Ana içeriğe geç
Sözlük

görüşü ile cümle

görüşü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dava, İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare Mahkemesinde görüşülmeye başlanmıştır.V prvním jednání se setkáváme s Libušiným soudem.
(Bu, Churchward'un değil, bazı izleyicilerinin görüşüdür).(Správním centrem Klaipėdského okresu jsou Gargždai, nikoliv Klaipėda).
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)AVM (Ave Virgo Maria - buď pozdravena, Panno Marie), zbav (nás) zlého.
Bu toplantıda yeni sadrazamın kim olacağı görüşüldü.Otázkou ale bylo, kdo se tímto nástupcem má stát.
Bu görüşünden dolayı muhaliflerince sert şekilde eleştirilir.Za tento svůj pevný antikomunistický postoj je mnohými kritizována.
Sosyal yurtseverlik, yurtseverliği sosyalizm ile birleştiren dünya görüşü.Poslední složkou je internalizace, tedy zvnitřnění sociálního světa.
Bu görüşün kaynağı ise Avusturyalı Osmanlı tarihçisi Joseph von Hammer-Purgstall'dır.Jeho otcem byl diplomat a orientalista Joseph von Hammer-Purgstall.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Kritici našli mnoho problémů ohledně této teorie.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Zastával konzervativní pozice.
Filon felsefe ile dinin iç içe geçtiği görüşünü benimsemiştir.Leontion si dopisovala s filosofem Epikúrem.
Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır.Tato témata se mísí s jakousi idealizací lásky.
Nagarjuna, bu görüşü reddeder, çünkü ona göre her şey bir etmene, kurala bağlıdır.Chce zůstat stranou, protože lidé jsou podle něj příčina všech problémů.
Bacak yapısı hızlı bir koşucu olduğu görüşünü ortaya koymaktadır.Dlouhé nohy umožňují rychlý běh.
Gece görüşü ^ Yayınevi:ANKARA(2007)Jan Hlávka: Zatmění (2007).
Ayrıca ütopyalar siyasi görüşün karşıtı olarak görüldü.Názorově byl coby politik neukotvený.
Arkhilokhos'un dünya görüşü de Yunanlardan pek farklı değildir.Ambrosiánský chorál je odlišný od gregoriánského.
Iki (pasimatymo)! : Sonra görüşürüz!La revedere în alte sfere!"
Bütün bunlar olduktan sonra da bütün hikâyesini anlatmak için özel olarak dedektif Norman ile görüşür.Protagonistul se întâlnește cu detectivul Norman și îi povestește acestuia totul despre trecutul său.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)("Până la victoria eternă!").
(İyi gelişi) Ĝis revido! ≈ Görüşürüz!Mircea Veroiu- (*) Pe aici nu se trece! r.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Avizul medicului a fost că ea va muri în curând, dar și-a revenit repede.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Dar adevărul pare să fi fost altul.
Tekrar görüşürler.S-au mai văzut.
Bu sonuçlardan sonra ksenon gazının anestetik olarak kullanılabileceği görüşüne vardı.Datorită acestor rezultate, acesta a dedus faptul că gazul xenon poate deservi ca anestezic.
Arkadaşının bu konudaki uzman görüşüne başvurmak istemektedir.El susține că vrea opinia prietenului său expert cu privire la acest vin.
Bu görüşün başka yazarlarca da onaylandığı görülüyor.Această opinie a fost susținută și de alți autori.
Buradan geçen gezginler de aynı görüşü paylaşmaktadırlar.Sătenii împărtășesc aceiași părere.
List, Adam Smith'in işgücü verimliğinin ulusal refahın temeli olduğu görüşünü doğru buluyordu.În Avuția Națiunilor, Adam Smith face referire la importanța familiei în capitolul său despre salarii.
Meseleler görüşüldükten sonra, karar meclisi dağılırdı.După ce deciziile sunt ratificate, Congresul se dizolvă.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.A fost un susținător al constructivismului.
