görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.Tom didn't know Mary was seeing someone else.
Tom neredeyse Mary ile görüşmek için buluşmadı.Tom almost didn't get to meet Mary.
Görüşün gerçeğe dayalı değil.Your argument is not based in reality.
Görüşmek istediğim Tom'dur.Tom is the one I want to meet.
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
O bu tür görüşü nahoş bulur.He finds this kind of opinion unpleasant.
İki görüş, birinden daha iyidir.Two opinions are better than one.
Hiç kimse düşünmez ama herkesin görüşleri vardır.No one thinks, but everyone has their opinions.
Tom Mary ile sorunu görüşmek istiyor.Tom wants to discuss the problem with Mary.
Tom ayda bir ya da iki kez bir psikiyatristle görüşür.Tom sees a psychiatrist once or twice a month.
Tom'un bu sabah bir iş görüşmesi vardı.Tom had a job interview this morning.
Tom'un Mary'nin başka biriyle görüştüğüne dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary was seeing someone else.
Büyük bir görüş değildi.It wasn't much of a view.
Yarın öğleden sonra ikide bir iş görüşmem var.I have a job interview at two o'clock tomorrow afternoon.
Tom'un yirmide yirmi görüşü var.Tom has 20/20 vision.
Orada görüşürüz.See you there.
Gazeteci görüşmelerdeki her bir yeni gelişmeyi bildirdi.The journalist reported each new development in the talks.
Seninle hiç yüz yüze görüşmedim.I have never met you in person.
Cehennemde görüşürüz!See you in hell!
Okulda görüşürüz.See you at school.
Biri o telefon görüşmesini kabul edebilir mi?Can someone accept that phone call?
Tom yeni bir sözleşme görüştü.Tom negotiated a new contract.
Bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a call.
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
O ve ben genellikle aynı görüşe sahibiz.She and I usually have the same opinion.
İlk haftan için iyi şanslar ve yakında tekrar görüşürüz!Good luck with your first week and see you again soon!
Onun görüşü çok güvenilir değil.His view isn't very reliable.
Onunla tekrar görüşmek istemiyorum.I don't wish to meet with him again.
Bu bir bireyin görüşünden daha fazla bir şey değil.It is nothing more than an individual's opinion.
Bay Jones diye biri sizinle görüşmek için geldi.A Mr. Jones has come to see you.
Bay Miller diye biri seninle görüşmek istiyor.A Mr. Miller wants to see you.
Bay Ono diye birisi sizinle görüşmek için aradı.A Mr. Ono called to see you.
Görüş alanım eskisi kadar geniş değil gibi görünüyor.It seems my field of vision is not as wide as it used to be.
Güle güle. Üzerinde anlaştığımız zamanda görüşürüz.Goodbye. I'll see you at the time we agreed on.
Bir doktorla görüşsen iyi olur.You'd better see a doctor.
Beni tanıyormuş gibi davranıyorsun; bu bizim ilk görüşmemiz!You're acting like you know me; this is the first time we're meeting!
Kimle görüşmek istediğini bilmiyorum.I don't know who you want to meet.
Görüşme boyunca birçok konu görüşüldü ama bazıları kınandı.Many topics were discussed during the interview, but some of them were censured.
O her görüşmede farklı bir şey söylüyor.She says something different in every interview.
Bu görüşme bitti.This discussion is over.
Görüşleri ve gerçekleri aynı şey olarak görmeyin.Don't view opinions and facts as the same thing.
Birkaç telefon görüşmesi yapmak istedim.I wanted to make several phone calls.
Güzellik bir görüş meselesidir ama çirkinlik evrenseldir.Beauty is a matter of opinion but ugliness is universal.
Lütfen gel. Gerçekten seninle görüşmek istiyorum.Please come. I really want to meet you.
Ben görüşlerini dürüstçe ifade eden insanlara hayranım.I admire people who express their opinions frankly.
Pazar günü görüşürüz!See you on Sunday!
Bu benim görüşüm değil, ama sadece benim çevirim.It's not my opinion, but just my translation.
Kumiko ile gerçekten görüşmek istiyorum.I really want to meet Kumiko.
Yabancı bir ülkede onunla görüşeceğini hiç hayal etmemişti.She never dreamed she'd meet him in a foreign country.
Açıkçası, senin görüşünü sevmiyorum.Frankly speaking, I don't like your idea.
Çeşitli görüşler duydum.I heard various opinions.
Keşke daha iyi şartlar altında görüşebilseydik.I wish we could have met under better circumstances.
Görüşebileceğim bir sürü arkadaşım var.I have lots of friends I can talk things over with.
Onun hakkında daha sonra görüşürüz.We'll talk about that later.
İstersen gelecek hafta görüşebiliriz.We can meet next week if you want.
Başkan azınlık görüşünü düşünmeli.The chairperson should consider the minority opinion.
Şimdi onunla görüşmesen iyi olur.You'd better not see her now.
Bu onun görüşü.This is his opinion.
Karın ağrım hakkında doktorla görüşmek istiyorum.I want to see a doctor about my stomachache.
Bay Smith'le görüşmek istiyorum.I would like to see Mr. Smith.

İlgili Sayfalar