Ana içeriğe geç
Sözlük

görüşü ile cümle

görüşü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Iki (pasimatymo)! : Sonra görüşürüz!Adieu, je ne veux plus vous revoir'.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.J’irai en Belgique.
Castro'nun kendisi de ikinci görüşün doğru olduğunu söylemiştir.Castro lui-même affirmera que la dernière version était la bonne.
Ancak gerçekte bu kişinin başkası olduğu görüşü de bulunmaktadır.Il me semble qu'il s'agit d'une autre personne.
Birbirimizi iyi tanıyoruz ve sürekli görüşüyoruz.Nous nous connaissons et nous nous rencontrons.
Bu onun, Marksizmin deterministik bir felsefe olmadığı görüşünü yansıtıyordu.Cela renvoyait à cette conception par Gramsci du marxisme comme une philosophie non-déterministe.
Bunlar, sıfatları kabul eden Selefiyye görüşü ile onların bir kısmını kabul etmeyen Muattıla görüşü idi.Ils y verront les mécréants, reconnaîtront certains d'entre eux et les blâmeront pour leurs vices.
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Les Anciens mésopotamiens croyaient que l'être humain avait été créé par les dieux pour le servir.
Bu görüşü Almanya ve İsviçre kabul etmemektedi.Ce n'est pas le cas en Allemagne ni en Suisse.
(İyi gelişi) Ĝis revido! ≈ Görüşürüz!À la rentrée, Alive! voit le jour.
Barış, Demokrasi ve Adalet kapsamında görüşüldü.Il s'agit par exemple de la démocratie ou de la justice.
Ancak bunun nedeni materialist bir dünya görüşüne sahip oluşumuzdur.Elle repose sur une conception matérialiste du monde.
Pollari dönemin ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Stephen Hadley ile görüşür.Elle se présente elle-même comme l'homologue du Conseiller américain à la sécurité nationale Stephen Hadley.
Da'an bunun kötü bir fikir olduğu görüşündeydi.Lui pensait que c'était une mauvaise idée.
Kaptan ile görüşür.Hail to the Chief.
BigBang ile hala görüşüyorlardır ve çok iyi arkadaşlardır.Il vit toujours avec Meredith, Ils sont très heureux ensemble.
Onun görüşüne göre sevgi dini duygu ile, inançla değil, akıl ile aynıdır.Il ajoute qu'à ses yeux l'amour n'a pas de genre, ni religion.
Bazı karakterleri görüşü uğruna kullanmıştır. "Nous nous sommes servis de lui pour faire passer certains commentaires.»
Keşke görüşümüz sorulsaydı.Si on me l'avait demandé.
Şeyhi de bu görüşü aynı şekilde muhafaza eder.Le Docteur les salue par la même phrase.
Bu babasını son kez canlı görüşü olacaktı.Ce sera la dernière fois qu'elle voyait son père.
Bu çapta bir ordunun seferin güzergahı boyunca ikmalinin sağlanmasının olanaksız olduğu görüşü vardır.Sur chaque case peut être positionné jusqu’à deux unités de la taille d’un corps d’armée.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.ARTHUR : Bien, imaginons que je sème une idée dans votre crâne.
Genç Charles yaşlı Charles ile görüşür.Alison finit par rencontrer Charles.
Kirilov'la görüşür.Serindë : voir Míriel.
Herkes kendi görüşüne göre durumu anlatır.À chacun de se faire sa propre opinion...
Bu tarih görüşünde Türkler, Orta Asya'daki göçebe aşiretler olarak anlatılıyordu.Cette technique aurait été rapportée par les Vikings ayant voyagé en Asie centrale.
Muhafazakâr görüşün temsilcisi olmuştur.Il défend des points de vue conservateurs.
Sanat ve hayat görüşü değişti.Notre vision des êtres et des choses a changé.
Ardından Catelyn Stark (Michelle Fairley) ile görüşür.Il y reconnaît Dame Catelyn Stark (Michelle Fairley) derrière son déguisement.
Ahrar, adem-i merkeziyet görüşü nedeniyle bölücülükle suçlandı.Omer est invoqué pour les troubles de la vue.
Kişiliği ya da sanat görüşü hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Non pas une connaissance intellectuelle ou conceptuelle.
Bu görüşü vurgulayan, pek çok örnek verebiliriz.De nombreux exemples peuvent illustrer cette affirmation.
Buna aynı zamanda dünya görüşü de denilir.On l'appelle aussi le regard périphérique.
Orta Asya'nın göçebeleri (köçerileri) yerleşik düzenli halklardan çok farklı bir dünya görüşüne sahiptirler.Les Yaquis ont une perception du monde très différente des tribus avoisinantes.
Sayın Ünal Aysal'ın görüşüne saygı duyuyorum.Agréez, Messieurs, l'assurance de ma haute considération.
Ayşe-Fatma isimlerinin kaynaşmış biçimi olduğu görüşü pek makul değildir.Par contre, leur réputation de naufrageurs ne semble pas être fondée.
(Sanat kişisel ve saygıya değerdir) görüşüne bağlıdırlar.Ils jouissent d'une vue perçante.
Sonra görüşürüz.Nos vemos luego.
Daha sonra görüşürüz.Nos vemos luego.
Hoşçakal! Görüşürüz!¡Adiós!
Saat 7'de görüşürüz.Nos vemos sobre las 7.
Bu öğleden sonra ikide görüşürüz.Nos vemos esta tarde a las dos.
Gelecek hafta görüşürüz!¡Hasta la semana que viene!
Gelecek hafta görüşürüz.Nos vemos la semana que viene.
Benim görüşüm kötüleşiyor.Mi vista está empeorando.
Yarın sabah dokuzda görüşürüz.Nos vemos mañana a las nueve.
Orada görüşürüz.Nos vemos allí.
Hoşça kal. Yarın görüşürüz.Adiós. Hasta mañana.
Yarın görüşürüz.Nos vemos mañana.
Önümüzdeki çarşamba görüşürüz.Nos vemos el miércoles que viene.
Pazartesi görüşürüz.Nos vemos el lunes.
Otuz dakika içinde görüşürüz.Nos vemos en treinta minutos.
Geldiğiniz için teşekkürler, çocuklar! Bir sonraki derste görüşürüz.Gracias por venir, chicos! Los veo la próxima clase.
Tamam, yarın görüşürüz.Vale, nos vemos mañana.
Tekrar görüşürler.Volveremos a vernos.
Kaptan ile görüşür.El adiós del capitán.
Musa, Yahudilik görüşüne göre Musa.Moisés prescribió los ritos que debían observar los judíos.
Herkesin benim görüşüme katılmasını beklemiyorum.No espero que todos estén de acuerdo con mi punto de vista.
Sadece Joel Schumacher 'in farklı bir görüşü olabilir."Solo Joel Schumacher podría haber tenido una opinión en contra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod