Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.A Tulajhoz az esti zárás után váratlanul csatlakozik a lánya, akit évek óta nem látott.
Bunu oluşturan, onun kurallar hakkındaki görüşüdür.Ezt látva alkotta meg rendjének szabályait.
Bu görüş hem İsrail radikal solunun hem de İsrail radikal sağının görüşünü yansıtmaktadır.Ezek nagy többsége azonban a radikális jobboldalra vagy a radikális baloldalra szavazott.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)(Carry on Screaming!) (1966) Ég veled, drágám!
Her çeşit faaliyetin, toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür.Az elképzelések szerint a rendszer az egész emberiség számára hajt hasznot.
Hannibal’in süvari komutanı Maharbal, doğrudan Roma üzerine saldırmak görüşündedir.Partnere, Hanson tiszt ekkor tételezi fel rasszizmusra való hajlamát.
9'un birlikte okunması gerektiği görüşündedir.Szövegét a 9. kiadás tekintetbe vételével írta.
Mitsuhirato ile görüşür.Hajdu Miklós.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Ilyen véleményt mások is megfogalmaztak.
Blake Wayne malikanesine gider ve Bruce ile görüşür.Theo ezek után találkozik Bruce Wayne-el, hogy beszéljen vele.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.Gazdasági politikájában egyaránt megfigyelhető a liberális és a megszorító politika is.
1990'ların ortalarında bu görüşünden vazgeçti.Az 1990-es évek közepére azonban megváltozott a véleménye.
Bunun için yeni kurulan bir devletteki ilk kağanı tayin etme hakkının halkta olduğu görüşü hâkimdir.Ennek viszont egy feltétele volt, hogy Erdély mihamarabb kapjon új fejedelmet.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Konzervatív gondolkodó volt.
Bunun üzerine Turing ile görüşüp çalışmaya başladı.Rájött, hogy Túrin még él és elindult megkeresni.
Yarın kütüphanede görüşürüz.Akkor holnap a könyvtárban.
Tekrar görüşürler.Minun täytyy nähdä sinut uudestaan!
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz."Tavataan Berliinissä!"
Kaptan ile görüşür.Jäähyväiset presidentille.
Bilinen bir politik görüşü yoktur.Järjestöllä ei ole poliittista mielipidettä.
Iki (pasimatymo)! : Sonra görüşürüz!Hyvästi, näkemiin, tapaamme vielä.
Kirilov'la görüşür.Liljequist) kanssa.
Böylece Thomas'ın görüşleri Katolik Kilisesi'nin resmi görüşü durumuna gelmiş olur.Sen myötä tomismista tuli katolisen kirkon virallinen filosofia.
Serbest bırakıldıktan sonraki mühürlenmemiş halidir) Zangetsu'nun görüşünü satırı andırmaktadır.残心), zan (jättää taakseen) shin (mieli).
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Hän jättää pään näkyviin viimeisen uhrinsa luo.
Okulda Fuchs ve kardeşleri babalarının karşıt politik görüşü yüzünden alay konusu oldular.Linusta kiusattiin koulussa isänsä poliittisten näkemysten vuoksi.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Problemaattiset arvostelmat väittävät vain, että jokin on mahdollista.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Uhrin uskotaan pian kuolevan.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Mutta kirje on todellisuudessa tarkoitettu toiselle ihmiselle.
Bu yapı, nasıl bir dünya görüşü içerir ve bu görüşü katılımcılara nasıl açıklayabilir?Kuinka meillä on pääsy tähän maailmaan, ja teemme löytöjä näitä entiteettejä koskevista totuuksista?
Holmes'un Lestrade'a karşı görüşü hikâyelerde bir tutarsızlık gösterir.Holmesin suhtautuminen Lestradeen vaihtelee eri tarinoissa tylystä ystävälliseen.
Her politik görüşün negatif sonuçlar getirmesinden korkuluyordu.Kuten kaikki muutkin samaa oletettua ilmiötä tutkineet, hän sai negatiivisen tuloksen.
