Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.Вообще, я собираюсь доказать, что это проблемы мужчин, прежде всего.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.למעשה, אני טוען שאלה בעיות של גברים, בראש ובראשונה.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.في الواقع، سوف أجادل بأن هذه قضايا الرجال، أولاً وقبل كل شيء.
Aslına bakarsanız ben bunların her şeyden erkek meseleleri olduğu görüşünü savunacağım.男性の方なのです (拍手)
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.A Comissão informa plenamente o Parlamento Europeu da sua posição.
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.Europa-Parlamentet fastlægger sin førstebehandlingsholdning og meddeler
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.Parlamentul European sau Consiliul de Miniştri poate cere avizul Comisiei în orice fazăa procedurii.
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.POSTANOWIENIA WSPÓLNE DLA INSTYTUCJI,ORGANÓW I AGENCJI UNII
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.Verkställigheten får skjutas upp endast genom beslut av domstolen.
Avrupa Parlamentosu veya Bakanlar Konseyi, prosedür boyunca Komisyon’un görüşünüisteyebilir.Ако Съдът приеме искането на Комисията, въпроснотопла-щанезапочвавсрок, определен в решението на Съда.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.C'est une épidémie fictive
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.그것은 지성의 계몽주적 관점이었죠.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.la visione illuministica dell'intelligenza )
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Még mindig tételekre oktatjuk gyermekeinket.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.O mejor en grupos más pequeños que en grupos grandes. O a veces prefieren estar por su cuenta.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Pencerahan pandangan kecerdasan.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.To je samo navidezno epidemija.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.האופן שבו ה"נאורות" ראתה אינטליגנציה.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.لرؤية التنوير عن الفكر.
Aynı değiller. Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.그렇지 않습니다. 그들은 서로 다른 시각을 가지고 있고
Aynı değiller. Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.הם לא. הם בני אדם עם נקודות מבט שונות
Aynı değiller. Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.انهم ليسو متشابهين. انهم بشر بأفكار مختلفة
Aynı değiller. Farklı bakış açıları olan ve çok farklı dünya görüşüne sahip insanlar.異なる展望を持っています
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzForen jer, I som er ligesindede. Vi ses næste gang.
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzLos que os parezcáis, uníos. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzReúnam-se os que pensam da mesma forma. até à próxima
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzSamanmieliset, kokoontukaa yhteen. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzSamla er, ni likasinnade. Vi ses nästa gång
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzUnitevi, voi che condividete le stesse opinioni. Arrivederci al prossimo episodio
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzZbierzcie się razem, ci, którzy tak samo myślicie. CIĄG DALSZY NASTĄPI
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzΜαζευτείτε, εσείς με τον ίδιο σκοπό. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzСоберитесь вместе, единомышленники. ДО ВСТРЕЧИ
Bana dedi ki, "Evelyn, bu trampeti yedi günlüğüne al götür, haftaya görüşürüz."On řekl: ,,Evelyn, vemte si ten buben na sedm dní domů a uvidíme se příští týden."
Barda görüşürüz. (Alkışlar)נתראה בבר.
Barda görüşürüz.Ci vediamo al bar.
Barda görüşürüz.Encontramo-nos no bar.
Barda görüşürüz.Hẹn gặp các bạn tại quầy rượu.
Barda görüşürüz.Ik zie jullie aan de bar.
Barda görüşürüz.술집에서 보기로 합시다.
Barda görüşürüz.Les veré en el bar.
Barda görüşürüz.Ne vedem la bar.
Barda görüşürüz.On se voit au bar.
Barda görüşürüz.Sampai jumpa di bar.
Barda görüşürüz.Találkozunk a bárban!
Barda görüşürüz.Uvidíme se na baru.
Barda görüşürüz.Vi ses i baren.
Barda görüşürüz.Wir sehen uns in der Bar.
Barda görüşürüz.Zobaczymy się w barze.
Barda görüşürüz.Θα σας δω στο μπαρ.
Barda görüşürüz.Побачимося в барі.
Barda görüşürüz.Увидимся в баре.
Barda görüşürüz.Ще се видим на бара.
Barda görüşürüz.سألقاكم في الحانة
Barda görüşürüz.我哋下次聯誼廳再見。
Barda görüşürüz.(拍手)
Basında sık sık yer alan geçmişine bakacak olursanız, en azından bir psikiyatrist benim görüşüme göre,그의 역사를 살펴보면, 언론에 공개되었던 부분을요. 심리학자의 입장에서 본다면,
Basında sık sık yer alan geçmişine bakacak olursanız, en azından bir psikiyatrist benim görüşüme göre,ובהסתכלות על ההיסטוריה שלו בעיתונות, נראה לי, לפחות ממבט של פסיכולוג,
Basında sık sık yer alan geçmişine bakacak olursanız, en azından bir psikiyatrist benim görüşüme göre,و بالنظر إلى تاريخه, و الذي شاع في الصحافة, يبدو لي على الأقل, بالنظر من الأقل بشكل دقيق
Basında sık sık yer alan geçmişine bakacak olursanız, en azından bir psikiyatrist benim görüşüme göre,精神科医の私から見たら 彼の人生は運命づけられていたように思えます
Başkan, Lee Seol'la mı görüşüyor?Az Elnök úr Lee Seollal találkozik?