Ana içeriğe geç
Sözlük

görüşü ile cümle

görüşü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.Zemljevid pravzaprav kaže nekogaršnji pogled.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.Ο χάρτης φέρει πραγματικά την οπτική κάποιου.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.Една карта всъщност носи нечий светоглед.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.Карта, взагалі-то, показує чиюсь точку зору.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.Карта отражает чью-то точку зрения.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.ושהמפה למעשה מבטאת זווית ראייה של מישהו.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.في الواقع الخريطة تحمل رأي شخص ما.
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.地圖往往反映主觀嘅睇法
Bir harita aslında bir kişinin görüşünü yansıtır.比較読書は新しいものではありません
birilerinin görüşüne göre bu ülke vatandaşına benzemiyorsa, ben kimseye bu gücü vermek istemem.Cómo es que el presidente dijo que no al oleoducto?
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Andere Meinung über dich, müsse nicht deine Realität werden.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.A opinião que alguém tem sobre vocês não tem de se tornar a vossa realidade.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.CHo dù ai đó suy nghĩ gì, thì nó không bắt buộc là sự thật.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Een mening van een ander over jou, hoeft niet jouw realiteit te worden.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.당신에 관한 누군가의 견해가 현실이 될 필요는 없습니다.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.La opinión de alguien no tiene que volverse tu realidad.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.L'opinion des autres ne doivent pas devenir ta réalité.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Mnenje nekoga drugega ni potrebno sprejeti kot tvojo resničnost.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Názor niekoho na teba sa nemusí stať realitou.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Názor ostatních o vás není nutně váš názor.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Opinia cuiva despre tine nu trebuie să devină o realitate.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Valaki más véleményének rólad nem kell a te valóságoddá válnia.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Η άποψη κάποιου για σένα δεν πρέπει να γίνει η πραγματικότητα σου.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.Чье-то мнение о вас, не должно стать реальностью.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.הדעה של מישהו עליך,לא חייבת להפוך למציאות שלך.
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.رأى شخص ما فيكم،لايجب ان يصبح حقيقتكم
Birinin sizin hakkındaki görüşü, sizin kim olduğunuzu belirlemek zorunda değil.あなたがその犠牲者となって生きる必要はありません
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzCuando crees que alguien siempre estará ahí significa que es irremplazable.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzFølgeskab, man kan stole på, - - kan aldrig erstattes. Vi ses næste gang.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzNärvaro som kan tas för given- -är nåt som aldrig kan ersättas. Vi ses nästa gång
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzObecność, którą możesz brać za pewnik, jest czymś, czego nic nie zastąpi.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzUma presença que podemos ter como garantida é algo que nada pode substituir.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzUna presenza che puoi dare per scontata è qualcosa che nulla può rimpiazzare.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzYstävää, jota voi pitää itsestään selvänä, ei mikään voi korvata.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzΚάποιος που θεωρείς δεδομένο δεν μπορεί να αντικατασταθεί από κανέναν.
Birinin varlığını çok benimsediğinde hiçbir şey onun yerini alamaz. gelecek bölümde görüşürüzЧьё-то присутствие, воспринимаемое как должное, но его не может заменить ничто на свете.
Birkaç gün önce telefonda görüşürken bana Gallup anketinde çok ilginç bir sonuç ortaya çıktığını söylediniz.Da vi snakkede sammen for et par uger siden, nævnte du et interessant resultat af den Gallupundersøgelse.
Birkaç gün önce telefonda görüşürken bana Gallup anketinde çok ilginç bir sonuç ortaya çıktığını söylediniz.자, 몇 주 전 통화를 했을때 저에게 갤럽 설문 조사에서 매우 흥미로운 결과가 나왔다고 하셨는데요.
Birkaç gün önce telefonda görüşürken bana Gallup anketinde çok ilginç bir sonuç ortaya çıktığını söylediniz.כששוחחנו בטלפון לפני כמה שבועות, סיפרת לי שקיבלתם תוצאות מעניינות בסקר של גאלופ.
Birkaç gün önce telefonda görüşürken bana Gallup anketinde çok ilginç bir sonuç ortaya çıktığını söylediniz.結果を教えてくれましたね 時間があるので お話してくれませんか
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Até daqui a uns dias, querida.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Čez nekaj dni se vidiva.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Ci vediamo tra un paio di giorni.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Jumpa lagi beberapa hari lagi sayang.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Nähdään parin päivän päästä.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Nos vemos en un par de dias, corazón.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Pár nap múlva találkozunk.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım. Tüm bavullarımı topladım. Gitmeye hazırım.Ne vedem peste două zile, scumpete.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım. Tüm bavullarımı topladım. Gitmeye hazırım.Tot over 'n paar dagen.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım. Tüm bavullarımı topladım. Gitmeye hazırım.سأراكى خلال عدة أيام يا عزيزتى
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Uvidíme se za pár dní, zlato.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Vi ses om några dagar.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Vi ses om nogle dage, skat.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Wir sehen uns in ein paar Tagen, Schatz.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Θα σε δω σε δυο μέρες, γλύκα.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Ще се видим след два дни, мила.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.Ще се видим след два дни, мила.
Birkaç gün sonra görüşürüz, tatlım.הצמא האנושי להצטיינות ...לידע
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.저는 2주전에 이집트와 튜니지아에서 온 새로 선출된 국회의원들을 만났었죠.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.Hace un par de semanas, estaba en una reunión con un grupo de parlamentarios recién electos de Egipto y Túnez.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod