimesi de Thoth'un adından türemiştir.Diz a lenda que o olho foi restaurado por Thoth.
Bir görüşe göre bunun sebebi Hint Yahudilerinin çelişkili kimlikleridir.Acredita se que sua extinção se deve aos conflitos com os índios tabajaras.
Bir görüşe göre sayıları 17 tanedir.O número estimado é de 70 mortos.
Diğer bir görüşe göre Mann-Whitney U sınamasının 3 veya daha çoklu gruplara genişletilmesidir.Ele estende o teste U de Mann-Whitney quando há mais de dois grupos.
Bu görüşe göre insan, bir "fantazmagori" içindedir.Foi, segundo ele, "um sonho de vida de qualquer intelectual.
Aslında belki Amerika hariç, çoğu herkesin babam hakkında olumlu görüşe sahip olduğunu düşünüyorum.Ik verwacht dat bijna iedereen een gunstige mening heeft over mijn vader, behalve misschien in Amerika.
Bölüm Sokrates’in de bu görüşe itirazını içerir.Socrates pareert ook deze stelling.
Burada Aslı'ya aşık olur ama çeşitli nedenlerle görüşemezler.Hij wordt onmiddellijk verliefd op haar, maar kan vanwege de verschillende standen niets met haar beginnen.
Bu görüşe göre, önceden varolan bir dünya üzerinde yaratılış olmuştur.Het is gebouwd op de plaats van de vroegere ommuring.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.De dokter pleegt zelfmoord met een cyanide-capsule.
Bu görüşe göre Willem'in iyi bir Hollandalı olduğu dile getiriliyor olabilir.Hij moet dus een mondje Nederlands machtig geweest zijn.
Amiral Wehmyss de bu görüşe katıldı.Admiraal Vilgelm Vitgeft kwam daarbij om.
Bu görüşe göre insan, bir "fantazmagori" içindedir.Als artiest is hij een goed voorbeeld van de "fantasmagie".