Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.ولكن بعد ذلك، بدأت بالاعتقاد بأن الرؤية البشرية لم نكن جيدًة بما فيه الكفاية.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.満足できなくなりました 僕たちの周りには もっと色があります
Ama ne zaman görüşürsek, hep aynı yere gideriz, aynı şeyi yapıp, ne var ne yok, konuşuruz.Aber wenn wir uns treffen, gehen wir immer an denselben Ort, tun dasselbe und reden.
Ama ne zaman görüşürsek, hep aynı yere gideriz, aynı şeyi yapıp, ne var ne yok, konuşuruz.하지만 아버지를 뵈면 늘 똑같은 장소에 가서 똑같은 일을 하고 밀린 이야기를 나누죠.
Ama ne zaman görüşürsek, hep aynı yere gideriz, aynı şeyi yapıp, ne var ne yok, konuşuruz.ولكن عندما أقابله، نذهب دائمًا إلى نفس المكان ونفعل الشيء ذاته ونذهب للصيد.
Ama ne zaman görüşürsek, hep aynı yere gideriz, aynı şeyi yapıp, ne var ne yok, konuşuruz.いつも同じ場所に行き 同じことをして たくさん話します 男: さっき電話したよ
Ama sonradan yanıldım, değil mi? Çünkü iPod piyasaya çıktı, ve genel görüşü altüst etti.Αλλά τελικά αποδείχθηκε ότι έκανα λάθος, σωστά; Επειδή βγήκε το iPod, και παραβίασε κάθε κοινή λογική.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.In v vsakem primeru je zašlo vedno bolj proti stališču leve poloble.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Każdorazowo równowaga przechylała się na stronę punktu widzenia lewej półkuli.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.하지만 각사례에서 왼쪽뇌의 견지는 멀어졌다.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Nhưng trong trương hợp nó lệch xa hơn đến bán cầu trái điểm nhìn.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Y en cada caso se movió hacia el punto de vista del hemisferio izquierdo.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.אבל בכל מקרה זה נסחפו יותר מנקודת המבט ההמיספרות הימנית.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.近年我々は矛盾した世の中にある。
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzAtt förvridas i smärta är vad som skapas av minnen. Vi ses nästa gång Text:
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzAt vride sig i smerte er det, der kommer ud af minder. Vi ses næste gang. Tekster:
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzContorcer-se em agonia é o resultado das recordações. até à próxima
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzI ricordi portano soltanto a contorcersi nell'agonia. Alla prossima.
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzLos recuerdos nos atormentan. Hasta el próximo episodio
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzTuskallinen vääntyminen on muistojen kiristämää. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzW chwili bólu wspomnienia wywołują tylko grymas. Ciąg dalszy nastąpi Tłumaczenie:
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzΟ φόβος σφυρηλατεί τις αναμνήσεις. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Anılar gözünde canlandıkça acı içinde kıvranır. gelecek bölümde görüşürüzКорчиться в муках - вот к чему приводят воспоминания. СТАЛЬНОЙ АЛХИМИК ДО ВСТРЕЧИ
Anladım. Hemen görüşüp gel o zaman.حسنا ادهب والتقي بها
- Anlaştık. - Görüşürüz.- Aku tahu. - sampai jumpa.
- Anlaştık. - Görüşürüz.- Aku tahu. - sampai jumpa.
- Anlaştık. - Görüşürüz.En tout cas, je paierai ton repas, ou tout ce que tu veux.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.Antarctica was op deze planeet het laatste lege stukje -- de blinde vlek in onze groeiende kijk op de wereld.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.Antarktida byla poslední neobývané místo planety, mrtvý bod našeho rostoucího zorného pole ve světě.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.Antarktis on tämän planeetan viimeinen autio alue-- sokea piste laajentuvassa maailmankuvassamme.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.Antarktyka była dla tej planety ostatnią pustą kwaterą... ślepą plamką poszerzającego się obrazu świata.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.남극은 지구상 마지막 남은 광대한 사막이었습니다. 세계를 향한
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.Антарктида была последним пустым участком на Земле, белым пятном в нашем расширяющемся образе мира.
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.אנטארקטיקה היתה החלק הריק האחרון בכוכב -- הנקודה המתה
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.ان القطب الجنوبي كان فيما مضى الربع الذي لا يُرى على الاطلاق
Antarktika bu gezegenin son boş kalmış bölgesi -- genişleyen dünya görüşümüzün kör noktası.我々にとって 最後の空白地帯でした 盲点といっても良いでしょう
Apple'ın uygulamalar üzerine görüşünü ortaya koyan basın bülteni buydu:「当社の独創的な手法は Web 2.0 標準に準拠しており
Aristo önermesini ele alış şekli. Yargıç Scalia'nın görüşü iki nedenle tartışmaya açık.A opinião do juíz Salia é discutível por duas razões.
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüz¿Dónde está, Sr. Kimblee?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzDove siete, signor Kimblee?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzEstá agora a começar. até à próxima
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzGdzie pan jest, Kimblee?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzHvor er du, Kimblee?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzMissä olette, Kimblee?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzVar är du, mr Kimbly?
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzΠού είσαι, κ. Κίμπλι;
Artık başlıyor. gelecek bölümde görüşürüzГде вы, господин Кимбли?
Artık Saragossa'ya daha yakınız! Sonra görüşürüz!Se vidimo kasneje!
Artık Saragossa'ya daha yakınız! Sonra görüşürüz!Widzimy się później!
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Budu naopak argumentovat, že je to v první řadě problém mužů.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.De fapt, voi susține că în primul rând sunt problemele bărbaților.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.De hecho, voy a argumentar que se trata de asuntos de hombres, primero y ante todo.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.En réalité, je vais vous montrer que ce sont des problèmes d'hommes, en premier lieu.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Infatti, dimostrerò che questi sono, innanzitutto e soprattutto, problemi degli uomini.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.사실, 이러한 문제들은 그 무엇보다도남성의 문제라고 주장하고 싶습니다.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Sőt, amellett hozok fel mindjárt érveket, hogy ez elsősorban és leginkább a férfiak ügye.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Tatsächlich werde ich erörtern, dass sie in erster Linie Männerprobleme sind.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Thực ra, tôi sẽ phản đối đó là những vấn đề của đàn ông, đầu tiên và quan trọng nhất.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Twierdzę, że to przede wszystkim problemy mężczyzn.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Για την ακρίβεια, θα υποστηρίξω πως αυτά είναι αντρικά θέματα, καταρχήν και κυρίως.