Mitsuhirato ile görüşür.Katsusuke Kuzui) kanssa.
Bu görüşü vurgulayan, pek çok örnek verebiliriz.Hän esittää useita esimerkkejä näkemyksensä tueksi.
Bazı kişiler Zschäpe'nin sorumluluğunu inkar etmeye çalıştığı görüşündeydi.Se on yksi syy miksi hän kieltäytyy Gatsbyn tarjoamasta työpaikasta.
Türkiye'nin coğrafi konum olarak Avrupa'da bulunmadığı görüşü de zaman zaman ortaya atılmıştır.Usein kalkkunan uskotaan virheellisesti saapuneen Eurooppaan jo aiemmin.
Herkesin benim görüşüme katılmasını beklemiyorum.En halua pakottaa näkemyksiäni.
Kişiliği ya da sanat görüşü hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Sen asennosta ja liikkumistavasta ei tiedetä mitään.
Sonra görüşürüz!Nähdään myöhemmin!
Haftaya görüşürüz!Näemme ensi viikolla!
Salonda görüşürüz.Nähdään talolla!
Gelecek çarşamba görüşürüz.Nähdään ensi keskiviikkona.
O, görüşünü söylesin.Kertokoon mielipiteensä.
Önümüzdeki çarşamba görüşürüz.Nähdään ensi keskiviikkona.
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.Η τεχνική ονομάζεται ‘’Ψευδαίσθηση δράκου των Εννέα σφραγίδων’’.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.Κατόπιν, αποφάσισε να χωρίσει με την σύζυγό του που, άλλωστε, είχε να την δει πολλά χρόνια.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Υπέθεσε ότι σύντομα θα πέθαινε από γηρατειά.
Tekrar görüşürler.Θα επανέλθουμε.
İkinci dizede, şarkıcının görüşü şu şekilde tanımlanır: "Arles'teki gece karanlığı gibi".Στη δεύτερη στροφή εμφανίζεται η παρομοίωση «Στροβιλίζονται σαν τον νυχτερινό ουρανό στην Αρλ».
Guignes'in bu görüşü birçok sinolog tarafından şiddetle tartışıldı.Αυτή η δήλωση του Γουίλσον αμφισβητείται από πολλούς.
Sayın Ünal Aysal'ın görüşüne saygı duyuyorum.Περιμένω με ανυπομονησία τις διαταγές της Μεγαλειότητάς Σας.
Kongre'de Rus-Japon Savaşı da görüşüldü.Επίσης το αναμνηστικό μετάλλιο του Ρωσο-Ιαπωνικού Πολέμου.
Bu teklif bir bayram günü köylünün görüşüne açılır.Είναι πιθανό ότι μία γιορτή γενεθλίων υπονοείται εδώ.
Edward Gibbon, Türkşad adlandırmasının bir unvan olduğu görüşündedir.Ο Edward Gibbon υπέθεσε ότι τα ονόματα είναι Γοτθικά.
Kaptan ile görüşür.Θα τα πούμε».
Kendi görüşü gezegenin kuru ve sıcak olduğu yönündeydi.Σύμφωνα με την άποψή του ο πλανήτης ήταν ξηρός και ιδιαίτερα θερμός.
İki dereceli sistemin demokrasiyle bağdaşmadığı görüşü bunlardan biridir.Είναι μια από τις δύο κομητείες που δεν συνορεύει με την Δημοκρατία.
Bu görüşün sahipleri, teorilerini hukukî sebebe bağlılık ilkesine dayandırırlar.Αποσπά, έτσι, από τους αξιωματικούς μια δήλωση αφοσίωσης στο πρόσωπό του.
Bazı önemli akademisyenler Habermas’ın kamusal alan görüşüyle ilgili çeşitli eleştiriler yapmışlardır.Μια σειρά διακεκριμένων ακαδημαϊκών άσκησαν κριτική στις θεωρίες του Χάμπερμας σχετικά με την δημόσια σφαίρα.
Mitsuhirato ile görüşür.Συνεργάστηκε με το Ν. Μητσάκη.