Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Dal mio punto di vista, coglie molto bene una parte del problema della democrazia attuale in Europa.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.De az én véleményem az, hogy nagyon jól megragadja a mai Európa demokráciáinak problémáját.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Din punctul meu de vedere captează foarte bine problema pe care o avem cu democraţia în Europa azi.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.En mi opinión plasma muy bien parte del problema que tenemos con la democracia en Europa estos días.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Ich denke, das fängt sehr gut ein, was für ein Problem wir heute in Europa mit der Demokratie haben.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Mas, do meu ponto de vista, capta muito bem parte do problema que temos atualmente com a democracia na Europa.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Men i mine øjne er det glimrende eksempel på en del af det problem vi har med demokrati i Europa nu til dags.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Nhưng theo tôi, nó nắm bắt rõ 1 phần của vấn đề mà chúng ta gặp phải với nền dân chủ ở Châu Âu ngày nay.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Uważam, że bardzo dobrze oddaje część problemu, wobec jakiego stoi obecnie demokracja w Europie.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Volgens mij geeft hij een heel goed beeld van de hedendaagse problemen van de democratie in Europa.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Але він, на мій погляд, дуже добре зачіпає частину проблеми, пов'язаної з демократією в Європі у наші дні.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Но според мен, това много добре обхваща част от проблема, който имаме с демокрацията в Европа.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.Я думаю, он прекрасно показывает часть проблемы с демократией в Европе.
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde이 이야기는 최근 유럽의 민주주의에 닥친
Ama benim görüşüme göre, şu günlerdeאך לדעתי הוא לוכד טוב מאוד
Ama benim görüşüme göre, şu günlerdeولكنها في نظري تلتقط على نحو جيد للغاية
Ama benim görüşüme göre, şu günlerde民主主義の問題を とてもよく捉えていると思えます
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Aber nicht, wenn Sie sich eine religiöse Einstellung zulegen.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Akkor viszont nem, ha vallásos a gondolkodásmódjuk.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Če pa privzamete religijsko miselnost, pa ne.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Chyba że przyjęlibyście religijną mentalność.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Det skulle du inte om du antog ett religiöst tankesätt.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.그러나 종교적 사고 방식은 그렇지 않아요.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Men ikke hvis du adopterede en religiøs tankegang.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Não, se adotarem uma mentalidade religiosa.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Nie, ak chápete myslenie náboženstiev.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Niet met een religieuze manier van denken.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Non se adottaste una mentalità religiosa.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Nu însă dacă adopți o minte religioasă.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.O no tanto si adoptan una mentalidad religiosa.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Pas si vous adoptiez une approche religieuse.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Sẽ không như vậy nếu như bạn chấp nhận một lối suy nghĩ kiểu tôn giáo.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Tapi, anda tidak akan terlalu merasa dicurangi jika anda memiliki pola pikir religius.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.V rámci náboženského myšlení ne.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Δεν θα ήταν έτσι αν υιοθετούσατε ένα θρησκευτικό σκεπτικό.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.В религии же у вас другие ожидания.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Не и ако приемете религиозен начин на мислене.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.Проте люди, яким властиве релігійне мислення, так не почуватимуться.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.לא כך הדבר אם אתם מאמצים הלך רוח דתי.
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.لن يكون ذلك هو الحال اذا كنت ممن يتبنون العقلية الدينية
Ama dindar bir görüşünüz varsa böyle gelmez.宗教はまた
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Aber dann dachte ich, dass das menschliche Sehvermögen nicht gut genug ist.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Ale pak jsem si pomyslel, že tento lidský zrak není dostatečně dobrý.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Ale potom som si pomyslel, že ľudské videnie mi nestačí.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.De aztán arra gondoltam, hogy ez az emberi látás nem elég jó.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.하지만 저는 이에 멈추지 않고 인간의 시각적 한계를 뛰어넘어 보기로 했습니다.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Mais alors, j'ai simplement pensé que cette vision humaine n'était pas assez bonne.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Ma poi ho pensato che questa visione umana non era sufficiente.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Mas foi então que pensei que esta visão humana não era suficientemente boa.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Namun saya juga berpikir bahwa penglihatan manusia tidaklah terlalu bagus.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Nhưng rồi tôi nghĩ rằng thị giác con người là không đủ.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Numai că m-am gândit că văzul uman nu era suficient de bun.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Pero luego empecé a pensar que la visión humana no era suficientemente buena.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Pomyślałem jednak, że to wciąż za mało.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Toen bedacht ik dat menselijke visie niet genoeg is.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Όμως τότε σκέφτηκα πως η ανθρώπινη όραση δεν ήταν αρκετή.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Але потім я зрозумів, що людський зір недостатньо хороший.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.И тут я подумал, что человеческое зрение недостаточно хорошее.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.Но тогава си помислих, че това човешко зрение не е достатъчно добро.
Ama düşündüm ki insan görüşü yeteri kadar iyi değil.אבל אז, פשוט חשבתי שהראיה האנושית הזו אינה טובה מספיק.