görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la uzun bir görüşme yaptım.I had a long talk with Tom.
Bazı telefon görüşmeleri yapmak zorunda kaldım.I had to make some phone calls.
Bu öğleden sonra Tom'la görüşmek zorunda kaldım.I had to meet Tom this afternoon.
Ben doktorla görüştüm.I saw the doctor.
Bir iş görüşmem var.I have a business meeting.
Bugün Tom'la bir görüşmem var.I have a meeting with Tom today.
Tom'la bir görüşmem var.I have a meeting with Tom.
Aslında Tom'la henüz görüşmedim.I haven't actually met Tom yet.
Her zaman açık görüşlü olmaya çalıştım.I've always tried to keep an open mind.
Sizinle görüşmeye can atıyordum.I've been dying to meet you.
Seninle tekrar görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I've been looking forward to meeting you again.
Seninle görüşmeyi iple çekiyorum.I've been looking forward to meeting you, Tom.
Yıllardır seninle görüşmeyi istiyordum.I've been wanting to meet you for years.
Görüşecek biraz işim var.I've got some business to discuss.
Birkaç telefon görüşmesi yapmam lazım.I've got to make some calls.
Seninle görüşecek kişisel bir şeyim var.I have something personal to discuss with you.
Tom ile görüşmeye gitmeliyim.I have to go meet with Tom.
Umarım tekrar görüşürüz.I hope we meet again.
Umarım yakında tekrar görüşürüz.I hope we see you again soon.
Ben çok sayıda kadınla görüşmem.I don't meet very many women.
Telefon görüşmesi yapmam gerekiyor.I need to make a phone call.
Ben sadece doktorunla görüştüm.I just had a talk with your doctor.
Sadece öğretmeninle bir görüşmem vardı.I just had a talk with your teacher.
İnsanlarla görüşmek ve eğlenmek istiyorum.I want to meet people and have fun.
Tom'la görüşmeye can atıyorum.I look forward to meeting Tom.
Birkaç telefon görüşmesi yaptım.I made a few calls.
Telefon görüşmesi yaptım.I made a phone call.
Bir sürü insanla görüşüyorum.I meet a lot of people.
Seninle bir şey görüşmeliyim.I need to discuss something with you.
Birkaç telefon görüşmesi yapmam gerekiyor.I need to make some phone calls.
Hemen seninle görüşmem lâzım.I need to see you right away.
Hemen biriyle görüşmem gerekiyor.I need to speak to someone right away.
Derhal birisiyle görüşmek istiyorum.I need to speak to someone right away.
Sorumlu kişi ile görüşmem gerekiyor.I need to speak to the person in charge.
Bir uzmanla görüşmem gerekiyor.I need to talk to an expert.
Tom'la görüşmem gerekiyor.I need to talk to Tom.
Benimle görüşmeni gerçekten takdir ediyorum.I really appreciate you meeting with me.
Görüşmeyi kaydettim.I recorded the interview.
İki hafta sonra görüşürüz.See you the week after next week.
İki hafta içinde görüşürüz.See you in two weeks.
Çok sayıda kadınla görüşmem.I don't meet too many women.
Görüşüne saygı duyuyorum.I respect your opinion.
Onun hakkında görüş bildirmek istemiyor.She doesn't want to express an opinion about him.
Tom görüşmede Fransızca konuştu.Tom spoke in French at the meeting.
Görüşmelerimizin hepsi Fransızca.All of our meetings are in French.
Tom her zaman Mary ile telefonla görüşüyor gibi görünüyor.Tom always seems to be on the phone with Mary.
Görüşme Almanca ve onun tek kelimesini anlayamıyorum.The interview is in German and I can't understand a word of it.
Tekrar görüşene kadar, Bob ve Nora.Until we meet again, Bob and Nora.
Arkadaşlarımdan bazılarıyla görüşmeye gidelim.Let's go meet some of my friends.
Profesörle görüşürsek bunu uygun şekilde yapabileceğimizden eminim.I'm sure that we would be able to do this properly if we discuss it with the professor.
Tom ve Mary'nin hâlâ birbirleriyle görüştüklerine şaşırdım.I'm surprised Tom and Mary are still seeing each other.
Tom'un sonunda görüşmelere cevap vereceğinden eminim.I'm sure Tom will return my calls eventually.
Yeni bir anlaşmayı görüşmek için buraya geldiğimizi düşündüm.I thought we came here to discuss a new deal.
Tom'la aynı görüşte olan tek ben değilim.I'm not the only one who agrees with Tom.
Üç saat içinde seninle burada tekrar görüşeceğim.I'll meet you back here in three hours.
Meseleyi ailemle görüşeceğim.I'll discuss the matter with my family.
Sabahleyin Tom'la görüşeceğim.I'm going to see Tom in the morning.
Benden herhangi bir görüş almayacaksın.You won't get any argument from me.
Başka biriyle görüşmeyeceğim.I'm not going to see anybody else.
Açık görüşlü olmaya çalışıyorum.I'm trying to keep an open mind.

İlgili Sayfalar