Dokuz Işık görüşünün esasları gayet özet olarak bunlardır.Pentru alte sensuri, vedeți Nove (dezambiguizare).
Sayın Ünal Aysal'ın görüşüne saygı duyuyorum.Iar eu întru dreptate mă voiu arăta Feții Tale.
Ufak ufak kaynaklar bu görüşü teyit etmektedir.Puținele versuri rămase de la ea sprijină această apreciere.
L1 noktası Güneş görüşünün sabit olması gereken Güneş gözlem uydularında kullanılır.Punctul L1 din sistemul Soare - Pământ este ideal pentru a face observații asupra Soarelui.
Onun bu görüşü, üç olasılığı içermektedir.Putem contura această poziție în trei pași.
Kanun teklifi veya kanun önerisi, bir yasama organı tarafından üzerinde görüşülen yasa önerisidir.Un proiect de lege este o propunere legislativă aflată în evaluarea legislativului.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.Este ca și revizitarea unui vechi prieten pe care nu l-ai văzut de mult timp.
Oysa herkes bu kasetlerin gelecek nesiller için faydalı olabileceği görüşündedir.Este posibil ca aceleași persoane să fie surse utile și pe viitor.
Whorf bu görüşünü "dilsel izafiyet kuramı" olarak adlandırdı.Goldstein acordă o deosebită atenție așa zisului "limbaj interior".
Asıl kırılma Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşülürken ortaya çıktı.Legea a fost dată pentru a combate în mod oficial cultele distructive.
Bu öğleden sonra ikide görüşürüz.Ne vedem în această după-amiază la ora două.
İlke olarak, senin görüşüne katılıyorum.În principiu, sînt de acord cu părerea ta.
Tekrar görüşürler.Még találkozunk."
Kirilov'la görüşür.Lucretius) találkozunk.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Második könyve a "Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition" (A zsidó ünnepek a tradíció nézőpontjából).
(İyi gelişi) Ĝis revido! ≈ Görüşürüz!A revair! – A viszontlátásra!
21 Şubat 1940'ta Hitler, harekatı yönetmekle görevlendireceği general Nikolaus von Falkenhorst’la görüşür.1940. február 21-én Nikolaus von Falkenhorst tábornokot bízták meg a hadművelet parancsnokságával.
Bilinen bir politik görüşü yoktur.Nem vallott semmilyen politikai nézetet.
Harold İngiltere’ye döner ve ölmekte olan Edward ile görüşür.János hazaindul Angliába követőivel és Arthurral.
Milli görüşümüzün adı “Dokuz Işık Doktrini” dir.Nevének jelentése „kilenc sárkány”.
Başkan ve üyelerin tümü vali tarafından eyalet senatosu üyelerinin çoğunun görüşü ve oluru alınarak atanır.Mindegyiküket a kormányzó nevezi ki, a szenátorok tanácsai és beleegyezése alapján.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Belgiumból Londonba mentek.
Avrupa Anayasası'na hayır görüşünü desteklemiştir.Segédkezett az elutasított Európai Alkotmány kidolgozásában is.
List, Adam Smith'in işgücü verimliğinin ulusal refahın temeli olduğu görüşünü doğru buluyordu.Osztja Adam Smith nézetét, mely szerint a termelés természetes rendje az emberi önzésből fakad.
Burada kendisinden az önce dilenci kılığında karaya çıkan babasıyla görüşüp tanışır.Itt viszont találkozott díszes ruhába öltözött édesapjával.
Hitler ise bu görüşü kesinlikle kabul etmemektedir.Hitler magáénak vallotta Y gondolatot.
Kaptan ile görüşür.A professzor köszöntése.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Vajon tudta-e Rámánudzsan, hogy hamarosan meg fog halni?
Sanat ve hayat görüşü değişti.Megváltoztak a társadalmi elvárások és igények.
İslam dininde çoğunluğun konu hakkındaki görüşü budur.Ez a legtöbb vallás lényege.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
görüşü ile cümle - Sayfa 28 - görüşü kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App