Ana içeriğe geç
Sözlük

görüşü ile cümle

görüşü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şişli’de bir apartman dairesinde görüşürler.De bor tillsammans i en lägenhet i Fruängen.
Genç Charles yaşlı Charles ile görüşür.Vid bröllopet träffar Charles amerikanskan Carrie.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Han var en ivrig företrädare för representationsreformen.
Ardından Catelyn Stark (Michelle Fairley) ile görüşür.Hans maka, Catelyn Stark (född Tully), spelas av Michelle Fairley.
(Halk annesi de, bu Asiliğin Germiyan hakimiyetini kabul etmeden doğduğu görüşündedir.En ungersven förmanas av sin moder att han kan jaga andra djur, men skall låta hinden gå.
Hükümdarlığın tanrıdan geldiği görüşü vardı.Båda sidor menade att de fått makten från Gud.
Bazı uzmanlar şehrin isminin Berberice'den geldiği görüşüne sahiptir.Namnet kommer av huvudbefolkningen, berberna.
Bazı atmaca ve kartalların görüşü insandan 8 kata kadar daha güçlüdür.Syncellerna i till exempel ormvråkens öga sitter åtta gånger tätare än i människans öga.
Mezhebin bu görüşü çoğu kelamcı tarafından tenkit edilmiştir.Den principen följer de flesta adelsätter.
Burada da yirmiden fazla öğretmen ile görüşüldü ve tesadüfen Emre Aydın ile karşılaştılar.Lärarantalet var då åtta stycken, och föreståndare erhöll samtidigt professors namn.
Bu babasını son kez canlı görüşü olacaktı.Detta var sista gången kamraten såg henne i livet.
8 yaşındayken, görüşünü engelleyen baş ağrılarıyla karşılaştı.Som åttaåring hade hon så svår huvudvärk att den gav henne synsvårigheter.
Lamarkçı evrim görüşüne dayanmaktadır.I sin pseudovetenskapligt-vetenskapsteoretiska betydelse kallas det bakomliggande fenomenet även mitjurinism.
Musa, Yahudilik görüşüne göre Musa.Муса одружений з Джоан Муса.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Його друга книжка «Die Judische Feiertage in Sicht der Tradition» (Єврейські свята в світлі Переказу).
Agrippina ve Nero birbirleriyle kısa ziyaretler aracılığı ile görüşüyorlardı.Агріппіна та Нерон бачать один одного в цей час під час її коротких візитах.
Kaptan ile görüşür.Зустрічається на Сер.
Bütçenin görüşüldüğü Kasım ayı toplantıları 20 gün sürer.На розгляд бюджету Сенату дається 20 днів.
Hannibal’in süvari komutanı Maharbal, doğrudan Roma üzerine saldırmak görüşündedir.Великий полководець Ганнібал планує напасти на Рим.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Потім виїхали до Бельгії.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)Вітаю вас, браття! (бурхливі оплески.
Gece görüşü, düşük ışık altında görme yeteneği.Нічне бачення це можливість бачити в умовах низької освітленості.
Mitsuhirato ile görüşür.Входить у Mitsubishi Group.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Має репутацію консервативного оглядача.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Одного разу їй стає відомо: вона незабаром помре.
Ancak Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi bu görüşü reddetmiştir.Однак Організація Об'єднаних Націй та Міжнародний Суд відмовився визнати цю включення .
O zaman Şiî görüşünü terk etti."Вони все ще заслуговують вашої уваги».
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Це означає, що крім Єдиного існує Інше.
Sam ve Lila Arbogast'ı aramak için Fairvale'e giderler ve kasaba şerifiyle görüşürler.Сем та Лайла приїжджають до Фейрвела в пошуках Арбоґаста.
Tekrar görüşürler.Вони знову зустрічаються.
Ayna benlik, benliğimizin başkalarının bizi görüşünü bilme halimizden kaynakladığını öne sürer.У такому дзеркалі ми можемо бачити реакції інших людей на нашу власну поведінку.
Bu, aynı zamanda pek çok Budistin de ortak görüşüdür.Цю думку поділяють і більшість буддистів.
Kralın sağlık durumu hakkında görüşünü bildirmesi istendi.Я запитав, чи контролюють медики її стан.
Ancak prosedür, hastanın görüşünün merkezini kurtarır.Мета — врятування життя пацієнта.
Benim görüşüme göre, o haklıdır.На мою думку, вона має рацію.
Beşte görüşürüz.Побачимося о п'ятій.
Pazartesi görüşürüz.Побачимося в понеділок.
İyi geceler Tatoeba. Yarın görüşürüz.На добраніч, Татоебо! Побачимося завтра!
Baylar bayanlar, görüşüme kulak vermenizi istiyorum.Пані та панове, я хотів би вислухати вашу думку.
Yarın yedide görüşürüz.Побачимося завтра о сьомій.
Görüşürüz, Tom.Побачимося, Томе.
Çarşamba görüşürüz.Побачимось у середу.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Jeho druhá kniha byla „Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition“ (Židovské svátky z pohledu tradice).
Avukatlarımla görüşüp bu cümlenin daha açık biçimde ifade edilmesinin gerekli olup olmadığına bakacağım."Pohovořím s naším právníkem a uvidím, zda je potřeba tu větu vyjasnit.
İslam dininde çoğunluğun konu hakkındaki görüşü budur.Takový názor měla i většina v církvi.
Genç Charles yaşlı Charles ile görüşür."Rád bych hovořil s doktorem Danielsonem.
Bu onun, Marksizmin deterministik bir felsefe olmadığı görüşünü yansıtıyordu.To odráží jeho pohled na marxismus, který podle Gramsciho není deterministickou filozofií.
Mitsuhirato ile görüşür.Setkání s Buzulukem.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.A velice pěkně jsme si spolu povyprávěli a navzájem si porozuměli.
Bu görüşü eserlerine de yansımıştır.Tento pohled na svět odráží i jeho dílo.
Kirilov'la görüşür.Náleží ke Kiribati.
8 yaşındayken, görüşünü engelleyen baş ağrılarıyla karşılaştı.Ve věku osmi let trpěla migrénami, které ji oslepovaly.
Yapılan araştırmalar da bu görüşü kanıtlamıştır.Také ostatní zkoušky mě o tom přesvědčily.
Batı görüşünde fiziksel vakuum denilen kavram Budizm’deki „boşluk“ (Shunyata) kavramıyla benzer bir ifadedir.Ve foremném světě smyslově vnímatelné reality se jeví jako "prázdnota" (šúnjata).
Aşırılık anlayışı subjektif olabileceği için radikalizm görüşü de subjektif olabilir.Sociální svět může být i subjektivní.
Harold İngiltere’ye döner ve ölmekte olan Edward ile görüşür.Harold odjíždí domů a opět se setkává se starým králem Eduardem.
Oktaviyus, teslim olmaya ikna etmak için Kleopatra'yla gidip onunla görüşür.Caesar přichází za Kleopatrou a pokouší se ji přesvědčit, aby se vzdala.
Bunun ileriki görüntülemeleri sağlayabileceği görüşünde bulunulmuştur.Jsem jí vděčný za umožnění každičkého pohledu.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Naznačuje jí, že brzy zemře.
Almanya'da dostları, ailesi ve nişanlısıyla görüşüyordu.Zdá se totiž, že v Dánsku měla příbuzné a spojence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod