görüş ile cümle

görüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle ilişkiyi bitirseydim, seninle tekrar görüşmek zorunda kalmayacağımı sandım.I thought if I broke up with you, I'd never have to see you again.
Kendi görüş hakkınız yok!You do not have a right to your own opinion!
Anne babanla görüşmek istemiyorum.I don't want to meet your parents.
İkinci bir görüş alalım.Let's get a second opinion.
Bunu daha sonra görüşelim.Let's discuss this later.
Senin görüşünü dinleyelim.Let's hear your opinion.
Onun görüşü işe yaramaz.His opinion is worthless.
Ben görüşmek istiyorum.I want to negotiate.
Tom'la görüşmek istiyoruz.We want to meet Tom.
Biz görüşmek istiyoruz.We want to negotiate.
Görüşünü istiyorum.I'd like your opinion.
İkinci bir görüş istiyorum.I want a second opinion.
Tom'la gerçekten görüşmek istiyorum.I really want to meet Tom.
İkinci bir görüşü severim.I'd like a second opinion.
Seninle görüşmeye başlamak istiyorum.I'd like to start seeing you.
Samimi görüşünü istiyorum.I'd like your candid opinion.
Tom görüşmek istemiyor.Tom doesn't want to negotiate.
Bir görüşme ayarlamanı istiyorum.I want you to arrange a meeting.
Benim görüşlerim sınıftaki öğrencilerin çoğununkinden farklıdır.My opinions differ from those of most of the students in the class.
Tom'la bir görüşme ayarlamak isterim.I'd like to set up a meeting with Tom.
Düşman bizimle bir ateşkes görüşmesi yapmak istiyordu.The enemy wanted to discuss a truce with us.
Bir doktorla görüşmeye gitmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go see a doctor?
Senin görüşünü istedim.I wanted your opinion.
Ben de senin görüşünü istiyorum.I want your opinion, too.
Hepimizin aynı görüşte olduğundan emin olmak istiyorum.I just want to make sure we're all on the same page.
Barış görüşmeleri bu hafta başlayacak.The peace negotiations will start this week.
Tom o iş görüşmesinde giymek için bir takım elbise almamı istiyor.Tom wants me to buy a suit to wear to that job interview.
Seninle görüşmek istediğim bir şey var.There's something I want to discuss with you.
O benim görüşlerimi destekleyen bir konuşma yaptı.He made a speech that supported my opinions.
O meşgul ve sizinle görüşemez.He's busy and can't meet with you.
Bu konuyu gelecek toplantıda daha ayrıntılı olarak görüşmeliyiz.We should discuss this topic in more detail at the next meeting.
Görüşümü ifade edebilir miyim?Might I express my opinion?
Özür dilerim, başka bir görüşmem var.I'm sorry, I have another meeting.
Görüşmeler kirlilik sorunu ile ilgilenecek.The talks will deal with the problem of pollution.
Görüşmeler üç gün sürecek.The talks will last three days.
Mükemmel! Sonra görüşürüz.Perfect! See you later.
Onlar görüştüğünden beri bir hafta oldu.It has been a week since they met.
Onlar Tom'la görüşme yapıyorlar.They're interviewing Tom.
Biz görüşmeyi bitirdik.We're done negotiating.
Daha önce görüştük.We met before.
Ben görüşmem.I don't negotiate.
Yargıç jüriye davayı görüşmemesini söyledi.The judge told the jury not to discuss the case.
Karşıt görüşte değilim.I'm not disagreeing.
Neyse, yarın görüşürüz.Anyway, we'll see each other tomorrow.
Şirket konuyu görüşmek için birkaç temsilci gönderdi.The company has sent several representatives to discuss the matter.
Tom'la görüşebilir misin?Can you contact Tom?
Tom'la hiç görüşmedim.I never met Tom.
Bu genel görüştü.It was the general opinion.
Her gün görüşüyoruz.We see each other every day.
Tom Mary ile görüşüyor.Tom is interviewing Mary.
Tekrar görüşmeyeceğiz.We won't meet again.
Ben görüşü beğenmedim.I didn't like the feeling.
Tom'la görüşmeliyim.I've got to meet Tom.
Bir dakika içinde görüşürüz.See you in a minute.
"Merhaba? Mary ile görüşebilir miyim?" "Bir dakika bekleyin lütfen.""Hello? May I speak with Mary?" "Please wait a moment."
Tom'dan açık görüşlü olmasını istedim.I asked Tom to keep an open mind.
Saat 2:30'da seninle görüşebilirim.I can meet you at 2:30.
Başkan Yardımcısı ile bir görüşme ayarlayabilir misin?Can you arrange a meeting with the vice president?
Ölüm sadece bir ufuktur. Ve bir ufuk sadece görüş alanımızın sınırıdır.Death is only a horizon. And a horizon is just the edge of our field of view.
Görüşünü sorduğumu hatırlamıyorum.I don't recall asking for your opinion.

İlgili Sayfalar