Durkheim bilgi anlayışında toplumun görüşünü örnek alır.Durkheim, a questo punto, giustamente parla di un'educazione interna alla società stessa.
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Il medico disse che sarebbe morto.
Bu görüşte meleklerin cin adlı cenneti koruyan bir kabilesine mensup olduğu görüşü hakimdir.In esso egli è uno degli angeli che accolgono Ockeghem in cielo.
Buna ek olarak cinsel açlığın giderilmesi konusunda kullanılabileceği görüşü de vardır.Per alcuni possono anche essere un modo per superare l'inibizione sessuale.
Mitsuhirato ile görüşür.Diretto da Mitsuru Hongo.
Bazı yazarlar, bu sözcüğün gereksiz olduğu görüşünü öne sürer.Ed è per questo che alcuni ritengono inutile spedirgli la famosa letterina.
Yemekte ise kardeşi Dickon ve Randyll ile görüşürler.Più tardi, durante la cena, il padre ed il fratello di Sam, Randyll e Dickon Tarly, si uniscono a loro.
Kurbanın sadece ihiyaç sahipleri için kesilmesi gerektiği görüşündedirler.Il diritto di distruzione non appartiene che ai tuoi Anziani.
Bu görüşü eserlerine de yansımıştır.Certe delle sue opere ricordano questa prospettiva.
Başlangıçta, Professör Fuad Köprülü’de bu görüşü destekleyenler arasında yer almaktaydı.Secondo Sternhell "I fondatori accettarono questo punto di vista.
Israrları karşısında otele gider ve otel müdürü ile görüşür.Essi si tramutano in spettri e vagano per l'albergo.
"Oyuncu" görüşü editörün 3 boyutlu kısmından gösterilmektedir.Ogni tre livelli si può accedere all'editor della creatura.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Allo stesso modo, Vesalio, studiando cadaveri umani, riscontrò inesattezze nell'anatomia descritta da Galeno.
Gece görüşü, düşük ışık altında görme yeteneği.Questo aumenta la capacità visiva in condizioni di bassa luminosità.
Bu terim, o dönem İngilizce konuşan dünyanın görüşü üzerine ortaya çıkmıştır.Si può affermare che esso portò l'inglese alla sua pronuncia attuale.
Oy birliği aynı zamanda, açık bir şekilde hiçbir karşı görüşün de olmaması anlamına gelmektedir.Apparentemente sembra anche indolore nel sentenziare ingiustamente le persone.
Geleneksek destekçileri Şii görüşüne sahip çıkanlardır.Invece, noi seguiamo le visioni dei nostri clienti.
Onun bu görüşü, üç olasılığı içermektedir.Si configurano così tre possibilità.
Harold İngiltere’ye döner ve ölmekte olan Edward ile görüşür.Ben presto ritorna e attacca Lord Edward.
Onun görüşü kötüleşiyor.Его зрение ухудшается.
Benim görüşüm seninkine benzer.Моё мнение схоже с твоим.
Sonra görüşürüz çocuklar.Увидимся позже, ребятки.
İlke olarak, senin görüşüne katılıyorum.В принципе, я разделяю твоё мнение.
Görüşü oldukça zayıflamış.У него очень плохое зрение.
Tekrar görüşürler.Еще встретимся.
Jean-Baptiste Say: Her arz, kendi talebini yaratır. görüşündedir.Бхагаван, в частности, сказал: «Вы уже ставили у власти всех других.
İkinci kitabı “Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition” (Yahudi Dini Bayramların gelenekleri görüşü).Его вторая книга "Die Jüdische Feiertage in Sicht der Tradition" (Еврейские праздники в свете Предания).
Susan şu anki davranışını yeniden değerlendirir ve Edward ile görüşür.Сьюзан переоценивает своё поведение в прошлом с Эдвардом.
Bu çağrıyı, Şam’da Hamas liderleriyle görüşürken yaptı.Он выступил с этим заявлением на встрече с лидерами ХАМАС в Дамаске.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)Увидимся позже, Боб.»
Mitsuhirato ile görüşür.Уважает Мицуёси.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.После перебрался в Бельгию.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Эта точка зрения не разделяется правительствами Германии и Швейцарии.
Bu babasını son kez canlı görüşü olacaktı.Это был последний раз, когда она увидела своего сына живым.
Sadece kişisel zevklerime göre cevaplayabilirim, bu benim kişisel görüşüm.Можете считать это хвастовством, но это моё личное убеждение.
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.Призраки Па жаждут отомстить Пророкам, которые изгнали их из червоточины, и вернуть себе власть над ней.
Kirilov'la görüşür.Он знакомит её с Кириллом.
Ardından Catelyn Stark (Michelle Fairley) ile görüşür.Там он узнаёт леди Кейтилин Старк (Мишель Фэйрли).
O zaman Şiî görüşünü terk etti."И, кажется, утратила веру в себя».
Doktorun görüşüne göre yakında ölecekti.Доктор говорит ей, что через несколько дней она умрет.
Ben de kendi görüşümü aktarmak istedim.Определился и я, объяснив свою позицию.
Görüşünü Nasyonal Bolşevizm olarak adlandırdı.Он назвал это объединение национал-большевизмом.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Если дерево не полностью очищено за раз, возвращается к нему на следующий день.
Ama yeni bir bulgu bu görüşün doğruluğundan kuşku duyulmasına yol açmaktadır. (...).Но теперь такой взгляд мне кажется сомнительным из-за следующего противоречия.
Siyasi görüşünde sosyal ve ekonomik olarak liberalleşme dile getirmektedir.В социально-экономических вопросах выступает с критикой приватизации.
Kongrede Sekizinci Beş Yıllık Plan görüşüldü.Успешно выполнил план восьмой пятилетки.
Yapılan araştırmalar da bu görüşü kanıtlamıştır.Современные исследования подтвердили эту точку зрения.
Daha yakın dönem tarihçiler bu görüşü düzeltmişlerdir.Историки подвергли эту дату пересмотру.
(Hayat görüşü sorulduğunda) ^ ChannelКенан Софуоглу (тур.
Türk Tarih Tezi'nde Turancı görüşün savunduğu değerlere itibar edilmez.В современной турецкой историографии заслуги Торосяна умалчиваются.
Lenin'in görüşüne dayanarak Sovyet devletinde devlet dili ilan edilmedi.Это вызвано тем, что русский язык не признан государственным в Молдове.
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)А́ве Мари́я (лат. Ave Maria — Радуйся, Мария) — католическая молитва к Деве Марии.
Galileo daha sonrasında "İki Ana Dünya Sistemi Üzerine Diyalog" kitabında bu görüşünü savunmuştur.Галилей описал этот метод в своих знаменитых «Диалогах о двух главнейших системах мира».
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Имеет репутацию консервативного обозревателя.
Tanınmış kelamcı Gazâlî de bu görüşü paylaşmıştır.Другая калифорнийская газета тоже стала на эту точку зрения.
Bu konu Hollanda politikacıları tarafından epeyce zamandır görüşülmekte idi.Этот вопрос обсуждался в течение нескольких лет в шведском правительстве.
‘Systema Naturae’ nın bu edisyonunda, hiçbir yeni türün kesinlikle ortaya çıkmayacağı görüşünü terk etmiştir.Надеюсь, что в новой серии «Несущественное» они ничего подобного не найдут.
Yani önce maddenin değil fikrin olduğu görüşü benimsenmiştir.Знаете, мнение не моё, это общее мнение.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Пожалуйста, приходите чтобы увидеть последние моменты UnsraW своими глазами.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)يعيش فيلا (بالإنجليزية: Viva Villa!)